"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/285 E., 2025/373 K.
Taraflar arasında görülen 3194 sayılı İmar Kanunu gereğince yapılan yıkım nedeniyle tazminat davasından dolayı davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21.09.2022 tarihli ve 2022/901 Esas, 2022/5348 Karar sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece direnme kararı verilmiştir.
Direnme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş; Dairemizin 07.02.2024 günlü kararıyla dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının mülkiyetinde bulunan 32 59... parsel sayılı taşınmazda bulunan yapının imar planında kamusal alanda kalması nedeniyle davalı tarafından kamulaştırma yapılmaksızın yıkıldığını ileri sürerek bina bedeli için 19.470,00 TL'nin davalıdan tazminine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı 25.12.2016 tarihinde ölmüş, davayı mirasçıları takip etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 12.03.2020 tarihli ve 2016/18936 Esas, 2020/3100 Karar sayılı göreve ilişkin bozma ilamına uyularak 25.11.2021 tarihli ve 2021/98 Esas, 2021/426 sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 25.11.2021 günlü kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 21.09.2022 tarihli ve 2022/901 Esas, 2022/5348 Karar sayılı ilamı ile; "... davacıların murisi adına kayıtlı 32 59... parsel sayılı taşınmazın uygulama imar planında ana arter yol kapsamında kaldığı, tazminata konu yapının tamamının yıkılacak derecede tehlike arz ettiği, can ve mal güvenliği açısından tehlike oluşturduğunun 23.06.2015 tarihli fen bilirkişisi raporuyla tespit edildiği, yapının izalesi için .. Belediyesi tarafından 10 günlük süre verildiği, tebligat varakasının tebliğ yerine geçmek üzere dava konusu yapıya asıldığı ve keyfiyetin muhtarla birlikte bir zabıtla tespit edildiği, .. Belediyesi tarafından verilen süreye rağmen tehlikenin giderilmediğinin 23.06.2015 tarihli tetkikten anlaşılması üzerine 07.07.2015 tarihli Belediye Encümen Kararı ile yapının Belediye tarafından yıkılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece davalının 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 39. maddesinde öngörülen usule uygun olarak yapının tehlike arz ettiğini tespit ettirdiği, yapı sahibine usulüne uygun tebligat yaparak maili inhidam kararına karşı dava veya itiraz hakkı veya yapısını kaldırıp enkaz alma hakkı tanıdığı, davalı tarafından tanınan süreye rağmen tehlikenin giderilmediğini tespit etmesi üzerine Encümen kararına dayanarak yapının yıkımını gerçekleştirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Mahkemece 26.09.2023 tarihli ve 2023/218 Esas, 2023/357 sayılı kararıyla 25.11.2021 tarihli kararda direnilmesine, davanın kabulü ile 19.470,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak mirasçılık belgesindeki hisseleri oranında davacılara verilmesine karar verilmiştir.
V. Direnme Kararının Temyizi, Direnme Kararı Üzerine Dairemiz Kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca Verilen Bozma Kararı ve Hukuk Genel Kurulu Kararı Üzerine Verilen Mahkeme kararı
1. Direnme kararının davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 07.02.2024 tarihli ve 2023/5216 Esas, 2024/654 Karar sayılı ilamı ile 21.09.2022 günlü bozma kararının kanuna, usule ve dosya kapsamına uygun olduğu, mahkemece verilen direnme kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
2. Hukuk Genel Kurulu 28.05.2025 tarihli ve 2024/7-233 Esas, 2025/351 sayılı kararında; "... 23.06.2015 tarihli fen bilirkişisi raporuyla davaya konu yapının tamamının yıkılacak derecede tehlike arz ettiği, can ve mal güvenliği açısından tehlike oluşturduğunun tespit edildiği, tehlikenin ortadan kaldırılmaması hâlinde İmar Kanunu'nun 39. maddesi gereğince işlem yapılacağı hususunda çıkarılan ihtarnamenin davacının adresinde bulunmaması nedeniyle mahalle muhtarına tebliğ edildiği, bir suretinin de yapının kapısı yıkıldığı için duvara asıldığı; 02.07.2015 tarihinde tehlikenin giderilmediğinin belediye fen memuru ve zabıta memuru tarafından tespit edilerek tutanak düzenlenmesi üzerine 07.07.2015 tarihli Belediye Encümen Kararı ile yapının Belediye tarafından yıkılmasına karar verildiği, sonrasında dava konusu yapının Belediyece yıktırıldığı anlaşılmaktadır.
Şu hâlde yukarıda değinilen mevzuat hükümleri ile yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu yapının Belediyece yıktırılmasının o tarihte yürürlükte bulunan usul ve yasa hükümlerine uygun olduğu, idarenin kanun tarafından kendisine tanınan yetki ve görevi dolayısıyla yaptığı yıkım sonucu uğranılan zarar nedeniyle tazminat sorumluluğunun bulunmadığı, hâl böyle olunca Mahkemece önceki kararda direnilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mahkemece, Hukuk Genel Kurulunun bozma ilamına uyularak 09.10.2025 tarihli ve 2025/285 Esas, 2025/373 Karar sayılı kararda bozma ilamındaki gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 39. maddesine uygun olarak müvekkillerinin murisine tebligat yapılmadığını,
2. Davalının temyizinin göreve ilişkin olmasına rağmen itiraz konusu olmayan nedenlerle bozma yapıldığını,
3.Yıkılan binanın bedelinin tazmin edilmesi gerektiğini, aksi yöndeki karar ile mülkiyet hakkının ihlal edildiğini,
4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık 3194 sayılı İmar Kanunu gereğince yapılan yıkım nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Açıklanan nedenlerle; temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2026 tarihinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.