"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/4020 E., 2024/1778 K.
SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2024 tarihli ve 2023/495 Esas, 2024/331 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca adli para cezasının 10 eşit taksitle tahsiline, mahsuba, müsadereye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 03.09.2024 tarihli ve 2024/4020 Esas, 2024/1778 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Kararın hakkaniyete, usul ve esasa aykırı olduğuna, eksik incelemeye, hukuka aykırı aramaya, elde edilen hukuka aykırı delillerin hükme esas alınamayacağına, uyuşturucunun kullanım sınırında kaldığına, lehe delillerin toplanmadığına, suçun vasfına, uyuşturucu ticaretine ilişkin yan delillerin olmadığına, eksik araştırma ile karar verildiğine, günlük uyuşturucu kullanıma ilişkin raporla belirleme yapılması gerektiğine, tutunak tanıklarının dinlenmediğine, 3 celsede karar verildiğine, teşebbüsün tartışılmadığına, sanığın suçu işlediğine dair şüpheden uzak, kesin delil olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, ihbar üzerine yapılan fiziki takipte aracın arka bagaj kapısını açması esnasında müdahale edilen sanık üzerinde metamfetamin kalıntısı olan çalışır vaziyette hassas terazi ile net 0,3 gram metamfetamin ile aracın bagaj kısmında ses sistemi içinde net 8,96 gram metamfetamin ele geçirilmesi iddiasına ilişkin olarak,
Sanığa ilişkin ihbarın olması, yapılan fiziki takipte sanıktan metamfetamin ele geçirilmesi, sanık üzerindeki hassas terazide de metamfetamin kalıntısı olması, sanığın aracının bagaj kısmına metamfetamini gizlemiş olması, sanığın uyuşturucuyu aldığını söylediği kişinin açık kimlik bilgisinin tespit edilememesi birlikte değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu ticareti suçunu işlendiğinin kabulünde bir hukuka aykırılık görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği görülmekle; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, suç konusunun önem ve değeri, uyuşturucu maddenin ele geçiriliş şekli ve miktarı nazara alınarak uyuşturucu madde ticaretine ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Tutanak tanıkları ve sanığın imzasının olduğu 06.08.2023 tarihli Olay, Fiziki Takip, Yakalama, Muhafaza Altına Alma ve Araç Arama Tutanağında olayın anlatımına göre; ... Şube Müdürlüğünün il genelince uyuşturucu madde ticareti yapan ve kullanan şahıslara yönelik saha ve istihbari çalışmaları kapsamında sanığın uyuşturucu maddeleri aracın zula tabir edilen yerlerinde
sakladığı yönünde bilgiler alınması üzerine, şahsın park halindeki aracı görülmüş ve şahsın araç başına gelerek aracın arka bagaj kapağını açmasıyla birlikte aracın yanına gidilmiştir. Sanığın tedirgin ve panik halinde olması nedeniyle şahıs muhafaza altına alınmış, şahsın üzerinde ve araçta suç unsuru olabileceği değerlendirildiğinden Cumhuriyet savcısına bilgi verilmiştir. Derkenar arama kararına istinaden şahsın ve üzerinde ve araçta arama işlemine geçilmiştir. Aracın güvenlik amacı ile Şube Müdürlüğüne çekilerek ruhsat sahibine teslim yönünde Cumhuriyet savcısından talimat alınmıştır. Tüm bu işlemlerde Cumhuriyet savcısının isim ve soy isim belirtilmese de günün nöbetçi Cumhuriyet savcısına bilgi verilerek hareket edildiği yönündeki tutanak imza altına alınmıştır. ... Şube Müdürlüğünün Cumhuriyet Başsavcılığından arama ve el koyma talep ettiği 06.08.2023 tarihli yazıda, konu hakkında günün talimat ile görevli Cumhuriyet savcısına telefon ile detaylı bilgi verilerek talimatlarının istenildiği, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında arama yapılması talimatı alındığı belirtilmiştir. Yazı içeriğinde de günün talimat ile görevli Cumhuriyet savcısı denilerek bu kez isim ve soy isim bilgisine açıkça yer verilmiştir. Dosya