"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/2104 E., 2024/2186 K.
SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
... 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 21/05/2024 tarihli, 2024/76 Esas, 2024/216 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca adli para cezasının 4 eşit taksitle tahsiline, mahsuba, hak yoksunluklarına ve sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 16.08.2024 tarihli ve 2024/2104 Esas, 2024/2186 Karar sayılı kararı ile sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, olay öncesi ve sonrasına ilişkin görüntü kaydının olmadığına, aylardır tanıdığı, beraber uyuşturucu kullandığı kişiye empati yaptığına, daha öncesinde delil olmamasına rağmen gizli soruşturmacı talep edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, gizli soruşturmacının suç işleyemeyeceğine, 5271 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesi uyarınca alınmış bir karar olmadığına, kanuna aykırı elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, şüpheden sanık yararlanır ilkesine, doğrudan faillik olmadığına, yardım eden olduğuna, uyuşturucu ticaretine ilişkin yan delili olmadığına, suçun vasfına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, gizli soruşturmacının ısrarları karşısında bağımlı olduğunu düşünerek kendisine uyuşturucu verdiğine, pişman olduğuna, suçun sübutuna, atılı suçu işlemediğine, kullanıma ilişkin adli sicil kayıtları ve beyanları olduğuna, tutuklamaya, lehe hükümlerin uygulanmasına, beraat kararı verilmesine, gizli soruşturmacı ile elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, mahkûm edilmesine yeterli her türlü şüpheden uzak, yeterli delil olmadığına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, gizli soruşturmacıların yaya olarak beklediği yerde sanığın gizli soruşturmacıya 900,00 TL karşılığında 2 adet şeffaf renkte kilitli poşet içerisinde satışa hazır vaziyette net 0,6 gram esrar verdiği iddiasına ilişkin olarak,
Sulh Ceza Hâkimliğinin gizli soruşturmacı görevlendirilmesi, ses ve görüntü kaydı alınmasına ilişkin kararı, sanığın kimliğinin gizli soruşturmacılar tarafından tespiti, fiziki tespit tutanağı, güven alımına dair olay, ses ve görüntülerin dökümünün yapıldığı rapor ve sanığın aşamalarda tevilli ikrarı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçu işlediği yönündeki kabulde bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği görülmekle; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, suç konusunun önem ve değeri, uyuşturucu maddenin ele geçiriliş şekli ve miktarı nazara alınarak uyuşturucu madde ticaretine ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 16.08.2024 tarihli ve 2024/2104 Esas, 2024/2186 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2026 tarihinde karar verildi.
...