"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/347 Esas, 2024/406 Karar
SUÇ : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın, yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 268/1. maddesi delaletiyle 267/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, öngörüldüğü anlaşılmış, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-a maddesi uyarınca, Yargıtay bozma ilamı öncesinde zamanaşımı süresini kesen son işlemin 21.10.2015 tarihli mahkumiyet kararı olduğu dikkate alınarak, bu tarihten hüküm tarihine kadar, seri muhakeme işlemleri sırasındaki, seri muhakeme usulünün uygulanması için verilen 01.11.2023 tarihli durma kararı ile sanığın seri muhakeme usulü uygulanamaması nedeniyle verilen 07.12.2023 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar arasında geçen durma süresi de belirtilen olağan zamanaşımı süresine eklendikten sonra 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği belirlenmiştir.
Açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2026 tarihinde karar verildi.