Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Ceza Dairesi

Dosya2024/22492 E. 2026/123 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/961 E., 2024/1111 K.

SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

HÜKÜM : Mahkumiyet

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Yargıtay Bozma Kararı

Salihli 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07.11.2019 tarihli kararının istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi tarafından verilen 14.10.2020 tarihli kararın Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekili, katılan ... ve ... Bakanlığı vekili, sanık ... müdafii tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 26.03.2024 tarihli ve 2021/17018 Esas ve 2024/2733 Karar sayılı kararı ile; "...A.Sanık müdafinin temyiz istemi yönünden;

Dava dosyası içeriği, katılanların beyanları, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, telefon kayıtları, tanık beyanları, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde Bölge Adliye Mahkemesinin sübuta yönelik kabulünde isabetsizlik olmadığından sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekili ve katılan ... ve ... Bakanlığı vekilinin temyiz istemleri yönünden;

1.T.C. Anayasasının 41 inci maddesinde, ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ... ve ... Bakanlığı'nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, ancak Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve Kanun'dan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek, katılan Bakanlık vekilinin, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz gerekçesi yerinde görülmemiştir.

2.Oluşa ve dosya kapsamına göre sanık ...' in, mağdur ...'yi zorla kaçırarak önce temyiz dışı sanıklar olan anne ve babasının yanına ... köyüne götürdüğü, sonra ise sanık ...'in, diğer sanıklar ... ve ... ile birlikte mağdureyi araçla, Manisa iline götürerek alıkoydukları, mağdurenin kaçırıldığı ihbarını alan kolluk görevlilerinin sanıklara ulaşmasıyla mağduru teslim etmek üzere yola çıktıkları, dönüş yolunda kaza yaptıkları ve mağdurenin vefat ettiği olayda her ne kadar sanıklar ... ve ...'nın, sanık ...'in mağdureye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemine, yardım eden olarak iştirak ettikleri kabul edilerek, sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun' un 39 uncu maddesi uygulanmış ise de; katılanların beyanları, tanık ifadeleri, olayın kolluğa intikal şekli, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ... ve diğer sanıkların atılı eylemi 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası anlamında iştirak iradesi içerisinde, birlikte gerçekleştirdikleri anlaşılmakla, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur..." şeklindeki gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir.

B. Yargıtay Bozma Kararından Sonraki Yargılama Süreci

Bozma üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 05.06.2024 tarihli ve 2024/961 Esas, 2024/1111 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 3-b, 5, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri;

Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini gerektiğine, re'sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

2. Katılan ... ve ... Bakanlığı vekilinin temyiz sebepleri;

Alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini gerektiğine, Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilebileceğine, re'sen belirlenecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

3. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;

Kararın kanuna ve usule aykırı olduğuna, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kesin, somut, inandırıcı herhangi bir delil bulunmadığına, sanığın anne ve babasının suça iştirakinin bulunmadığına, verilen kararın hatalı olduğuna, sanığın lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, varsayımlarla, soyut iddialarla ceza tayin edildiğine, atılı suçun işlendiğinin dosya kapsamında sabit olmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, re'sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava dosyası kapsamına göre, sanık ...'in, olay tarihinde nişanlısı olan mağdur ...'yi zorla kaçırarak alıkoymak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, telefon kayıtları, katılanların beyanları, tanık beyanları, sanık savunmaları, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre, sanığın, birden fazla kişiyle birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği şeklindeki Mahkeme kabulünde, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlenmesinde, koşulları bulunmadığından lehe hükümlerin uygulama dışı bırakılmasında, ... ve ... Bakanlığının davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olması nedeniyle kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, katılanlar vekili, katılan ... ve ... Bakanlığı vekili, sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 05.06.2024 tarihli ve 2024/961 Esas, 2024/1111 Karar sayılı kararında katılanlar vekili, katılan ... ve ... Bakanlığı vekili, sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Salihli 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2026 tarihinde karar verildi.

§