"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/124 E., 2025/174 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 1 36... numaralı orman parseli sınırları içerisinde kalan, demir yolu inşaatı kapsamında 25. tünel çıkışında bulunan ve uzun yıllardan beri müvekkilinin fiili zilyet ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz üzerindeki muhdesatın müvekkiline aidiyetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; parselin orman vasfında olduğunu, 23.08.2011 tarih ve 17/194 sayılı kamu yararı kararı gereğince .. adına kamulaştırılmasına karar verildiğini, yol yapım işinin ihale edildiğini, yüzeydeki ağaçların kesilmesinin açık kazı yapılan alanlarda olduğunu ve bedellerinin ödendiğini, imza atan firmanın da davalı olarak gösterilmesi gerektiğini savunmuştur.
2. İhbar olunan Şirket vekili yargılama aşamasında davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.05.2019 tarihli karar ile hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 29.05.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.11.2021 tarihli kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairemizin 07.06.2023 tarihli bozma kararı doğrultusunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü yönünde verilen 11.12.2024 tarihli kararın, davalı ve ihbar edilen vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.05.2025 tarihli kararı ile; "... dava konusu 1 36... parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına kayıtlı olduğu ve hükme esas alınan 12.06.2024 tarihli fen bilirkişi raporunda da davaya konu muhdesatın 1 36... numaralı orman parselinin içinde kaldığı tespit edilmiştir. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan orman parseli üzerinde meydana getirilen muhdesata yasallık sağlayacak şekilde tespit kararının verilemeyeceği kuşkusuzdur. Hâl böyle olunca davacı tarafından, orman vasfındaki taşınmaz üzerinde yapılan muhdesatla ilgili açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve kanuna aykırıdır..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesi başlıkta tarih ve sayısı belirtilen karar ile; dava Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki mera, yaylak, kışlak, genel harman yeri, orman, aktif dere yatağı gibi alanların zilyetlikle elde edilemeyecek yerlerden olduğu, dava konusu 1 36... parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına kayıtlı olduğu ve hükme esas almaya elverişli 12.06.2024 tarihli fen bilirkişi raporunda da davaya konu muhdesatın orman parseli içinde kaldığının tespit edildiği gerekçesiyle bozma ilâmı doğrultusunda davanın reddine karar vermiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Mahkemece verilen davanın kabulü yönündeki kararın Yargıtayın 2023 tarihli bozması doğrultusunda verildiğini,
2. Yargıtayın 20 23... tarihli iki kararı arasında çelişki oluştuğunu, yargıtayın son bozma kararı ile esasen kendi kararını bozduğunu,
3. Kadastro tespiti yapılmadan önce müvekkilinin muhdesatı oluşturduğunu bu nedenle iyiniyetinin korunması gerektiğini belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
20.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.