"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1878 E., 2025/1732 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/174 E., 2022/329 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tamamı müvekkilinin mülkiyetinde olan .. İli, .. İlçesi, .. Mahallesi, 4 46... parseldeki 5, 8, 15, 16 numaralı dört ayrı bağımsız bölümün 1/2 payları üzerinde intifa hakkı olan davadışı ...'in, müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında taşınmazları davalı ...Turiz. San. Tic. Ltd. Şti.'ne kiralaması sebebiyle taşınmazların davalı şirketçe haksız işgal edilmiş olduğunu, vaki işgaline son vermesi için davalı Şirkete noterlik vasıtasıyla gönderilen 27.12.2019 tarihli ihtarnameye diğer davalı ... tarafından yine noterlik vasıtasıyla gönderilen cevabi ihtarnamede taşınmazların kiralanmak suretiyle kullanıldığını belirtmiş olduğunu, oysaki bir taşınmazdaki 1/2 pay üzerinde intifa hakkı sahip olan kimsenin tek başına kiralama yetkisi bulunmayıp geçerli bir kiralamadan bahsedilebilmesi için pay ve paydaş çoğunluğu gerektiğini ileri sürerek; dava konusu taşınmazlara davalıların el atmasının önlenmesini, taşınmazların tahliye edilmesini, bu tutarın şimdilik 10.000,00 TL'sinin (fazlaya dair hak ve alacakları ile alacak miktarı belirli hale geldiğinde arttırma hakları saklı kalması kaydı ile) kira sözleşmesinin başlangıcı tarihinden itibaren tahsilini, bu hesaplama kabul edilmediği takdirde dava tarihinden geriye beş yıllık dönem için tespit ve hesap edilecek ecrimisilin 1/2 oranında yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; ecrimisil bedeli ve sair alacaklar yönünden zamanaşımı itirazları bulunduğunu, dava dışı ...'in de davaya dahil edilmesi gerektiği, kira kontratlarının müvekkili ... ile imzalandığını, taşınmazın bu suretle kullanılmakta olduğunu, ecrimisil şartlarının oluşmadığını, davacı ...'ın intifa hakkı sahibi olan ...'ın oğlu olup esasen taşınmazlar üzerinde tek ve asıl söz hakkı sahibi olanın aslında dava dışı ... olduğunu, davacının bu tasarruftan haberi olmamasının inandırıcı olmadığını, her ne kadar davaya konu edilmiş ise de 8 No.lu bağımsız üzerinde müvekkilinin bir kullanımı bulunmadığını ileri sürerek; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davacının söz konusu bağımsız bölümlerin maliki olup davacının babasının ise bu bağımsız bölümlerin yarı hissesi üzerinde intifa hakkı bulunduğu fakat 10.12.2020 tarihinde öldüğü, intifa hakkı sahibi davacının babası olan ... ile davalı ... arasında dava konusu 5, 15... No.lu bağımsız bölümler için kira sözleşmesi yapıldığı, davalı ...'ın bu kira sözleşmesine dayanarak taşınmazları kullandığı, keşifteki gözlem ve davalının beyanlarına göre 8 No.lu bağımsız bölümde davalının herhangi bir kullanımının bulunmadığı; davacının mülkiyet hakkına üstünlük tanınarak davalının 5, 15... No.lu bağımsız bölümlerdeki el atmasının önlenmesi gerektiği, davalının iyiniyetli olduğu ve kullanımının haksız olmadığı kanaatiyle ecrimisil isteminin reddi gerektiği..." gerekçesiyle; men'i müdahale yönünden davanın kısmen kabulüne, dava konusu .. İli, .. İlçesi, .. Mahallesi, 4 46... parsel sayılı taşınmazdaki 5, 15... No.lu bağımsız bölüme davalının el atmasının önlenmesine, 8 No.lu bağımsız bölüm yönünden el atmanın önlenmesi isteminin reddine, ecrimisil yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
Dava konusu taşınmazların davacı adına kayıtlı olduğu, taşınmazlarda 2/4 payda dava dışı 10.12.2020 tarihinde ölen ve aynı zamanda davacının babası olan ...'in intifa hakkı sahibi olduğu, davalı tarafın ise kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan haklarının bulunmadığı, davalı tarafın ile intifa hakkı sahibi arasında dava konusu edilen taşınmazlar hakkında kira sözleşmesi düzenlendiğini, intifa hakkı sahibi ile davalılardan ... arasında 5 ve 6 No.lu bağımsız bölümler için 15.05.2017 başlangıç tarihli, 15... No.lu bağımsız bölümler için ise 01.06.2017 başlangıç tarihli kira sözleşmeleri düzenlemiş ise de pay ve paydaş çoğunluğu sağlanmadan yapılan kira sözleşmesinin geçerli olmadığı, taşınmazların 1/2 payında intifa hakkı sahibi bulunanın üçüncü kişi olup davalı şirket yetkilisi ile akdedilen kira sözleşmesinin davacı yönünden bağlayıcılığı bulunmadığı, diğer yandan davacının taşınmazı fiilen kullanan şirket aleyhine el atmanın önlenmesini talep edebileceği, davalılardan ...'in şirket yetkilisi olduğu, pasif dava ehliyetinin bulunmadığı, taşınmazlardan 8 numaralı bağımsız bölümün davalı şirketin tasarrufunda bulunduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;
