"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/2073 E., 2024/1467 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle,
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.07.2024 tarihli ve 2024/131 Esas, 2024/295 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62/1, 52, 53, 54... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 30.09.2024 tarihli ve 2024/2073 Esas, 2024/1467 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-d maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Dava dosyası kapsamında cezalandırılmaya yeterli delil bulunmadığına ve ele geçen maddelerin kişisel kullanım amacı ile bulundurulduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava konusu olayda, sanığın ikametinde uyuşturucu madde bulundurduğu ve uyuşturucu maddeleri kullanıcı şahıslara motosiklet ile dağıttığı yönünde bilgiler edinilmesi üzerine fiziki takip yapıldığı, kullanıcı tanık ...'ın sanığın bulunduğu ikamete geldiği, kapıda birbirlerine bir şeyler alıp verdiklerinin görülmesi üzerine kullanıcı tanığın takip edildiği, kolluk birimlerince kullanıcı tanıklar ... ve...'in durdurulduğu ve kullanıcı tanık ...'ın kolluk birimlerini görünce yere bir şey attığı, atılan cismin eroin olduğunun tespit edildiği, kullanıcı tanık...'in söz konusu uyuşturucu maddeyi sanık ...'dan aldıklarını beyan ederek sanığı teşhis ettiği ayrıca sanığın ikametinde yapılan aramada ele geçirilen uyuşturucu maddelerin kullanım amacı dışında bulundurulduğu iddiasına ilişkin olarak;
Dava dosyası içeriğine göre sanık ...'ın uyuşturucu madde sattığı ...'ın 07.11.2006 doğumlu olduğu ve suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olduğu göz önüne alındığında, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/3-son cümlesi uygulanmaksızın eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş ise de, bu husus aleyhe temyiz nedeni bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1. Yapılan yargılamaya göre, olayın intikal şekli, sanık savunmaları, kullanıcı tanıkların yakalanmalarına ve ele geçen uyuşturucu maddeye ilişkin fiziki takip tutanağı, kullanıcı tanık...'in uyuşturucu maddeyi sanıktan aldıklarına yönelik hazırlık aşamasında müdafi eşliğinde alınan beyanları, uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesine yönelik ikamet arama tutanağı, ele geçen uyuşturucu maddelere ilişkin uzmanlık raporları ve tüm dava dosyası kapsamındaki delillere göre, sanığın kullanıcı tanık ...'a uyuşturucu madde satmak ve ikametinden ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı nazara alındığında sanığın söz konusu maddeleri kullanım amacı dışında bulundurmak sureti ile üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 04.06.2025 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7557 sayılı Kanun) 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı
Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmaması ibaresinin yazılması hukuka aykırı görülmüşse de bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) nolu bendinde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 30.09.2024 tarihli ve 2024/2073 Esas, 2024/1467 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının mükerrirlik uygulamasına ilişkin 7-c kısmında yer alan "5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un m.108/3 hükmüne gereğince sanık hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına" ibaresinin hükümden çıkartılarak İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2026 tarihinde karar verildi.