Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Ceza Dairesi

Dosya2023/3197 E. 2026/807 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/701 E. 2023/476 K.

SUÇ : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Yargıtay Bozma Kararı

1.... 9.Asliye Ceza Mahkemesinin, 2016/132 Esas, 2016/315 Karar sayılı kararı ile sanığın, başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 268/1 maddesi delaleti ile, 5237 sayılı Kanun'un 267/1, 53... maddeleri uyarınca, 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. İlgili kararın, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 2020/18980 Esas, 2021/18907 Karar sayılı kararı ile "Sanığın aynı suçu işleme kararının icrası kapsamında aynı mağdura yönelik 07.03.2014 tarihinde işlediği aynı nitelikte suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine, Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/520 Esas, 2020/778 Karar sayılı dosyasında mahkumiyet kararı verildiği, bu kararın istinaf edilmeden 11.06.2021 tarihinde kesinleştiği, yine aynı mağdura yönelik 10/08/2014 tarihinde işlediği aynı nitelikte suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine, Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014/239 Esas, 2015/107 Karar sayılı dosyasında mahkumiyet kararı verildiği, bu kararın temyiz incelemesinden geçerek 08.06.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla; dosyalarının taraf ve akıbetlerine ilişkin belgelerin tamamının denetime elverişli olacak şekilde aslı veya onaylı suretlerinin dosya içeriğinde bulunmaması karşısında, başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu bakımından mükerrer cezalandırmanın önlenmesi için, sanık hakkındaki söz konusu dosyanın ve başkaca dosyaların araştırılıp getirtilerek dosya içine konulması, derdest olmaları halinde birleştirilip; suç ve iddianame tarihleri nazara alınarak aynı mağdura karşı olan eylemi arasında hukuki ve fiili kesinti bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra ayrı suç mu oluşturduğu, yoksa zincirleme suç nedeniyle TCK.nın 43/1. maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmeyeceğinin tespiti ve dava dosyalarının kesinleşmiş olması halinde ise hukuki ve fiili kesintinin olmaması halinde bulunacak sonuç ceza ile kesinleşen hükümdeki sonuç ceza arasındaki fark kadar ek cezaya hükmolunması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğu" gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.

B. Yargıtay Bozma Kararından Sonraki Yargılama Süreci

Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; ... 9.Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2023 tarihli, 2021/701 Esas, 2023/476 Karar sayılı kararı ile sanığın, başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 268/1 maddesi delaleti ile, 5237 sayılı Kanun'un 267/1, 43/1, 53... maddeleri uyarınca, 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 63. maddesi gereğince, Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/239 Esas, 2015/107 Karar sayılı dosyasından verilen 3 ay hapis cezasının mahsubu ile cezasının 2 yıl 3 ay hapis cezası olarak infazına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A.Temyiz Sebepleri

Sanığın Temyiz Sebepleri

Kolluk kuvvetlerine herhangi bir belge ibraz etmediğine, sadece sözlü beyanda bulunduğuna, olay nedeni ile pişman olduğuna ilişkindir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe

Sanığın, içinde uyur vaziyette bulunduğu ... plakalı araç içinde olay tarihinde yapılan aramada uyuşturucu madde ele geçirildiği, bu nedenle işlem yapılmak üzere polis merkezine götürülen sanığın, emniyette katılana ait kimlik bilgilerini vererek, katılan hakkında işlem yapılmasına ve dava açılmasına sebebiyet verdiği iddialarına ilişkin olayda;

1. Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “”...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “...seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri yargılama usulüne tabi olması karşısında; sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250. maddesinde düzenlenen seri yargılama usulünün uygulanabilmesi için mahkemece, "Sanık hakkındaki kamu davasının durmasına, dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine" karar verilmesi gerekirken, sanığın yakalamalı olduğu ve resmi mercii olan mahkeme tarafından sanığa ulaşılamadığı belirtilerek, 5271 sayılı Kanun'un 250/13. maddesi gereği seri muhakeme usulünün uygulanmaması yönünde bizzat mahkeme tarafından değerlendirme yapılması,

2. Dairemizin, 12.10.2021 tarihli bozma ilamında belirtilmesine ve mahkemece bozma ilamına uyulması yönünde karar verilmesine rağmen, sanığın aynı suçu işleme kararının icrası kapsamında, aynı mağdura yönelik 07.03.2014 tarihinde işlediği aynı nitelikte suç nedeniyle, Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/520 Esas, 2020/778 Karar sayılı dosyası üzerinden almış olduğu, kesinleşmiş mahkumiyet kararına ilişkin belgelerin tamamının denetime elverişli olacak şekilde aslı veya onaylı suretlerinin getirtilerek dosya içine konulması, akabinde suç ve iddianame tarihleri nazara alınarak aynı mağdura karşı olan eylemler arasında hukuki ve fiili kesinti bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra ayrı suç mu oluşturduğu, yoksa zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmeyeceğin tespit edilmeden ve zincirleme suç kapsamında kalması halinde, Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/520 Esas, 2020/778 Karar sayılı dosyası üzerinden almış olduğu, kesinleşmiş mahkumiyet kararının da aynı kanunun 63. maddesi gereğince mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Hususları hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2023 tarihli ve 2021/701 Esas, 2023/476 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2026 tarihinde karar verildi.

§