"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/259 E., 2024/469 K.
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, özel hayatın gizliliğini ihlal
HÜKÜMLER : Beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkûmiyet
suça sürüklenen çocuk ... müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama
Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.
... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2015 tarihli ve 2013/44 Esas, 2015/199 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ...'nun mağdur ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararlarının temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Mağdur ...'nın Yargıtay bozma ilamından sonra talimat mahkemesince alınan 25.09.2023 tarihli beyanında sanıklardan şikayetçi olmadığı görülmekle, mağdur vekilinin davaya katılma ve kurulan hükümleri temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan Yargıtay bozma ilamı üzerine kurulan hükmün ve sanık ... hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan Yargıtay bozma ilamı üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 7499 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/12. maddesinde yapılan yasal değişiklik sonrası temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında hükmolunan cezanın miktarına nazaran, sanık müdafii tarafından yapılan duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun(1412 sayılı Kanun) 318. maddesi uyarınca reddi ile;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlâmı
... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2015 tarihli kararı ile sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 05.04.2022 tarihli kararı ile özetle, sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde beraat kararı verilmesi; yine sanık ... hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan verilen beraat kararının katılan vekili tarafından temyiz üzerine aynı ilamla sanığın eyleminin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde beraat kararı verilmesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci
... 1. Çocuk Mahkemesinin, 2021/33 Esas sayılı dava dosyasının, temyiz incelemesine tabi ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2022/259 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek yapılan incelemede; ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2024 tarihli ve 2022/259 Esas, 2024/469 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-b-f, 62... /1. maddeleri uyarınca 3 yıl 14 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Kanun'un 134/1-1.c, 134/1-2.c ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, suça sürüklenen çocuklar .. .. ve .. hakkında, mağdur ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi uyarınca beraatlerine, suça sürüklenen çocuk ...'ın mağdur ...'a yönelik özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 134/1-1.c, 134/1-2.c, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, suça sürüklenen çocuklar .. .. ve .. hakkında, mağdur ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-b-f, 31/3, 62... . maddeleri uyarınca 1 yıl 21... gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, haklarındaki cezaların ayrı ayrı ertelenmesine, suça sürüklenen çocuk ... hakkında, mağdur ...'e yönelik özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Mağdurlar Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında üst sınırdan ceza tayin olunması gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanamayacağına ilişkindir.
2. Sanık ... ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafinin Temyiz İstemi
Kararın hukuk ilkelerine aykırı olduğuna, eksik araştırmayla karar verildiğine, mağdurun olayı gerçeğe aykırı olarak anlattığına, beyanlar arasında çelişki bulunduğuna, müvekkilleri hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
3. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi
Sanığın iştirak iradesiyle hareket etmediğine, mağdura yönelik alıkoyma eyleminde bulunmadığına, masumiyet karinesinin ihlal edildiğine, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, mağdur ...'in, sanıklardan ..'ın eski kız arkadaşı ile arasında gönül ilişkisi bulunduğu, bu nedenle sanık ...'ın mağdura husumet beslediği, olay günü yaptıkları plan çerçevesinde suça sürüklenen çocuk ...'ın mağdur ... ve okul arkadaşı mağdur ...'ı anlaşılan noktaya doğru getirdiği sırada, diğer sanıkların da araçla mağdurların önünü kestikleri, mağdurları bıçak ve muşta ile korkutarak zorla araca bindirdikleri, ormanlık alana götürdükleri, burada sanıkların mağdur ...'i darp ettikleri, çıplak şekilde video kaydına aldıktan sonra serbest bıraktıkları iddiasına ilişkin olarak;
A. Suça Sürüklenen Çocuklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1412 sayılı Kanun'da olağan kanun yolları olarak itiraz ve temyize yer verilmişken, 5271 sayılı Kanun'da itiraz, istinaf ve temyiz olağan kanun yolları olarak düzenlenmiştir.
