"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/1827 E., 2024/1850 K.
SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
... 29. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2024 tarihli ve 2023/342 Esas, 2024/170 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca adli para cezasının 24 eşit taksitle tahsiline, mahsuba, müsadereye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 01.07.2024 tarihli ve 2024/1827 Esas, 2024/1850 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik hususlar araştırılmadan karar verildiğine, sanığın kullanıcı olduğuna, suç vasfına, sanığın suçu işlediğine dair delil olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Sanığın Temyiz İstemi
Lehine delillerin dikkate alınmadığına, geçmişine ve sabıkasına bakılarak ceza verildiğine, atılı suçu işlemediğine, uyuşturucu kullanıcısı olduğuna, suç vasfına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, arama sırasında görevlilerin kendisine hakaret ettiğine ve kendisini darp ettiğine, uyuşturucu ile alakasının olmadığına, tanımadığı kişinin suç ortağı yapıldığına, eksik araştırma yapıldığına, delillerin değerlendirilmesine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, alınan istihbari bilgi üzerine yapılan fiziki takip sonrası sanığın kaba üst yoklamasında, 19 adet net 7,2 gram ve 10 adet net 3,5 gram amfetamin türevlerinden MDMA etken maddesini içerir tabletlerin, net 27,2 gram amfetamin türevlerinden metamfetamin etken maddesini içerir ve 5 adet net 2,4 gram pregabalin içeren kapsülün ele geçirilmesi iddiasına ilişkin olarak,
Alınan istihbari bilgi üzerine yapılan fiziki takip üzerine görevlilerden kaçmaya çalışan sanığın muhafazası sonrası yapılan kaba üst yoklamasında, sanığın üzerinden çıkan maddelerin miktarının kullanım sınırının üzerinde olması, uyuşturucu maddelerin ele geçiriliş şekli, türü, çeşitliliği, tutanak içeriği, tutanak mümzii beyanları ile tüm dosya kapsamında sanığın uyuşturucu ticareti yaptığına ilişkin kabulde bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği görülmekle; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, suç konusunun önem ve değeri, uyuşturucu maddenin ele geçiriliş şekli ve miktarı nazara alınarak uyuşturucu madde ticaretine ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 01.07.2024 tarihli ve 2024/1827 Esas, 2024/1850 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 29. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2026 tarihinde karar verildi.