"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/1430 E., 2024/1958 K.
SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.04.2024 tarihli ve 2024/43 Esas, 2024/164 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun), 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca adli para cezasının 24 eşit taksitle tahsiline, mahsuba, müsadereye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 19.09.2024 tarihli ve 2024/1430 Esas, 2024/1958 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine, eksik araştırmayla karar verildiğine, sanığın samimi beyanda bulunduğuna, tevsii tahkikat taleplerinin reddedildiğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, masumiyet karinesine, gerekçesiz karar verildiğine, kendi rızası ile uyuşturucuyu adli arama kararı yazılı arama kararı olmayan görevlilere teslim ettiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesine, her türlü kuşkudan uzak kesin delil olmadığına, satış yaptığına ilişkin istihbari bilgi olmadığına, cezalandırmanın amacına aykırı hareket edildiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, önleme arama kararına istinaden otogardaki yolcu otobüsünün bagajında dıştan elle yapılan kontrolde içinde kaba sert cisimlerin olduğu anlaşılan ve yoğun esrar kokusu gelen valizin içinden 16 parça halinde net 4 kilo 41 gram esrarın ele geçirilmesi iddiasına ilişkin olarak,
Sanığın ikrarı ve ele geçen madde miktarı ile birlikte sanığın uyuşturucu ticareti suçunu işlediğinin kabulü ile madde miktarı ile tehlikelilik durumuna göre asgari hadden kısmen uzaklaşılması, kolluk görevlilerinin eşyada koku tespitiyle makul şüpheye ulaşmaları, eşyalar üzerinde bagaj fişi olması nedeniyle sanığın yakalanma sonrasında valizini rızaen teslim etmesi ile valizin aidiyetini kabul etmesinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmaması, sanığın uyuşturucuyu aldığını iddia ettiği kişi hakkında takipsizlik kararı verilmesi, sanığın bu şahısla birlikte kahvaltı ettiklerini söylediği çay bahçesindeki kamera görüntülerinde hiç gelmediklerinin tespit edilmesi ile birlikte sanığın cep telefonundaki dijital kayıtların silindiği yalnızca sesli görüşme bilgilerinin yer aldığını beyan ettiği tespit olunan dijital materyal incelemesinden beklenen faydanın sağlanamayacağının, sanığın dava dışı faillerin eylemini ortaya koyacak mahiyette delil ortaya koyamadığının kabulünde bir aykırılık görülmemiş. Uyuşturucuyu aldığını iddia ettiği kişiye dair somut delil ortaya konulamadığından sanığın o kişiyle birlikte hareket ettiklerini iddia ettiği otobüsteki diğer iki kişiye dair soyut iddia niteliğindeki tevsii tahkikat talebinin reddinde bir hukuka aykırılık görülmemiş. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği görülmekle; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, suç konusunun önem ve değeri, uyuşturucu maddenin ele geçiriliş şekli ve miktarı nazara alınarak uyuşturucu madde ticaretine ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 19.09.2024 tarihli ve 2024/1430 Esas, 2024/1958 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diayrbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.01.2026 tarihinde karar verildi.