"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/582 E., 2024/94 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama
Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin itiraz üzerine verdiği, gerekçeli kararın kaldırılmasına ilişkin 24.04.2024 tarihli karar üzerine Mahkemece vekalet ücretiyle ilgili verilen 23.05.2024 tarihli ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlamı
Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2016/62 Esas, 2016/407 Karar sayılı sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 19.09.2023 tarihli ve 2020/10133 Esas, 2023/6307 Karar sayılı kararı ile; "...Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanık ...' in kızı ve sanık ...' ın yeğeni olan tanık A.Ç.' nin taşımalı eğitim sisteminde, katılanın servis aracıyla okula gidip gelmekte olduğu, sanıklar ile katılan arasında tanık A.Ç.' nin okul dönüşü servis aracından indirileceği yerle ilgili anlaşmazlık bulunduğu, olay günü sanıkların, katılanın servis aracının önünü kestikleri ve hareket etmesini engelledikleri, sanık ...' ın, katılanın servis aracına bindiği, katılanın telefonunu alarak yardım istemesini önlediği, sanıkların, serviste öğrenci olarak bulunan A.Ç.' nin evine bırakılması konusunda katılana baskı uyguladıkları, katılanın cebir ve tehdit altında aracı, güzergah dışında olan sanıkların istediği yöne doğru sürdüğü, tanık A.Ç.' yi belirttikleri yerde indirdikten sonra aracının önünün kesildiği yere dönerek sanık ...' ı araçtan indirdiği, bundan sonra A.Ç.' yi belirtilen yerde indirmesi gerektiği konusunda uyarıldıktan sonra katılanın serbest bırakıldığı olayda sanıkların, katılanı, soruşturma başlamadan önce şahsına herhangi bir zarar vermeksizin kendiliğinden serbest bıraktıklarının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 110 uncu maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması neticesinde fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur..." şeklindeki gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlamından Sonraki Yargılama Süreci
Bozma üzerine Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.02.2024 tarihli ve 2023/582 Esas, 2024/94 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-b, 110, 62, 53. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, re'sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulmasına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, yerel mahkeme kararının bu yönüyle bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanık ...'in, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen diğer sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde, okul servis şoförü olan katılanın aracını durdurdukları, cebir kullanarak hareket etmesini engelledikleri ve gitmekte olduğu güzergahtan başka yere götürerek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkin olarak;
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, olayın kolluğa intikal şekli, katılanın aşamalardaki anlatımları, sanık savunmaları, tanık beyanları, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın, davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin kabulünde, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlenmesinde isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, katılan kurum vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Katılanın, yargılamada avukatla temsil edildiği gözetilerek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararı ile birlikte katılan vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüşse de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.02.2024 tarihli ve 2023/582 Esas, 2024/94 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafından önce gelmek üzere; “katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin sanıklardan eşit oranda alınarak katılana verilmesine...” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2026 tarihinde karar verildi.