"İçtihat Metni"
MAHKEMELERİ : 1. Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesi
2. Ankara (Batı) 12. Asliye Ceza Mahkemesi
SAYILARI : 1. 2019/817 Esas, 2020/3 14... . 2021/647 Esas, 2022/379 Karar
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
KARARLAR : 1. Mahkumiyet
2. Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2019 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1-4 (a). ve 53. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 08.09.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,
Ankara (Batı) Cumhuriyet Başsavcılığının 02.11.2021 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/1-6, 53. ve 58. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde
Ankara (Batı) 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2022 tarihli kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 20.06.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2023/26214 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.09.2024 tarihli ve KYB-2024/96376 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
"1-Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli ve 2019/817 esas, 2020/314 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
Sanığın 11/10/2018 tarihli eylemi nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26/10/2018 tarihli ve 2018/182567 soruşturma, 2018/2286 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararını müteakip, denetimli serbestlik tedbirlerine uymamakta ısrar etmesi nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 11/07/2019 tarihli ve 2018/182567 soruşturma, 2019/23054 esas, 2019/24530 sayılı iddianamesi ile hakkında açılan kamu davası sonucunda Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesince mahkumiyetine karar verilmiş ise de;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden cihetle, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Ankara Batı 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/05/2022 tarihli ve 2021/647 esas, 2022/379 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
Adı geçen sanığın, 02/09/2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin olarak yapılan soruşturma sonunda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 02/11/2021 tarihli ve 2021/33911 soruşturma, 2021/9460 esas, 2021/7143 sayılı iddianamesiyle açılan kamu davası sonucunda sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” hükmüne yer verildiği,
Somut olayda, sanık hakkında 11/10/2018 tarihli önceki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 26/10/2018 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, ancak anılan erteleme kararının 1 nolu gerekçemizde belirtildiği üzere usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığından şüphelinin yanıltılması nedeniyle kesinleşmediği ve anılan kararın yukarıda yazılan gerekçelerle kanun yararına bozulması hâlinde kamu davasının durmasına karar verileceği, sanık hakkında uyuşturucu madde kullanma veya bulundurma suçuna ilişkin usulüne uygun verilmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmayacağı, bu durumda artık sanık hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliğinin ortadan kalkacağı, bundan sonra sanık hakkında verilecek ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına kadar olan tüm suçlara ilişkin soruşturma dosyalarının birleştirilerek bu suçların hepsine ilişkin olarak tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceğinden soruşturma dosyalarının birleştirilmesinin temini amacıyla durma kararı verilerek gereği için ilgili Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2019/817 Esas, 2020/314 Karar sayılı kararının yapılan incelemesinde;
1. Şüpheli hakkında, 11.10.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2018 tarihli ve 2018/182567 Soruşturma, 2018/2286 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği,
2. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2019 tarihli ve 2018/182567 Soruşturma, 2019/23054 Esas, 2019/24530 sayılı iddianamesi ile Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
3. Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2019/817 Esas, 2020/314 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1., 62... . maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 08.09.2020 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
4. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı,
Sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26.10.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın şüpheliye tebliğ edilmediği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, sanığa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymadığından söz edilemeyeceği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek 11.10.20 18... .09.2021 tarihli eylemlerine ilişkin ortak bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi,
B. Ankara (Batı) 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2022 tarihli ve 2021/647 Esas, 2022/379 Karar sayılı kararının yapılan incelemesinde;
1. Şüpheli hakkında, 02.09.2021 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 02.11.2021 tarihli ve 2021/33911 soruşturma, 2021/9460 Esas, 2021/7143 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1-6. ve 35. maddeleri uyarınca Ankara (Batı) 12. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
2. Ankara (Batı) 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2022 tarihli ve 2021/647 Esas, 2022/379 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1., 62... . maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 20.06.2022 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
3. Kanun yararına bozma istemine konu 11.10.2018 tarihli eyleme ilişkin verilen 26.10.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz kanun yolunun gösterilmediği ve şüphelinin yanıltıldığı anlaşılmakla; erteleme kararı usulûne uygun şekilde kesinleşmeden tedbirin infazına başlanamayacağı gibi müdürlük tarafından yapılan işlemlerin hukuken geçersiz olacağı, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki şart gerçekleşmediğinden 02.09.2021 tarihli eylemin tek başına dava konusu yapılamayacağı ve aynı nitelikte işlenen tüm suçlara ilişkin davaların birleştirilerek tek bir kamu davası açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiğinden kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere "durma" kararı verilerek Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında mahkumiyet kararları verilmesi,
Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2019/817 Esas, 2020/314 Karar ve Ankara (Batı) 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2022 tarihli ve 2021/647 Esas, 2022/379 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2026 tarihinde karar verildi.