"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/2113 Esas, 2024/1491 Karar
SUÇ :Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Küçükçekmece 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.07.2024 tarihli ve 2024/101 Esas, 2024/255 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 53, 63, 54/1, 54/4 maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 25.09.2024 tarihli ve 2024/2113 Esas, 2024/1491 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz Sebepleri
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanığın ticaretini yaptığı iddia edilen uyuşturucu maddeyi kullanmak amacıyla bulundurduğuna kaldı ki uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçuna ilişkin somut bir delil bulunamadığına, usulüne uygun bir adli arama kararının mevcut olmadığına ve arama işleminin hukuka aykırı şekilde yapıldığına, hukuka aykırı yöntemle ele geçirilen delillerin hükme esas alınamayacağına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın tahliyesine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, 26.08.2023 tarihinde kolluk görevlilerinin ... Mahallesi ... Caddesi üzerinde devriye görevini ifa ettiği sırada yanlarına gelen bir şahsın sanık ...'ın uyuşturucu madde satışı yaptığına yönelik ihbarda bulunarak şahsın kısa süre sonra ... Mahallesi ... Sokak üzerine geleceğine beyan etmesi üzerine kolluk görevlilerince aynı gün ihbara konu sokak üzerinde bekleme yapıldığı bir süre sonra sokağa giriş yapan ve şoför mahallinde tanık H.H'nin, ön yolcu koltuğunda sanık ...'ın, arka yolcu koltuğunda ise tanık S.D.D'nin bulunduğu *** plaka sayılı aracın durdurulduğu, araçtan indirilen sanığın yapılan kaba üst yoklamasında bel kısmında kabarıklık olduğunun görülmesi üzerine suç unsuru bulunup bulunmadığı sorulduğunda sanığın üzerinde bulunan kullanım sınırı üzerinde metamfetamin maddesini teslim ettiği devamında aracın gözle görülen yerleri kontrol edildiğinde teyp üzerinde kağıda sarılı vaziyette bir miktar metamfetamin maddesi ele geçirildiği olayda sanığın ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak sureti ile uyuşturucu madde ticareti yapma ve sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak;
Suç konusu uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütlere göre; temel hapis ve adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hukuka uygun surette elde edilen ve eksiksiz incelenen delillerin suçun sübutunun tayinde yeterli olduğu, arama işleminin hukuka uygun olduğu, kimlik tespit tutanağı, olay tutanağı içeriği, yakalama ve el koyma tutanağı, tartı ve vezin tutanağı, kriminal raporu, dijital inceleme raporunda belirtildiği üzere sanığın uyuşturucu madde ticareti eyleminin satıcısı konumunda bulunduğuna dair mesaj kayıtları ile ele geçirilen uyuşturucu maddenin niteliği ve madde miktarının kullanım sınırı üzerinde olması nazara alındığında Mahkemenin, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştiri nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 25.09.2024 tarihli ve 2024/2113 Esas, 2024/1491 Karar sayılı kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Küçükçekmece 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2026 tarihinde karar verildi.