"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/163 E., 2014/39 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Köyü'nde bulunan 1 18... parsel, 1 22... parsel, 1 23... parsel ile 1 31... parsel sayılı taşınmazların anneleri ..'ın ölümünden sonra taraflar arasında fiilen paylaşıldığını, müvekkillerinin dava konusu taşınmazlar içerisine ev ve su kuyusu yaptıklarını, meyve bahçeleri oluşturduklarını, taşınmazlar üzerindeki ortaklığın giderilmesi amacıyla Gülnar Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/226 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davasının açıldığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazlar üzerindeki muhtesat ve iyileştirmelerin müvekkilleri tarafından yapıldığı ile taşınmazda oluşan değer artışının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların müşterek murisinin ölümü sonrasında mirasçıların aralarında taşınmazları taksim etmelerine karşın davacıların taksime uymadııklarını, taşınmazdaki muhdesatların muris tarafından meydana getirildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
1.Mahkemenin 18.05.2011 tarihli, 2009/15 Esas, 2011/88Karar sayılı kararı ile;
"...1. Davacıların davasının kısmen kabulü ile dava konusu1 18... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki elma bahçesinin davacılardan ... tarafından yapıldığının ve kendisine aidiyetinin tespitine, 1 22... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki elma bahçesinin davacılardan ... tarafından yapıldığının ve kendisine aidiyetinin tespitine, dava konusu 1 23... parsel üzerindeki elma bahçesi ile bahçe içerisinde yer alan kiraz , kayısı, şeftali, incir, asma, ceviz, fındık, erik, ayva, nar, şeftali ve elma ağaçları ile aynı parsel üzerindeki ev ve su kuyusunun davacılardan ... tarafından yapıldığının ve kendisine aidiyetinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2. Davacılar vekilinin dava konusu taşınmazlar üzerindeki muhtesatlara ilişkin iyileştirmelerinin ve değer artışları ile eksiltmelerinin ve değerlerinin tespitine ilişkin taleplerinin reddine..." karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Mahkemenin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararının süresi içinde davalı .. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 18.06.2012 tarihli, 2011/6598 Esas, 2012/4745 Karar sayılı kararı ile "...1.Dava konusu 1 18... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki elma ağacı niteliğindeki muhdesatların davacı ..., 1 23... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ev, kuyu ve elma dışındaki meyve ağacı niteliğindeki muhdesatların ise davacı ... tarafından meydana getirildiğinin mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen deliller ile doğru olarak belirlenmiş olmasına göre adı geçen davalının bunlara ilişen ve aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde olmadığı,
2. Davalının 1 22... parsel ve 1 23... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan elma ağacı niteliğindeki muhdesatlara ve oluşturulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelindiğinde; mahkemece belirtilen muhdesatlar yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç ve oluşturulan hüküm dosyada toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmediği, dava konusu elma ağacı niteliğindeki muhdesatların kadastro tespitinden önce meydana getirildiği ve muhdesatların üzerinde bulunduğu 1 22... parsel ve 1 23... parsel sayılı taşınmazların tespitlerinin (elma bahçesi niteliği ile 13.07.1995 tarihinde) kesinleştiği gün ile davanın açıldığı 16.02.2009 günü arasında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde sözü edilen kamu düzenine ilişkin 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığının belirlenmesi halinde salt bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiği, bu halde açıklanan muhdesatlar yönünden davanın esasına girilemeyeceği,
Hâl böyle olunca; davanın belirtilen muhdesatlar yönünden hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yasal düzenlemeler gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu, bu durumun yanı sra 1 22... parsel sayılı taşınmaz yönünden kabulüne karar verilen meyve ağacı niteliğindeki muhdesatların, yaşı, cinsi ve sayısı gibi ayırıcı niteliklerine hüküm yerinde yer verilmeksizin infazda kuşku yaratır şekilde hüküm oluşturulmasının isabetsiz olduğu..." gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2. Davacılar vekilince karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan Eski) 7. Hukuk Dairesinin 03.10.2013 tarihli, 2013/16108 Esas, 2013/16108 Karar sayılı kararı ile "...yerinde olmayan karar düzeltme isteğinin reddine..." karar verilmiştir.
3. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda karar başlığında yer alan 19.12.2014 tarihli ve 2013/163 Esas, 2014/39 Karar sayılı karar ile "...3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinin 3. fıkrasında, kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı düzenlemesinin yer aldığı...davacının davasını yasada belirlenen hak düşürücü süre dolduktan sonra açtığının anlaşıldığı..." gerekçesiyle "... davanın reddine..." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Mahkemenin yukarıda (IV.3.) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Kadastro çalışmalarının yapıldığı tarihten müvekkillerinin haberinin olmadığı,
b.10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; muhdesatın aidiyetinin tespiti istemlerine ilişkindir.
1. Somut uyuşmazlık incelenmeden önce usuli müktesep hak üzerinden kısaca durulması gerekmektedir. Usuli kazanılmış hak kavramı anlam itibariyle bir davada mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Usuli müktesep hak müessesesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda düzenlenmiş olmamakla beraber davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir.
Bozma kararına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşur ve mahkemece, bozma kararında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar çerçevesinde hüküm verme yükümlülüğü doğar. Usuli kazanılmış hak olarak tanımlanan bu durum, mahkemeye hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında ki esaslar çerçevesinde işlem yapma zorunluluğu getirir. Bu durum kamu düzeniyle ilgilidir. ( 09.05.1960 T, 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, HGK 29.05.2002 T, 7- 444/463 E.K sayılı kararı)
2. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de bozma ilamının gereklerinin yerine getirildiğinden söz etmek mümkün değildir. Dava konusu istemin ortaklığın giderilmesi davasına konu olan taşınmazlar üzerinde yer alan ev, su kuyusu ve meyve ağaçları niteliğindeki muhdesatlara yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay 7. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 18.06.2012 tarihli, 2011/6598 Esas, 2012/4745 Karar sayılı kararında; dava konusu 1 18... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki elma ağacı niteliğindeki muhdesatların davacı ..., 1 23... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ev, kuyu ve elma dışındaki meyve ağacı niteliğindeki muhdesatların ise davacı ... tarafından meydana getirildiğinin mahkemece doğru olarak belirlendiği, davalının bunlara ilişen itirazları ile diğer bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığına karar verildiği, öte yandan 1 22... parsel ve 1 23... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan elma ağacı niteliğindeki muhdesatlar hakkında verilen davanın kabulü kararının toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmediği, davanın yalnızca belirtilen muhdesatlar yönünden hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği ayrı ayrı belirtilmesine karşın, dava konusu muhdesatların tamamı hakkında kadastro tespit tarihinin üzerinden 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yukarıda (V.B.1-2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan hükmün BOZULMASINA,
Peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.