"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/16 Esas, 2024/578 Karar
SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34. maddesinin ikinci fıkrası ve 232. maddesinin altıncı fıkrasına göre hüküm fıkrasında verilen karara karşı kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığının ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekirken, 22.10.2024 tarihli, sanık ve sanık müdafiinin yüzlerine karşı verilen kararda '' Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yoluna başvurulabileceği'' denilmek suretiyle kanun yoluna başvuru merciinin yanlış gösterilmesi nedeniyle temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlamı
1. Ankara 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2015 tarihli, 2015/1215 Esas, 2015/1631 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 170/1-c, 62, 53... . maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,hak yoksunluklarının uygulanmasına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Ankara 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2015 tarihli,2015/1215 Esas,2015/1631 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 22.09.2022 tarihli ve 2020/6666 Esas, 2022/12812 Karar sayılı kararı ile; ''Anayasa Mahkemesi'nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "...seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdi edilmesinde zorunluluk bulunduğu'' gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlamından Sonraki Yargılama Süreci
1. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada,Ankara 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli, 2022/950 Esas, 2022/1008 Karar sayılı dosyasında sanık hakkında seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için durma kararı verildiği,Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Usulü Soruşturma Bürosu'nun 21.11.2022 tarihli yazısıyla sanığa ulaşılamadığı için seri muhakeme usulünün uygulanamayacağı gerekçesiyle 21.11.2022 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve dosyanın Mahkemesine gönderildiği görülmüştür.
2. Ankara 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.05.2024 tarihli,2024/16 Esas,2024/578 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 170/1-c, 62, 53. ve 58. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın temyiz istemi;
Atılı eylemin suç olduğunu bilmediğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, olay günü arkadaşının düğün konvoyuna katılan sanığın dedesinden kalma tüfek ile havaya doğru kişilerin hayatı, sağlığı, mal varlığı açısından tehlikeli olabilecek biçimde ve kişilerde korku kaygı ve panik yaratabilecek şekilde ateş ettiği iddiasına ilişkin olarak,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiğinin sanığın ikrar içeren savunması ve 26.07.2015 tarihli olay-yakalama-üst arama-geçici muhafaza altına alma - teslim ve tesellüm tutanağının içeriği ile sabit olduğu anlaşılmakla sanığın temyiz sebebinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.05.2024 tarihli, 2024/16 Esas, 2024/578 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2026 tarihinde karar verildi.