"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1766 E., 2025/2393 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Datça 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/258 E., 2024/160 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin 1 37... parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, dava dışı paydaşların toplamda 6/8 nispetindeki payı 10.07.2023 tarihinde davalıya sattığını, resmî akitte davacıların ön alım hakkı kullanmasını engellemek amacıyla satış bedelinin gerçeğe aykırı olarak 2.250.000,00 TL gösterildiğini, gerçek satış bedelinin tespitinden sonra davacıların ön alım bedelini depo etmeye hazır olduğunu iddia ederek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; bedelde muvazaa iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, dava dışı satıcılara satış bedeli olarak toplamda 3.000.000,00 TL ödendiğini, akitte gösterilen bedelin gerçekte ödenen bedel olduğunu, davacılara bildirim yapıldığını, taşınmazın değer artışının ön alım bedeline yansıtılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; UYAP sisteminden yapılan TAKBİS sorgusu sonucunda dava tarihinden sonra davalı ...'in dava konusu taşınmazın tam hisse maliki olduğu tespit edildiğinden davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı tarafça dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunduğu yönünde bir savunmaya yer verilmediği, davacıların kullandığı bir yer belirlenmediği ve satış tarihi itibari ile davacıların taşınmazda paylı malik olduğu anlaşıldığından davacıların dava açmakta haklı olduğu kanaatine varılarak yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.10.2024 tarihli kararıyla; güncel tapu kaydına göre davacının yargılama aşamasında dava konusu taşınmazdaki payını davalıya satarak devrettiği ve dava konusu taşınmazda hissesinin kalmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının kamu düzenine ilişkin olarak resen dikkate alınan nedenlerle kabulü ile, Datça Asliye Hukuk Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.10.2024 tarihli kararının süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.05.2025 tarihli ilâmı ile; davacıların dava tarihinden sonra ancak ön inceleme oturumundan önce 28.03.2024 tarihinde dava konusu 1 37... parsel sayılı taşınmazdaki paylarını davalıya satış suretiyle devrettikleri, böylece, eldeki davada davacı ve davalı sıfatlarının birleştiği ve çekişmeli taşınmazın paylı mülkiyet hükümlerine tâbi olmaktan çıktığı, davalının dava konusu taşınmazın tamamına mâlik olduğu anlaşıldığından dava konusuz kalmış olup, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ve yargılamanın başında davacıların dava açmakta haklı olduğu gözetilerek karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre davacılar yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; güncel tapu kaydına göre davacıların satış sırasında ve dava tarihinde dava konusu taşınmazda paydaş oldukları, dava tarihinden sonra ancak ön inceleme oturumundan önce 28.03.2024 tarihinde dava konusu 1 37... parsel sayılı taşınmazdaki paylarını davalıya satış suretiyle devrettikleri, böylece eldeki davada davacı ve davalı sıfatlarının birleştiği ve çekişmeli taşınmazın paylı mülkiyet hükümlerine tâbi olmaktan çıktığı, davalının dava konusu taşınmazın tamamına mâlik olduğu anlaşıldığından davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ve yargılamanın başında davacıların dava açmakta haklı olduğu gözetilerek davacılar yararına vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafın arsayı satmaya hazır olduğu hâlde pazarlık aşamasındayken sırf baskı unsuru olsun diye şufa davası açtığını, davanın kötüniyetle ve haksız olarak açıldığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davacı vekili lehine avukatlık ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.