"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/2967 Esas, 2024/1914 Karar
SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.05.2024 tarihli ve 2024/113 Esas, 2024/161 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 16... ay hapis ve 33.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca adli para cezasının 24 eşit taksitle tahsiline, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik uygulanmasına, müsadere ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 04.07.2024 tarihli ve 2024/2967 Esas, 2024/1914 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz İstemi
Cezanın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Kararın usule, hakkaniyete ve kanuna aykırı olduğuna, kararın hatalı olduğuna, sanığın uyuşturucu kullanıcısı olduğuna, acısından dolayı yüksek dozda uyuşturucu kullandığına, uyuşturucu satımına ilişkin delil olmadığına, sanığın suçu işlediğine dair delil olmadığına, suçüstü hali ile aleyhe tanık beyanı olmadığına, masumiyet karinesine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, tutanak tanıklarının beyanlarının çelişkili ve varsayıma dayalı olduğuna, suçun vasfına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, alınan istihbari bilgi üzerine sanığın ikametinde net 4,095 gram metamfetamin, net 0,38 gram MDMA, net 0,684 gram MDMA, net 1,989 gram amfetamin, net 0,06 gram amfetamin, 4,84 gram amfetamin ve net 2,39 gram amfetamin ele geçirilmesi iddiasına ilişkin olarak,
Sanığın ikametinde ele geçen uyuşturucuların tamamının kendisinin olduğuna ilişkin ikrarı, uyuşturucuların sanığın ikametinde birden fazla türde ve evin farklı yerlerinde parça parça ele geçmesi, uyuşturucuların kullanım sınırının üzerinde olması karşısında sanığın uyuşturucuları ticari maksatla bulundurduğunun kabulünde bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği görülmekle; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, suç konusunun önem ve değeri, uyuşturucu maddenin ele geçiriliş şekli ve miktarı nazara alınarak uyuşturucu madde ticaretine ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltilen husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Kararda sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin hakkında hükmolunan cezadan 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi gereğince mahsubuna karar verilmemesi hukuka aykırı bulunmuş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 04.07.2024 tarihli ve 2024/2967 Esas, 2024/1914 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereği kararın tekerrüre ilişkin paragrafından sonra gelecek şekilde "Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin, hükmolunan cezadan TCK. 63. maddesi uyarınca MAHSUBUNA," ibaresi eklenerek; HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.01.2026 tarihinde karar verildi.