Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Ceza Dairesi

Dosya2024/21321 E. 2026/228 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2022/380 E., 2023/249 K

SUÇ : Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. Yargıtay Bozma İlamı

Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2015 tarihli ve 2014/215 Esas, 2015/300 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan verilen beraat hükümlerinin katılan tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 10.05.2022 tarihli, 2019/24633 Esas, 2022/6820 Karar sayılı ilamı ile sanıkların unsurları oluşturan atılı suçtan mahkumiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

B. Yargıtay Bozma İlamından Sonraki Yargılama Süreci

Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.12.2023tarihli ve 2022/380 Esas, 2023/249 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 174/1, 62... maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II.TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanıklar Müdafinin Temyiz İstemi

Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıkların atılı suçu işlediklerine dair delil olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına ve sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava dosyası kapsamında göre, olaydan bir gün önce sanık ... ile katılan arasında yaşanan kavga üzerine, sanıklar ve haklarında atılı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen inceleme dışı suça sürüklenen çocukların folyo, plastik şişe ve tuz ruhu olarak adlandırılan hidroklorik asit kullanmak suretiyle beş adet patlayıcı hazırlayarak katılana ait dükkanın hemen yanında bulunan boş dükkana koydukları, alüminyum ve hidroklorik asitin kimyasal tepkimeye girmesiyle açığa çıkan hidrojen gazının içinde bulunduğu ağzı kapalı olarak plastik şişelerin gürültü ile patladığı, ... Laboratuvar Müdürlüğünün 27.08.2013 tarihli uzmanlık raporunda, incelenen maddenin eritici, yakıcı ve aşındırıcı özelliğe sahip olan halk arasında tuz ruhu olarak bilinen kuvvetli asitlerden hidroklorik asit olduğunun, dış kap olarak beş adet mavi plastik kapaklı 0.5 plastik su şişesi ve bir adet üzerinde hypo tuz ruhu yazı ibaresi bulunan mavi plastik şişe ile içerisinde hidroklorik asit ile alüminyum folyo parçalarının reaksiyona girmesi neticesinde oluşan gazın plastik şişe içerisinde sıkışarak kimyasal patlama meydana gelecek şekilde hazırlanmış basınç etkili el yapısı asit gecikmeli bomba yapıldığının, basınç etkili el yapısı asit gecikmeli bombanın yapılış ve kullanış amacı itibari ile canlılar üzerinde öldürücü ve yaralayıcı, cansız varlıklar üzerinde yıkıcı, tahrip edici özelliğinin bulunduğunun ve 5237 sayılı Kanun'un 174 maddesi kapsamında mütalaa edilebileceğinin bildirildiği iddiasına ilişkin olarak;

Bozma ilamından sonra yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Ancak;

5237 sayılı Kanun'un 174/1. maddesinde 24.11.2016 tarihli, 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile suç için öngörülen cezanın alt sınırı '' üç yıldan'', ''dört yıla'' çıkarılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi gereğince, suç için öngörülen cezanın sonradan yürürlüğe giren bir yasa ile değiştirilmiş olması nedeniyle sanık hakkında lehe olan kanun maddesinin uygulanması gerekmektedir. Mahkemce hükmün gerekçesinde alt sınırdan ceza tayin edildiği belirtilmesine karşın, suç tarihinde yürürlükte olan lehe kanun maddesi gereği hapis cezasının alt sınırdan 3 yıl olarak belirlenmesi yerine 4 yıl olarak belirlenmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Öte yandan 5237 sayılı Kanun'un 58/3. Maddesinin ancak '' hapis ve adli para cezasının seçimlik olarak düzenlendiği'' suçlar bakımından uygulama olanağının bulunduğu ve aynı Kanun'un 174/1 maddesinde ise hapis ve adli para cezasının birlikte verileceğinin düzenlendiği dikkate alınmadan, uygulama olanağı olmadığı halde sanıklar hakkında hüküm kurulurken anılan maddenin de yazılması, sonuca etkili görülmemiştir.

Mahkeme gerekçesi ve uygulaması dikkate alınarak, bu hususların yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2023 tarihli ve 2022/380 Esas, 2023/249 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği hükümlerin 1 numaralı fıkrasında '' TCK'nın 58/3 maddesi dikkate alınarak'' ibareleri ile ''4 yıl hapis'' ibaresinin çıkartılarak yerlerine ''3 yıl hapis'' yazılması, hükümlerin 2 numaralı fıkrasındaki ''3 yıl 4 ay hapis'' ibaresinin çıkarılarak yerine ''2 yıl 6 ay hapis'' ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin Tebliğname'ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.01.2026 tarihinde karar verildi.

§