arasındaki "Uyap çıktısıdır" ibareli ve 06.08.2023 tarihli arama kararında her ne kadar tutanak üzerinde daha önceden sehven kaldığı belli olan Cumhuriyet savcısı isim- soyisim ve sicil bilgisinin üzeri çizilerek yer almış olsa da o günün görevli Cumhuriyet savcısının imzasının varlığı, arama tarih ve saatleri ile sanığın isim ve araç bilgisinin yazılı olması, aynı Cumhuriyet savcısı tarafından 05.08.2023 tarihli yazıda ... Şube Müdürlüğünden el koyma ve onama kararı aldırılmak üzere evrakın gönderilmesinin istenildiği görülmesi ve 06.08.2023 tarihinde Sulh Ceza Hâkimliğinden el koymanın onanması talebi ile ... Laboratuvarından kriminal inceleme talebine ilişkin iki ayrı yazı da aynı Cumhuriyet savcısı tarafından gönderildiği anlaşılmıştır. 08.08.2023 tarihli Adli Kolluk Cumhuriyet Savcısı Görüşme Tutanağında aynı Cumhuriyet savcısının isim ve imzası ile talimat ve emirlerinin yer aldığı görülmüştür. Birbirini izler şekilde peş peşe gerçekleştirilen bu işlemler birlikte değerlendirildiğinde, sanık müdafiinin söz konusu itiraza konu belgenin kolluk tarafından düzenlendiği iddiasının gerçeği yansıtmadığı dosya arasındaki "Uyap çıktısıdır" ibareli ve 06.08.2023 tarihli arama kararından haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bahse konu bu arama kararının da aynı Cumhuriyet savcısının işlemi olduğu ve imzasını inkar etmediği anlaşıldığından yapılan aramada bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 03.09.2024 tarihli ve 2024/4020 Esas, 2024/1778 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.01.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Dairemizin sayın çoğunluğu, birbirini izler şekilde peş peşe gerçekleştirilen işlemler birlikte değerlendirildiğinde, görevli Cumhuriyet savcısının sanık müdafiinin kolluk tarafından düzenlendiği iddiasında olduğu dosya arasındaki "Uyap çıktısıdır" ibareli ve 06.08.2023 tarihli arama kararından haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olacağından, bahse konu bu arama kararının da aynı Cumhuriyet savcısının işlemi olduğu ve imzasını inkar etmediği anlaşıldığından yapılan aramada bir hukuka aykırılık olmadığından bahisle sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar vermiş ise de, arama kararının hukuka uygun olduğuna dair çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum. Şöyle ki;
Dosya arasındaki "Uyap çıktısıdır" ibareli ve 06.08.2023 tarihli arama kararında Cumhuriyet savcısının isim ve soy isminin eksik olduğu, arama kararı altındaki Cumhuriyet savcısının mevcut isim, soy isim ve sicil bilgisinin üzerinin çizili olduğu, karar altındaki imzasının hangi Cumhuriyet savcısına ait olduğunun anlaşılamadığı, ayrıca arama kararının aslının dosya içerisinde yer almadığı, her ne kadar Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi'nin 30.05.2024 tarihli ve 2024/2408 Esas, 2024/1323 Karar sayılı kararında dosya içerisinde 06.08.2023 tarihli arama kararının çıktısının bulunduğu, arama kararının aslının dosyada mevcut olmadığı, aslının temin edilip dosya arasına alınması gerektiğinden bahisle eksiklik giderildikten sonra dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine istinaf incelemesi için gönderilmesinin istenildiği görülse de, yapılan araştırma sonucu aynı nitelikteki çıktı üzerinde aslı gibidir yapılarak gönderildiği, bu haliyle usule uygun olarak aslı dosya arasına alınmayan arama kararının uzaktan çekilmiş fotoğraf niteliğindeki çıktının geçerli nitelik taşımayacağı, ayrıca hangi Cumhuriyet savcısı tarafından imzalandığı belli olmayan arama kararına dayalı mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırılık teşkil edeceği, arama kararının hukuka uygun olduğuna ilişkin ve buna dayalı mahkumiyet kararının onanması yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 07.01.2026