Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

7. Hukuk Dairesi

Dosya2025/5942 E. 2026/132 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/24 E., 2025/207 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ASIL DAVA

1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu 58 38... parsel sayılı taşınmaza komşu olan davalıya ait 8 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın durumunun belirlenmesi amacıyla yapılan tespitte müvekkiline ait 7 parsel sayılı taşınmaza 9,05 m² tecavüzün tespit edildiğini ileri sürerek, davalının el atmasının önlenmesine, taşkın binanın kâline, haksız işgale karşılık müvekkiline ecrimisil ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın bulunduğu alandaki pafta kayması nedeniyle mevcut sınırlar ile paftanın örtüşmediğini, bu hatanın parsel maliklerinin kusurlarından değil ada içindeki binanın tarihi eser niteliği taşıması nedeniyle tarihi dokunun bozulmaması için gösterilen özen sonucunda kadastro uygulamasındaki hatalardan kaynaklandığını, davacının iddia ettiği bir tecavüz varsa bu tecavüzün yeni olmadığını, ada ve parseldeki yapılaşmanın en az 100-200 yıllık olduğunu, el atmanın önlenmesi ve yıkım kararı verildiğinde tarihi doku bozulacağından Eski Eserleri Koruma Kanunu’na göre kararın uygulanmasına fiilen imkân olmadığını, uyuşmazlığın davacının kadastro müdürlüğüne müracaat etmesiyle çözülmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

II. BİRLEŞTİRİLEN DAVALAR

Asıl davada davalı olan ... vekili, asıl davada davacı ... ve 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13 parsel maliklerine karşı Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/337 Esas, yine aynı Mahkemenin 2014/84 Esas ve Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/115 Esas sayılı dosyalarında, komşu parsellerin kadastral durumlarıyla fiili durumları arasındaki uyumsuzluğun giderilmesi, müvekkilinin parseline tecavüzlü olanların el atmalarının önlenmesine ve kâl'ine karar verilmesini istemiş, asıl davaların reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 26.05.2015 tarihli kararı ile, el atmanın kadastro hatası olmadığı, binaların parsellerin içerisine hatalı olarak inşa edilmesinden kaynaklandığı, dava konusu uyuşmazlığın çözümü için hanın özgün durumu dikkate alınarak Kadastro Müdürlüğünce çalışma yapılması ve husumetin idari yoldan çözümünün gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Kararın karşı asıl davada davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 27.09.2018 tarihli kararıyla, davacının kâl ve ecrimisil talebinin reddine yönelik temyiz itirazlarının reddine, el atmanın önlenmesi talebi yönünden temyiz itirazının kabulü ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 30. maddesi hükümleri de gözetilerek el atmanın önlenmesi isteminin kabulü gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

2. Mahkemenin 23.01.2020 tarihli kararı ile, önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir.

3. Kararın karşı asıl davada davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.11.2023 tarihli kararıyla, Özel Dairece isabetli şekilde değinildiği üzere 2004 sayılı Kanun'un 30. maddesi de gözönünde bulundurulmak suretiyle davacıya mülkiyet hakkının teslimi yani el atmanın önlenmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.

4. Davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi talebinde bulunulması üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli kararıyla, davalı ... vekilinin talebinin hukuki yararı bulunmadığından reddine, davalı ... vekilinin talebinin kabulü ile, dava konusu taşınmazın davacı tarafından üçüncü kişiye 23.10.2018 tarihinde devredildiği anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 125/2 hükmü uyarınca işlem yapılması ve ondan sonra bir karar verilmesi için sair yönlere ilişkin karar düzeltme itirazları incelenmeksizin direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerle değil de açıklanan bu değişik gerekçe ve nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkeme Kararı

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla asıl davanın kısmen kabulü ile dava konusu 58 38... parsel sayılı taşınmaza davalı ... tarafından yapılan el atmanın önlenmesine, 29.07.20 11... .01.2012 tarihli bilirkişi raporların kararın eki sayılmasına, fazlaya ilişkin diğer taleplerin reddine, birleştirilen Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/3 37... /84 Esas sayılı dosyaları ile Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/115 Esas sayılı dosyaları yönünden bozma öncesi verilen hükümler kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Asıl davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece el atmanın önlenmesine karar verilmiş ise de, bunun sağlanmasının kâl kararına bağlı olduğunu, dava konusu yerin davalının kullanımında olan tek dükkân olması nedeniyle kararın pratikte uygulanamayacağını, kâl talebinin reddine ilişkin Mahkemece herhangi bir gerekçe belirtilmediğini, ecrimisil talebinin reddinin de hatalı olduğunu, davanın 31.12.2010 tarihinde açılmasından bu yana 2011 tarihli bilirkişi raporu ile tecavüz tespit edildiği halde davalının işgale son vermediğini, ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil; birleştirilen davalarda ise el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir.

Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VIII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

12.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§