"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/3144 E., 2024/3104 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2024 tarihli ve 2024/174 Esas, 2024/217 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/3, 188/4-a, 62, 52/2. ve 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.07.2024 tarihli ve 2024/3144 Esas, 2024/3104 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri;
Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasıyla açılan davada deliller toplanmadan, savunmanın talepleri araştırılmadan acele şekilde ilk celsede sanığın mahkumiyetine karar verildiğine, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, sanığın iş yerinde 10 kadar güvenlik kamerası bulunmasına ve kolluk görevlileri tarafından yerinden sökülerek götürülmesine karşın kayıt cihazının bulunamamasının mümkün olmadığına, ilgili cihazının bulunması halinde tarafların sadece uyuşturucu kullandıklarının anlaşılacağına, güvenlik kamerası sisteminin AGM güvenlik tarafından kurulmuş olduğuna ve kurulumu yapan kişi tarafından sistemin log kayıtlarının çıkarıldığına ve bu kayıtlara göre kayıt cihazının kolluk görevlilerinin sanığın iş yerine baskın yaptıkları tarihte saat 23.54'te söküldüğüne, bu suretle sanığın gerçekleri ifade ettiğine ve emniyetin kayıt cihazı bulunmadığına dair beyanının gerçeği yansıtmadığına, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, tanık ...'in duruşmada alınan beyanında üzerinde yapılan arama neticesinde üstünde 6 adet captagon ve 2 adet ecstasy hap çıktığını belirtmesine karşın kolluğun yok ettiği kamera kayıtlarından sonra tanığın üzerinden çıkan malzemelerin bir kısmının sanığın iş yerinde bulunduğu yönünde tutanak tutulduğuna, tensiple 3 zabıt mümziinin dinlenmesine karar verilmişken ve duruşmada yalnızca biri dinlenmişken diğer ikisinin dinlenmelerinden vazgeçildiğine dair ara karar kurulmadığına, yeterli delil bulunmadığına, sanığın beyanında uyuşturucuyu aldığını belirttiği kişi yönünden emniyetin yeterli araştırma yapmadığına bu suretle eksik inceleme yapıldığına, Bölge Adliye Mahkemesinin kendisine ulaşan İlk Derece Mahkemesi kararını bir gün içerisinde inceleyerek hükmü onadığına, savunmanın yargılama aşamasındaki tevsii tahkikat taleplerinin dikkate alınmadığına, özellikle arama ve el koyma tutanağının hukuka ve gerçeğe aykırılığına ilişkin delillerin toplanmaması taleplerinin yok sayıldığına, bu sebeple sanığın kullandığı hatta ait arama kayıtlarının celbine ilişkin talebin yok sayıldığına ve arama tutanağında ismi hazirun olarak belirtilen kişilerin arama sırasında o yerde bulunmadıklarına ve tutanağın daha sonra kendilerine imzalatıldığına, bu kişilerin mahkemece dinlenmeleri yönündeki taleplerinin değerlendirilmediğine, kolluğun iş yeri kamera kayıtlarını yok etmesinden sonra tanık ...'den aldıkları hapları sanığa ait iş yerinde bulmuş oldukları yönünde tutanak düzenlediklerine, bu taleplerini 02.04.2024 tarihli dilekçeleriyle mahkemeye ulaştırdıklarına ve mahkemenin bahsi geçen dilekçedeki taleplere ilişkin değerlendirme yapmaksızın ilk celse karar verdiğine, hükmün gerekçesinde sanık hakkında atılı suç yönünden ihbar bulunduğu belirtilmesine karşın duruşmada dinlenen tutanak mümziinin sanık aleyhine ihbar bulunmadığını belirtmesinin çelişkili olduğuna, sanığın canlı teşhisi sırasında yanında bulunan diğer tüm kişilerin tamamının polis olmasının usule aykırılık oluşturduğuna, soruşturmanın kolluk tarafından kurgulandığına, yakalama öncesinde iş yerinde sanıkla birlikte dört kişi bulunmasına karşın ... 'dan tutanakta bahsedilmediğine, bu itibarla sanığın ve diğer 3 kişi olan ..., ... ve ...'in HTS kayıtlarının çıkarılmasının gerektiğine, aramanın usul ve kanuna aykırı olduğuna, olay tarihinde 23.47'de sanığın iş yerine kolluk tarafından girildiğine ve 23.54'te güvenlik kamerası kayıt cihazının söküldüğüne ve yapılan aramanın usule aykırılığının tespit edilmemesi için sökme işleminin tutanağa dahi yazılmadığına ilişkindir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın suç tarihinde hakkında kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen ...'e uyuşturucu sattığı ve iş yerinde ele geçirilen uyuşturucuları atılı suç kapsamında bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, eksik inceleme bulunmadığı, aramanın usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla; sanığın iş yerinde yapılan arama neticesinde ele geçirilen uyuşturucuların çeşitliliği, tanık ...'de ele geçirilen 2 adet amfetamin hap ile 1 adet MDMA hapın devamı niteliğinde olan 4 adet amfetamin hap ile 1 adet MDMA hapın sanığın iş yerinde ele geçirilmesi, ...'in soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan savunmasında kendisinde ele geçirilen hapları sanıktan aldığını belirtmesi ve sanığın telefonunda yapılan incelemede atılı suça ilişkin yazışma içerikleri birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.07.2024 tarihli ve 2024/3144 Esas, 2024/3104 karar sayılı kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkında ki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2026 tarihinde karar verildi.