"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/2053 E., 2024/2232 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle,
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2024 tarihli ve 2023/1447 Esas, 2024/423 Karar sayılı kararı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan;
Sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 52, 58... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a, 62/1, 52... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 26.06.2024 tarihli ve 2024/2053 Esas, 2024/2232 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapmadığı, kullanıcı konumunda bulunduğu; arama ve arama sonrası yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğu ve sanığın cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı somut delil bulunmadığına ilişkindir.
2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Kolluk görevlilerince düzenlenen tutanakların gerçeği yansıtmadığı, sanığın cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı somut delil bulunmadığı, tekerrür hükümlerinin uygulanmaması gerektiği, sanık lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiği, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesinin gözetilmediği ve bu nedenlerle kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Sanık ... Bakımından Yapılan İncelemede;
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin edilen güncel nüfus kayıt örneğine göre sanığın, hüküm tarihinden sonra 18.06.2025 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas, 2024/281 Karar sayılı ilamı doğrultusunda, 5237 sayılı Kanun'un 64/1. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık ... Bakımından Yapılan İncelemede;
Dava dosyası kapsamına göre, suç tarihinde sanık ...’ın .. plakalı araçla uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair ihbar üzerine yapılan çalışmalarda, diğer sanık ...’in ihbarda belirtilen ve sanık ... tarafından kiralanan araç içerisinde yakalandığı ve yapılan üst aramasında uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, bu suretle sanıkların üzerlerine atılı suçu işledikleri iddiasına ilişkin olarak;
İhbarın içeriği, yakalama tutanakları, araç arama kararı ve arama tutanağı, kriminal rapor, ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı ve cinsi, satışa hazır şekilde ele geçirilmiş olması, telefon incelemesine ilişkin bilirkişi raporu, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu ve mevcut delillerin mahkûmiyet hükmü kurmaya yeterli olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun şekilde yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanaatin dosya içeriğindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
1. Sanık ... Bakımından;
Gerekçe bölümünün (1) nolu bendinde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 26.06.2024 tarihli ve 2024/2053 Esas, 2024/2232 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen ölüm nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
2. Sanık ... Bakımından;
Gerekçe bölümünün (2) nolu bendinde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 26.06.2024 tarihli ve 2024/2053 Esas, 2024/2232 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bodrum Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2026 tarihinde karar verildi.