"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/759 E. 2023/940 K.
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve retlerini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma Kararı
1. İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2013/525 Esas ve 2014/846 Karar sayılı kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek suçlarından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince, beraatine karar verilmiştir.
2. İlgili kararın, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 2020/2747 Esas, 2021/17301 Karar sayılı kararı ile "Sanığın eylemlerinin sabit olduğu, her iki suçtan da cezalandırılması gerektiği " gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma Kararından Sonraki Yargılama Süreci
Yargıtay bozma ilamı sonrası yapılan yargılamada; İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2023 tarih, 2021/1759 Esas, 2023/940 Karar sayılı kararı ile sanığın, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/5. maddeleri gereğince, 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek suçundan ise, 5237 sayılı Kanun'un 227/2, 227/4 maddeleri gereğince, 3 yıl hapis ve 140 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 53. ve 58. maddeleri gereğince de hak yoksunluklarına ve cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık ve müdafinin temyiz sebepleri;
Sanığın atılı suçları işlediğine dair herhangi bir somut delil olmamasına rağmen hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın lehine olan deliller araştırılmaksızın karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlandığına, aksi kanaat halinde, dava zamanaşımı süresinin dolması nedeni ile düşme kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın olay tarihlerinde, tanışarak sevgilisi olduğu katılanı, resmi nikahlı eşi ile birlikte kaldığı evine götürdüğü, burada katılanı darp ederek, fuhuş yapması için zorladığı, katılan gitmek isteyince izin vermediği ve zorla evde tutmaya devam ettiği, akabinde bir fırsatını bularak kaçan katılanın eski nişanlısından yardım istediği ve durumun polise intikal ettiği iddialarına ilişkin olayda;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada eksik araştırma olmadığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, katılan hakkında düzenlenen adli rapor, tanık beyanları ve sanık savunmaları itibariyle, sanığın, atılı suçları işlediğine dair kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 66/1-d, 66/3 ve 67 inci maddeleri gereğince, atılı suçlar için kanunda öngörülen ceza miktarlarının üst sınırı itibari ile olağan zamanaşımı süresinin 15, olağan üstü zamanaşımı süresinin ise 22... ay olması karşısında, dava zamanaşımın da dolmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş ve verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2023 tarih, 2021/1759 Esas, 2023/940 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafinin temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz taleplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2026 tarihinde karar verildi.