Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

7. Hukuk Dairesi

Dosya2026/10 E. 2026/386 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1745 E., 2025/2129 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bozkır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/72 E., 2024/284 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkillerine muris ..'den, davalılara murisleri ..'den kaldığını, davalılar tarafından müvekkilleri aleyhine Bozkır Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/469 Esas sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası açıldığını belirterek, 1 36... parsel sayılı taşınmaz içinde bulunan 2 katlı kargir binanın 2. katı ile çatısının 1974 yılında davacıların murisleri tarafından emek ve masraf edilerek yapıldığından davacılara ait olması nedeniyle bu hususta muhdesatın tespitini talep etmiştir. Davacılar vekili 28.12.2023 tarihli beyan dilekçesinde; davada harç belirlenirken dava konusu edilen kısımların değerinin dikkate alınmasını, söz konusu binanın bütününün değil, bilirkişi raporundaki zemin kat ve teras katı olarak belirtilen kısım ve alt kattaki 1 adet deponun dava konusu edildiğini beyan etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 08.05.2024 tarihli kararıyla; dava konusu muhdesatın kadastro tespitinden önce yapıldığı, dava konusu taşınmazın kadastro tespit tutanağının kesinleşme tarihi olan 26.12.1994 tarihi ile dava tarihi olan 02.06.2022 tarihi arasında 10 yıldan fazla zaman geçtiği anlaşıldığından, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 hükmü gereğince davacıların davalılar aleyhine açmış olduğu davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 08.05.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 11.11.2024 tarihli kararı ile 1. katta bulunan depo dışındaki yapının kadastro tespitinden önce meydana getirildiğinin tespit edilmesine göre bu bölümler yönünden yazılı şekilde karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, diğer taraftan 1. katta bulunan deponun 20 yıllık olduğu ve kadastro tespitinden sonra meydana getirildiği belirlense de davacıların dava tarihi itibariyle kayıt maliki olmayan murisleri ..'nün mirasçıları olarak (kayıt maliki .. hariç) adlarında muhdesat tespiti istemelerinin mümkün olmadığı, davacı tarafından muhdesatın adına tespitinin talep edilmediği, malın terekeden çıktığı iddia edilmediğinden çoğun içinde azı var kuralı gereğince davacı adına araştırma yapılmasının da mümkün olmadığı anlaşıldığından 1. katta bulunan depo yönünden de davacıların aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmesi hatalı olsa da usuli ret sonuç itibariyle doğru görüldüğünden, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 11.11.2024 tarihli kararının süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirildiği hâlde davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmına uyularak, 1. katta bulunan deponun 20 yıllık olduğu ve kadastro tespitinden sonra meydana getirildiği ancak anılan depo hakkında usulen harçlandırılarak açılmış bir davanın bulunmadığı, ıslahla davaya eklenmesinin de mümkün olmadığı, depo dışındaki yapıların ise kadastro tespitinden önce meydana getirildiği kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kanun'un 12/3 hükmünde ifadesini bulan 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği belirlendiğinden, 1. katta bulunan depo niteliğindeki muhdesat yönünden usulünce açılmış dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, diğer muhdesat yönünden davanın 3402 sayılı Kanun'un 12/3 hükmü gereğince hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;

1.1. katta bulunan deponun dava konusu olduğu hâlde bu depoya ilişkin usulünce açılmış bir dava bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddinin yanlış olduğunu,

2. Diğer muhdesat yönünden ilgilisi için kişisel bir hak olduğu ve burada 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağını,

3. Muhdesatın davacı tarafa aidiyetinin toplanan delillerle ve davalı tarafın ikrarı ile sabit olup bu ikrar karşısında hak düşürücü sürenin uygulanamayacağını,

4. Müvekkilleri aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§