"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/2366 E. ve 2024/2089 K.
SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Bakırköy 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.07.2024 tarihli ve 2024/246 Esas, 2024/420 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca adli para cezasının 20 eşit taksitle tahsiline, mahsuba, müsadereye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 16.08.2024 tarihli ve 2024/2366 Esas, 2024/2089 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz İstemi
Uyuşturucu kullanıcısı olduğuna, atılı suçu işlemediğine, suç vasfına, kendisine komplo kurulduğuna, mağduriyet yaşadığına ilişkindir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın suçu işlemediğine, suç vasfına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, uyuşturucunun kullanım sınırında olduğuna, toplu alım yaptığına, tutuklamaya, kamera kayıtlarının istenmediğine, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, husumetli kişilerce ihbar edildiğine, tutanak tanıklarının dinlenmediğine, her türlü şüpheden uzak somut delil olmadığına, eksik soruşturmaya, kolluk tutanağının doğrudan delil olarak kullanıldığına, lehe delillerin incelenmediğine, tek celsede karar verildiğine, adil yargılanma hakkına, şüpheden sanık yararlanır ilkesine, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, suç kastı olmadığına, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçe ile karar verildiğine, cezaya, delillerin hatalı değerlendirildiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, alınan ihbar üzerine sanığın ikametinde yapılan aramada net 5,7 gram, net 0,6 gram, net 23 gram, net 1 gram ve net 0,8 gram metamfetamin ile hassas terazinin ele geçirilmesi iddiasına ilişkin olarak,
İhbar üzerine ikametteki aramada kişisel kullanım sınırının üzerinde olacak şekilde toplam 31,1 gram metamfetaminin çok sayıda, parça parça ve satışa hazır halde paketlenmiş şekilde ele geçirilmesi, hassas terazinin varlığı ve sanığın aşamalardaki çelişkili beyanları birlikte değerlendirildiğinde sanığın eyleminin uyuşturucu ticareti yapmak için uyuşturucu bulundurmak yönündeki kabulde bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği görülmekle; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, suç konusunun önem ve değeri, uyuşturucu maddenin ele geçiriliş şekli ve miktarı nazara alınarak uyuşturucu madde ticaretine ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 16.08.2024 tarihli ve 2024/2366 Esas, 2024/2089 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.01.2026 tarihinde karar verildi.