"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2098 E., 2024/2805 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/225 E., 2024/372 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı vekilleri Avukat ... ve Avukat ..., karşı taraftan davalı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; kiracısı bulunduğu 52 parsel (yeni 220 22... parsel) sayılı taşınmazın satışı konusunda davalı tapu maliki ... ile 08.08.2017 tarihli protokol düzenlediklerini, davacının sözleşme uyarınca üzerine düşen edimi yerine getirdiğini, kalan tutarın tapu devrinde ödeneceğini, ancak davalı ...’nin tapuda devre yanaşmadığını, üç taksit toplamı 269.986,00 TL ödendikten sonra davalı ...'nin taşınmazı diğer davalı Şirkete devrettiğini, devrin muvazaalı olduğunu ileri sürerek bakiye 620.014,00 TL satış bedelinin davacı tarafından depo edilmesi suretiyle taşınmazın tapusunun iptaline ve davacı adına tesciline, bu talep kabul edilmediği takdirde şimdilik 10.000,00 TL müspet zararın yasal faiziyle davalı ...'den tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuş; 09.03.2023 tarihli ıslah dilekçesinde, taşınmazın hüküm tarihine yakın tarihteki değeri hesaplanarak kalan kısmının depo edilmesi halinde davanın kabulü ile taşınmazın tapu kaydının iptaline, mümkün olmadığı takdirde davacı tarafından ödenen 279.986,00 TL'nin denkleştirici adalet kuralı uyarınca ulaştığı değerin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; 08.08.2017 tarihli protokol uyarınca tapu sicil müdürlüğüne gidildiğinde ifa imkansızlığı bulunduğunun ortaya çıktığını, taraflar arasında varılan mutabakat ile protokolden dönüldüğünü, bunun üzerine davacı tarafından ödenmiş olan 269.986,00 TL'nin davacının doğmuş/doğacak kira borcu ile kaçak elektrik kullanımından doğan borcundan mahsubunun kararlaştırıldığını, resmi şekil şartlarını taşımayan protokole göre tescil istenemeyeceğini, ayrıca sözleşmenin kısmi ifanın imkansızlığı nedeniyle geçersiz olduğunu, davalılar arasındaki satışta muvazaa olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davalı ... aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davasının pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... Soğuk Depolama San. Ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan tapu iptal ve tescil olmadığı taktirde 279.986,00-TL'nin tahsiline ilişkin davanın reddine, Taleple bağlı kalınarak 279.986,00-TL'nin davalı ...'ndan 21/11/2018 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Mahkemece her iki davalı aleyhine açılan tapu iptali ve tescile ilişkin talebin sözleşmenin resmi şekil şartını taşımadığı ve davalı ...'nin tapu maliki bulunmadığı gerekçeleriyle reddine, davacı tarafından 08.08.2017 tarihli protokole göre davalı ...'ye ödenen 279.986,00 TL'nin taleple bağlı kalınarak davalı ...'den dava tarihinden hesaplanacak yasal faizi ile tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde;
1. İstinaf itirazlarının kararda tartışılmadığını, kararın gerekçesiz olduğunu, yüzeysel olarak karar verildiğini,
2. Terditli talep kabul edildiği halde davalı Şirket lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu, devir muvazaalı olup terditli talep kabul edildiğinden davalı Şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
3. Davacının dava tarihinden önce taşınmaz devri için kalan ödeme ifasını TBK’nın 97. maddesi uyarınca önerdiğini, bu nedenle ifa sırasının davalıya geçtiğini, davalı tarafından taşınmazın devrinin yasal zorunluluk haline geldiğini, Bölge Adliye Mahkemesince bu hususun da değerlendirilmediğini,
4. TBK'nın 49/II hükmü uyarınca hâkimin tazminat şekli olarak aynen tazmini benimsemesi ve taşınmazın davacı adına tescil edilmesine hükmetmesinin mümkün olduğunu, davalıya devir ahlaka aykırı kasten davranış yoluyla bir kimseye zarar verme olarak değerlendirileceğinden hakimin tazminat şekli olarak aynen tazmini benimsemesi ve taşınmazın davacı adına tescil edilmesine hükmetmesi gerektiğini, davalıların müvekkiline zarar verme kastıyla hareket ettiğini,
5. Davacı ile davalıların devir için tapu müdürlüğüne birlikte müracaat ettiğini, tarafların taşınmazın satışı hususunda irade ve isteklerinin uyuştuğunu, ilçe tarım müdürlüğünde yanlış taşınmazın değerlendirilmesi nedeniyle davacı adına devrin gerçekleştirilemediğini,
6. Sözleşmeden doğan asli edimlerin tamamına yakın bir kısmı ifa edildikten sonra şekle aykırılık iddiasında bulunmanın TMK'nın 2/II hükmüne aykırı olduğunu,
7. Davacının protokol imzalandıktan sonra taşınmaza sahip olduğu düşüncesiyle 10.000.000,00 TL ve üzerinde yatırım yaptığını, hakkaniyet gereğince taşınmazın davacıya devri gerektiğini,
8. Müvekkili Şirketin 9.308.797,30 TL depo etmesine rağmen davanın reddine karar vermesinin hukuka uygun olmadığını,
9. Mahkemece ... ... Şirketinin ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verilmesinin isabetli olmadığını ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, harici satış nedeniyle tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde alacak istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 40.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.