5320 sayılı Kanun'un 18/1-a maddesi uyarınca 5271 sayılı Kanun'un 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmesi üzerine, 1412 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak yeni Ceza Muhakemesi Kanunu sisteminde, kanun yolları içinde istinafa yer verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinden sonra göreve başlaması nedeniyle 5320 sayılı Kanun'un “Temyiz ve karar düzeltme” başlıklı 8/1. maddesinde “Bölge adliye mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca Resmî Gazete'de ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326. maddeleri uygulanır. Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez.” hükmüne yer verilmek suretiyle bölge adliye mahkemelerinin göreve başlamasından önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında 1412 sayılı Kanun'un 305 ilâ 326. maddelerinin uygulanacağı öngörülmüştür. Başka bir anlatımla, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihi olan 20.07.2016 tarihinden önce verilen kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun'un, bu tarihten sonra verilen kararlar hakkında ise 5271 sayılı Kanun'un temyize ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.03.2022 tarihli ve 2018/20-325 Esas, 2022/1 57... /7-301Esas, 2023/589 Karar sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere; usul kanunlarının zaman bakımından uygulanmasında asıl olan, aksi kanunda açıkça düzenlenmiş bulunmadıkça "hemen ve derhal uygulanma" ilkesidir. Bununla birlikte, 5271 sayılı Kanun'un 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmesi üzerine, 1412 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmasına rağmen 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrası ile, bölge adliye mahkemelerinin Resmî Gazete'de ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326. maddelerinin uygulanacağına ilişkin istisnai bir düzenlemeye yer verilmesi karşısında, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihi olan 20.07.2016 tarihinden önce verilen kararlar bakımından hemen ve derhal uygulama ilkesi geçerli olmayacak, bu kararlar kesinleşinceye kadar Kanun'daki açık ve emredici düzenleme uyarınca 1412 sayılı Kanun'un temyize ilişkin hükümleri uygulanmaya devam edecektir.
Bu bilgiler ışığında yapılan değerlendirmede; sanıklar ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen 20.05.2015 tarihli beraat kararları, Dairemizin temyiz incelemesi sonrası 05.04.2022 tarihli ilamıyla bozulmuştur. Bozma sonrası haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından açılan davaların bağlantı nedeniyle birleştirilmesine karar verilen diğer suça sürüklenen çocuklar ...ve ... yönünden verilen hükümler ile sanıklar ... ve ... hakkında bozma öncesi verilen hükümlerle birlikte 11.07.2024 tarihinde kurulduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle; suça sürüklenen çocuklar ...ve ... hakkında verilen 11.07.2024 tarihli hükümlerin kanun yolu incelemesinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılması gerektiği anlaşıldığından, bu suça sürüklenen çocuklar yönünden esası incelenmeyen dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Mağdur ... Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden Yapılan İncelemede
Kayden 15.11.1995 doğumlu olup yargılama sırasında on beş yaşından büyük olan mağdurun kovuşturma aşamasında 25.09.2023 tarihli talimat mahkemesince alınan beyanında sanıklar hakkındaki vâki şikayetinden vazgeçtiği görülmekle, mağdur vekilinin sanıklar hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin olmadığı anlaşılmakla, mağdur vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Sanık ... Hakkında Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden Yapılan İncelemede
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığın savunmaları, mağdurun aşamalardaki beyanları, tanık ifadeleri, olay tutanağı, görüntü inceleme raporu ve mevcut deliller karşısında kararının doğru olduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz isteminin incelenmesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinde Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan İncelemede
1. Mağdura yönelik gerçekleştirilen alıkoyma eylemi sırasında, bıçak ve silahtan sayılan demir sopa kullanıldığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109/3-a maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Sanık hakkında hüküm kurulduğu sırada, 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-b-f maddeleri uyarınca belirlenen 4 yıl 12 ay hapis cezası üzerinden, aynı Kanun'un 62. maddesi gereği indirim yapıldığı esnada, sonuç cezanın 4 yıl 2 ay yerine 3 yıl 14 ay şeklinde eksik belirlenmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığın savunmaları, mağdurun aşamalardaki beyanları, tanık ifadeleri, olay tutanağı, görüntü inceleme raporu ve mevcut deliller karşısında kararının doğru olduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz isteminin incelenmesinde hükümde, eleştiriler dışında, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Suça sürüklenen çocuklar ...ve ... hakkında ... 7. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 11.07.2024 tarihli hükümlerin kanun yolu incelemesinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılması gerektiği anlaşıldığından, adı geçen suça sürüklenen çocuklar yönünden esası incelenmeyen dava dosyasının oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Mağdur ... Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden Yapılan İncelemede
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2024 tarihli ve 2022/259 Esas, 2024/469 Karar sayılı kararına yönelik mağdur vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı sayılı Kanun’un 317. maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C. Sanık ... Hakkında Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden Yapılan İncelemede
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2024 tarihli ve 2022/259 Esas, 2024/469 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz itirazları ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz isteminin reddiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
D. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinde Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan İncelemede
Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenlerle ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2024 tarihli ve 2022/259 Esas, 2024/469 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz itirazları ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz isteminin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.02.2026 tarihinde karar verildi.