Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

7. Hukuk Dairesi

Dosya2025/5481 E. 2026/76 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2025/17 E., 2025/95 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 1 23... parsel sayılı taşınmazdaki inşaatın doğu cephesindeki zemin kattaki dairenin 26.02.2014 tarihli adi yazılı "daire karşılığı proje yapım sözleşmesi" başlıklı belge ile dava dışı ...’ye taahhüt edildiğini, daha sonra 15.12.2015 tarihli temlik sözleşmesi ile dava dışı ..’a, ondan da yine temlik sözleşmesi ile 23.09.2016 tarihinde müvekkiline devredildiğini, müvekkili tarafından davalıya ihtarname gönderildiğini, söz konusu taşınmazın müvekkiline devredilmesi gerekirken devrin gerçekleştirilmediğini ileri sürerek taşınmazın müvekkili adına tescilini aksi hâlde taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, dava dilekçesinde bahsedilen temlikin asılsız olduğunu, zamanaşımı süresinin dolduğunu ve görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Ereğli (Konya) 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.07.2022 tarihli ve 2020/393 Esas, 2022/252 Karar sayılı kararında, tapuda kayıtlı olan dava konusu taşınmazın mülkiyetinin devrine yönelik yapılan sözleşmenin yasanın öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmaması sebebiyle geçersiz olduğunu belirterek tapu iptali ve tescil isteminin ikinci kademedeki tazminat talebinin reddine karar vermiştir.

IV. İSTİNAF

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 28.12.2023 tarihli kararında; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Dairemizin 23.10.2024 tarihli ve 2024/3265 Esas, 2024/4764 Karar sayılı ilâmında özetle, “Dava konusu 1 23... parsel sayılı taşınmazdaki 12 numaralı bağımsız bölüm dava tarihi itibariyle davalı adına kayıtlı bulunmadığından tapu iptali ve tescil talebinin pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken işin esası yönünden reddedilmiş olması doğru görülmemiştir. Öte yandan eldeki davada terditli talep olan tazminat isteği bakımından da bu isteğin davacının dayandığı sözleşmenin tarafına karşı ileri sürülmesi gerekirken, tarafı olmadığı sözleşmenin borçlusuna karşı ileri sürülmüş olması doğru olmadığından bu talep bakımından da pasif husumet yokluğundan redde karar verilmesi gerekir.” gerekçesiyle hükmün kesin olarak bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma İlâmına Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davanın asıl ve terditli talep yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar vermiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapan müteahhit olduğunu, müvekkil ile davalı arasında ilk aşamada doğrudan kurulmuş bir ilişki olmasa da zincirleme olarak davalı müteahhidin adi belge ile daire sattığı kişinin bu hakkını üçüncü kişiye yine adi yazılı bir sözleşme ile temlik ettiğini, tapu iptali ve tescil talebi yönünden verilen karar doğru olsa da alacak talebi yönünden davanın reddi kararının doğru olmadığını belirtmiştir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

07.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§