"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3551 E., 2023/888 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2021/492 E., 2022/445 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı ... İnşaat Taaahhüt San. Tic. A.Ş. ile 24.11.2010 tarihinde dava konusu 7 No.lu bağımsız bölümün satımı için Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi akdettiklerini, sözleşme bedeli olan 164.000,00 TL’nin tamamının ödendiğini, taşınmazın fiili tesliminin 13.05.2013 tarihinde gerçekleştiğini ancak tapunun devredilmediğini, satın alma tarihinden 6 yıl, teslim tarihinden 3 yıl sonra davalı ...Ş. lehine ipotek tesis edildiğini, 16.04.2018 tarihinde ise davalı ...Ş.'nin haciz koyduğunu ileri sürerek; dava konusu taşınmazın davalı ... İnşaat Taaahhüt San. Tic. A.Ş. adına olan tapusunun iptali ile davacı adına takyidatlardan ari olarak tesciline, bu talebin kabul görmemesi halinde ise taşınmazın piyasa rayiç bedelinin tespit edilerek şimdilik 500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ... İnş. San. Tic. A.Ş.'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; “Davacının davasının kabulüne, davalı inşaat şirketi adına olan tapu kaydının davacı adına tesciline, taşınmaz üzerinde davalı bankalarca tesis edilen ipotek ve hacizlerin fek’kine, davalı bankaların kusurlu davranmakla birlikte kötü niyetli hareket ettiğinin ispat edilememiş olması, davanın açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle harç, yargılama gideri ve aleyhe vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına yer olmadığına, davanın açılmasına sözleşmedeki ayıpsız ifa yükümlülüğünü yerine getirmeyerek davacıyı alacağına dava yolu ile ulaşmak zorunda bırakan davalı inşaat şirketine yüklenmesine, davacı yönünden meydana gelebilecek olan zararın ne kadar olabileceği belli olduğundan eldeki davanın, değeri para ile ölçülebilecek davalardan olmadığı gerekçesiyle maktu değer üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olacağı, Mahkemece dava dosyalarında alınan bilirkişi raporları kapsamında alınan rayiç bedellerin dava değeri olarak kabul edilmesi gerektiği” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; “Satıcı şirketin şeklen malik göründüğü tapu kaydına, satış sözleşmesinin yapıldığı 16/10/2010 tarihinden ve 13/05/2015 tarihindeki teslimden sonra 08/04/2016 tarihinde ipotek koyan bankanın ve 16/04/-24/04/2018 tarihlerinde haciz şerhi işleten diğer davalı bankanın teminata konu edilen taşınmazın mevcut durumunu bilmediği, kat irtifaklı yer üzerindeki binalardan habersiz olduğu ve bu binaların mesken olarak kullanıldığından bilgisi olmadığını savunması için davalı bankanın, satıcı şirkete kredi verirken ipotek kurulacak taşınmazı araştırma ve değerlendirme, risk analizi oluşturma, değer tespiti yapma ve bu taşınmazlar üzerinde eksper incelemesi yaptırması yükümlülüğünü yerine getirmiş olması gerektiği, bilirkişi incelemesi ile davacının son taksitini 24/10/2013 tarihinde tamamladığı, 31/12/2013'te davacı adına bağımsız bölüm satışıyla ilgili fatura kesildiği, bu hususların basit bir incelemeyle kayıt ve defterlerden anlaşılabileceği, davalı bankaların teminat karşılığı kredi vermek için sadece tapu kayıtları ile yetinmesinin mümkün olmadığı, bilirkişi incelemesi ile davalı yüklenici şirketin kayıtlarında basit bir inceleme ile bu yerin temliken davacıya satışının yapıldığının ve ödemelerin ipotek tarihi itibari ile tahsil edildiğinin anlaşılabileceği, basiretli bir işadamı gibi hareket etmesi gereken davalı bankaların bu yükleniminin doğal sonucu olarak kredi tesisinden önce inşaat şirketinin mülkiyetinde görünen bu taşınmazı temlik edip etmediğini ve içinde oturan kişinin ne sıfatla burada bulunduğunun tüm yönleriyle ve nitelikleriyle incelediği, sözleşmenin imzalanmasından önce satış borcu bulunup bulunmadığını tespit edip ona göre taahhüt altına girdiğinin, inceleme yaparak krediye uygun ve avantajlı olduğunu gördükten sonra ipotek tesis ederek kredi verdiğinin somut olayda kanıtlanamadığı, davalı banka yargılama süresince davanın reddini savunduğundan HMK’nin 312/2. maddesindeki koşul davalı yararına gerçekleşmemiş olup davalı aleyhine av. ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesinin hatalı olduğu, yargılama konusu yapılan davalı yararına tesis edilen ipoteğin içerdiği borcun varlığına ilişkin bulunmayıp davacılar ile davalı yüklenici arasında yapılan konut satış sözleşmesinin ayıpsız olarak ifasına ilişkin olduğu, davalının alacağı veya taşınmazın değeri üzerinden yargılama giderine hükmedilmesi gerekmeyip ayıbın giderilmesine ilişkin değeri ölçülemeyen bir istem olarak değerlendirilmekle davalı aleyhine maktu avukatlık ücreti hükmedilmesi gerektiğine” değinilerek hüküm bu yönden kaldırılarak davalı ... ve .. vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b/1 bendi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davalı Bankalar aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinden maktu olarak sorumlu olması suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nispi oranda vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; tapuya şerh edilmemiş bir gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkil Bankanın proje kapsamında bir garantörlüğü bulunmadığını, tapuya şerh olunmamış bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesini müvekkilin bilmesinin beklenemeyeceğini, müvekkil Bankanın iyi niyetli üçüncü kişi olup bu sebeple menfaatinin korunması gerektiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptali ve tescil, hukuki ayıp niteliğindeki ipoteğin fek’ki istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı ...Ş. vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davacı tüketici harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, aşağıda yazılı temyiz giderinin davalı ...Ş.'ye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.