Davalı ... aleyhine açılan davanın pasif dava ehliyetine ilişkin dava şartı yokluğundan reddine, davalı ... Balıkçılık Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketi aleyhine açılan el atmanın önlenmesi talebinin kısmen kabulü ile 4 46... parsel, 5, 15... numaralı bağımsız bölümlere vaki el atmasının önlenmesine, 4 46... parsel, 8 numaralı bağımsız bölüme yönelik vaki el atmanın önlenmesi talebinin reddine, davalı şirket aleyhine açılan ecrimisil davasının 5, 15... numaralı bağımsız bölümler yönünden kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 05.05.2025 tarihli ve 2024/4473 Esas, 2025/2383 Karar sayılı ilamında; ''... Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davacının taşınmazı fiilen kullanan şirket aleyhine el atmanın önlenmesini talep edebileceği, davalılardan ...'in şirket yetkilisi olup pasif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... hakkında pasif dava ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalılardan ..in, yapılan keşif sırasında dava konusu 5, 16... numaralı bağımsız bölümlerin kendisi tarafından kullanıldığını beyan ettiği, gerek yargılama sırasında gerekse temyiz dilekçesindeki beyanlarında bahsi geçen taşınmazların kendisi tarafından kullanıldığını kabul ettiği, bunun yanında; davalılar ... ile ... Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketinin birlikte mahkemeye başvurarak kira bedelinin yatırılacağı tevdi mahalli tayini isteminde bulundukları, Mahkemece tevdi mahalli tayin edildiği, diğer yandan, davalı ...'in davalı şirketin imza yetkilisi olmasına rağmen kira sözleşmesini kendi adına imzalamış olması, dava konusu taşınmazların şirketin işlettiği restaurantın mutfak işleri ve deposu olarak kullanılması karşısında kullanan ve kullandıranın birlikte sorumlu olduğu, dolayısıyla Bölge Adliye Mahkemesince davalı şirket ve davalı ...'in her ikisinin de el atmanın önlenmesi ve ecrimisilden sorumlu olduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Temyize Konu Edilen Karar
Gerekçe ve Sonuç:
Bölge Adliye Mahkemesinin başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak;
"...Davacı tarafından davalılar ... Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve ... aleyhine yöneltilen el atmanın önlenmesi talebinin kısmen kabulü ile, davalıların .. İli, .. İlçesi, .. Mahallesi, 4 46... parsel, 5, 15... No.lu bağımsız bölümlere el atmasının önlenmesine, 8 No.lu bağımsız bölüme yönelik el atmanın önlenmesi talebinin reddine, davacının davalılar ... Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve ... aleyhine yönelttiği ecrimisil davasının 5, 15... No.lu bağımsız bölümler yönünden kabulü ile;
a)5 No.lu bağımsız bölüm yönünden;
15.05.2017 - 14.05.2018 tarihleri arası dönem için 5.400, 00... .05.2018 - 14.05.2019 tarihleri arası dönem için 6.252, 00... .05.2019 - 12.03.2020 tarihleri arası dönem için 6.878,83 TL olmak üzere toplam 18.530,83 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b)15 No.lu bağımsız bölüm yönünden;
01.06.2017 - 31.05.2018 tarihleri arası dönem için 6.600, 00... .06.2018 - 31.06.2019 tarihleri arası dönem için 7.644, 00... .06.2019 - 12.03.2020 tarihleri arası dönem için 7.952,40 TL olmak üzere toplam 22.196,40 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
c)16 No.lu bağımsız bölüm yönünden;
01.06.2017 - 31.05.2018 tarihleri arası dönem için 6.000, 00... .06.2018 - 31.06.2019 tarihleri arası dönem için 6.948, 00... .06.2019 - 12.03.2020 tarihleri arası dönem için 7.228,60 TL olmak üzere toplam 20.176,00 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
d)8 No.lu bağımsız bölüm yönünden ecrimisil talebinin reddine..." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili; el atmanın önlenmesi yönünde kurulan hükmün hukuka aykırı olduğunu, zira bir başkasının malının haksız yerel işgal edilmesi şartının gerçekleşmediğini, bilakis temelde bulunan kira sözleşmesinin taşınmazda intifa hakkı sahibi olan kişiyle imzalandığını, kuru mülkiyet sahibi davacının ise bu sözleşmeden haberdar olmakla zımni bir rızasının bulunduğunun tartışmasız olduğunu, hatta davacıya da kira bedellerinin ödenmiş olduğuna dair bilgi ve belgenin dosya kapsamında olduğunu, kira sözleşmesi tamamen fesholunmamış iken el atmanın önlenmesi ya da ecrimisil talebinde bulunulamayacağını, davalının haklı zilyet olduğunu, bu davanın açılmış olmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davalılardan ...'in kira sözleşmesini bizzat imzalamış olması sebebiyle hakkındaki davanın tümüyle reddi gerektiği gibi davalı şirket yönünden ise davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, bir alt kiralama söz konusu olmadığı için kullanan ve kullandıranın birlikte sorumlu olmalarının söz konusu olamayacağını, ayrıca bozma ilamı sonrasındaki Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu, son olarak Bölge Adliye Mahkemesince Yargıtay bozma ilamına uyulup uyulmaması konusunda bozmanın gereği olarak zorunlu olarak duruşma açılmış olup bu durumda davacı yararına istinaf mahkemesince duruşma vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek; kararının bu sebeple bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Ancak; Dairemiz bozma ilamı sonrasında Bölge Adliye Mahkemesine duruşma açılmış olması istinaf itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla olmayıp, bilakis bozma ilamı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince zorunlu olarak duruşma açılmış olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının "4c" bendininde "duruşma açılmış olması sebebiyle" yazılı şekilde davacı lehine 16.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Anılan husus kararın bozulmasını gerektirmiş ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/2 hükmü gereğince temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik aşağıda yer alan temyiz itirazının kabulü ile;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/2. maddesi uyarınca hüküm fıkrasından "4c" numaralı bendin çıkartılmasına ve hüküm fıkrasının sonraki bentlerinin buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.