Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

7. Hukuk Dairesi

Dosya2025/5845 E. 2026/378 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2025/293 E., 2025/532 K.

Mahkemece Dairemizin bozma ilâmına uyularak verilen karar davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı .. vekili asıl ve birleştirilen davalarda; ihdasen .. adına kaydedilen 1165 (193) parsel sayılı taşınmazın davalı belediyelerce yapılan imar uygulamaları sonucu yeni imar parsellerine giderek malikleri adına tescil edildiğini, ancak yapılan imar uygulamalarının idari yargı yerinde iptal edildiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP

Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuşlardır.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 07.10.2021 tarihli kararında; bozma ilâmına uyarak asıl ve birleştirilen davaların reddine, asıl dava yönünden ... hakkında açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Dairemizin 25.11.2024 tarihli ve 2024/3954 Esas, 2024/5246 Karar sayılı ilâmında özetle; birleştirilen davalarda yapılan yargılama gideri yönünden davalı gerçek kişilerin zorunlu olarak davada taraf olması nedeniyle sorumlulukları söz konusu olmayıp bu giderlerin davacı üzerinde bırakılması doğru ise de; miktarı ve hangi kaleme ilişkin olduğu tek tek yazılmaksızın hüküm tesisinin doğru olmadığı, Mahkemece davalar birleştirilene kadar yapılan yargılama giderleri ile davalar birleştirildikten sonra yapılan yargılama giderleri tespit edilerek miktarı ve hangi kalemlere ilişkin yapıldığı hüküm sonucunda açıkça gösterilip 2009/359 Esas ve 2008/407 Esas sayılı davalar birleştirilene kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması; davalar birleştirildikten sonra yapılan yargılama giderlerinin ise davalı ... Belediyesi ve davalı ... Belediyesi üzerinde bırakılması gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar

Mahkeme yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, asıl dava yönünden davalı ... aleyhine açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden açılan davanın yasa değişikliği nedeniyle reddine; birleştirilen davaların da ayrı ayrı reddine karar vermiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı .. vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilecekse dâhi birleştirilen davalarda yargılama giderinin dava açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkil İdare üzerinde bırakılmasının hatalı olduğunu belirtmiştir.

2. Davalı ... ve davalı ... vekilleri ayrı ayrı verdikleri temyiz dilekçelerinde; yargılama gideri ve vekâlet ücreti yönünden hükmün düzeltilmesini istemişlerdir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, kadastral parselin ihyası, ikinci kademedeki istem tazminata ilişkindir.

Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, .. Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.)

Temyizce bir kararın bozulması ve mahkemenin bozma kararına uyması hâlinde bozulan kararın bozma sebeplerinin şümulü dışında kalmış cihetlerinin kesinleşmiş sayılması, davaların uzamasını önlemek maksadıyla kabul edilmiş çok önemli bir usuli hükümdür. Bir cihetin bozma kararının şümulü dışında kalması da iki şekilde olabilir. Ya o cihet, açıkça bir temyiz sebebi olarak ileri sürülmüş fakat dairece itiraz reddedilmiştir, yahut da onu hedef tutan, bir temyiz itirazı ileri sürülmemiş olmasına rağmen dosyanın Temyiz Dairesince incelendiği sırada dosyada bulunan yazılardan onun bir bozma sebebi sayılması mümkün bulunduğu hâlde o cihet dairece de bozma sebebi sayılmamıştır. Her iki hâlde de o konunun bozma sebebi sayılmamış ve başka sebeplere dayanan bozma kararına Mahkemece uyulmuş olması, taraflardan birisi lehine usuli bir müktesep hak meydana getirir ki, bu hakkı ne Mahkeme, ne de Temyiz Mahkemesi halele uğratabilir. Zira umumi müktesep hakkın tanınması amme intizamı düşüncesiyle kabul edilmiş bir esastır. (04.02.1959 gün ve 1957/13 E- 1959/5 K sayılı YİBK).

Somut olaya gelince, Mahkemece bozma ilâmına uyularak karar verilmesinde bir isabetsizlik yok ise de; bozma ilâmı öncesi davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmediği ve bu hususun davacı tarafından temyize getirilmemesi nedeniyle davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeksizin bozma ilâmı sonrası tesis edilen hükümde davacı lehine davalılar aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438/7 hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davacı vekilinin tüm, davalı ... ve davalı ... vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı ... ve davalı ... Başkanlığının vekâlet ücretine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile “A-6” ibareli bendin hükümden çıkartılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin yatırılan harcın istek hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

21.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

§