"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/346 E., 2025/107 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait .. ilçesi, .. Beldesi, ..-.. Mahallesinde doğusu ... ...'ye ait taşınmaz, batısı yol, kuzeyi ... ... ve ... ...'ye ait taşınmaz, güneyi yol ile çevrili tahminen 3600 m² miktarında taşınmaz olduğunu, taşınmaz içerisinde davacının mesken olarak kullandığı evi ve çevresinde meyveli ağaçlardan oluşan bahçesi olduğunu, bu taşınmazın evveliyatının çevresindeki diğer taşınmazlarla birlikte bir bütün hâlinde babası ... ...'e ait olduğunu, davacıya geçtiğini, murisin taşınmazı 1960 yılında imar ihya edip tarla hâline getirdiğini, dava konusu taşınmazın 1264 parsel numarası ile davalı ... adına tescil edildiğini belirterek ... numaralı parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı .. Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; davada idare mahkemelerinin görevli olduğunu, dava açmak için hak düşürücü sürenin geçtiğini, kazandırıcı zamanaşımı hükümlerine göre açılacak tescil davalarına konu taşınmazın tapuda kayıtlı olmamasının şart olduğunu, davacı tarafından zilyetlik koşulunun sağlanmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
2. 6360 sayılı Kanun uyarınca, .. Belediyesinin tüzel kişilik sıfatı kalmamış, Mahkemece .. Belediyesi ve .. Büyükşehir Belediyesi davaya davalı olarak dâhil edilmiştir.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davanın süre yönünden reddinin gerektiğini, taşınmazın 1986 yılında Belediye adına tescil edildiğini, tapulu taşınmazlarda tescilden itibaren 10 yıl içerisinde tapu iptal davasının açılabileceğini,10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığını, .. Belediyesinin davaların kabulüne dair Meclis kararının yok hükmünde olduğunu, zilyetlik koşullarının mevcut olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
4. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; tüzel kişiliği kaldırılan belde ve köylerin taşınmaz satış ve borçlanmalarının İçişleri Bakanlığının onayına tâbi olduğunu, kabule yönelik Meclis kararının yok hükmünde olduğunu, dava konusu taşınmazın tapu kütüğünde kayıtlı bir taşınmaz olduğunu, kazandırıcı zamanaşımı yolu ile bu taşınmazın mülkiyetinin kazanılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddedilmesi gerektiğini söylemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 14.06.2022 tarihli kararıyla; yargılama esnasında .. Belediye Başkanlığı tarafından sunulan kabul kararının usulüne uygun olarak alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 1264 parsel sayılı taşınmazın 06.11.2013 tarihli bilirkişi raporunun Ek 1 No.lu krokisinde 1264-A şeklinde etrafı kırmızı renkle çizili olarak gösterilen toplam 3379.19 metrekare yüzölçümündeki kısmın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile ifrazen davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, yasal hasım konumunda bulunan ... yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin III No.lu başlıkta belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuşlardır.
Dairemizin 03.04.2024 tarihli ve 2024/910 Esas, 2024/1939 Karar sayılı ilâmı ile; davalılardan ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, 1264 parsel yönünden davacının talebi kabul edilerek 3379.19 m²'lik kısmının tapu iptali ile davacı adına tesciline karar verilmişse de; Mahkemece teknik bilirkişiye ifraz projesi düzenlettirilerek bu projeye göre 1264 parsel sayılı taşınmazın Belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye encümeninden karar alınmak suretiyle, Belediye dışında ise İl İdare Kurulundan İmar Yasası ve Yönetmeliğine göre ifrazının mümkün olup olmadığının sorulmak suretiyle ulaşılacak sonuca göre davanın kabulüne karar verilmesi hâlinde taşınmaza son parsel numarası verilmek suretiyle bir karar verilmesi, taşınmazın ifrazının mümkün olmaması hâlinde ise iptaline karar verilen miktarın tapu kaydına tekabül eden pay oranı belirlenip oran belirlendikten sonra belirlenen orandaki payın iptali ile davacı adına tesciline, kalan payın davalı ... üzerinde bırakılması yönünde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile infaza elverişli olmayacak şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın .. Büyükşehir Belediyesi yönünden kabulü ile 1264 parselde bulunan taşınmazın davalı ... Belediyesi adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına oluşacak hisse toplamı 337919/873200 olarak kabul edildiğinde; 337919/873200 hissesinin davacı ... adına tesciline geride kalan 535281/873200 payın davalı ... üzerinde bırakılmasına, davanın .. Belediyesi yönünden husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
1. .. Belediyesinin 02.01.2014 tarihli 2014/05 sayılı davanın kabulüne ilişkin meclis kararının yok hükmünde olduğunu,
2. Taşınmazın tapuya kayıtlı olduğunu, zamanaşımı ile kazanılmasının mümkün olmadığını,
3. Kazandırıcı zamanaşımının koşullarının gelişmediğini,
4. .. Belediyesi yazı cevabında ifrazın mümkün olmadığının belirtildiğini ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; imar ihyaya dayalı zilyetlik nedeni ile tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
15.01.2026 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
K A R Ş I O Y
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/1-5, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddelerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Dava konusu .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesinde bulunan 1264 parsel sayılı 8.732,00 m² arsa niteliğindeki taşınmaz, kadastro çalışmaları sırasında, tapulama harici bırakılan yerlerden olup dava tarihinden önce imar uygulamasına tâbi tutulduğu, ihdasen davalının selefi olan ve tüzel kişiliği sona eren .. Belediyesi adına tescil gördüğü, hâli hazırda .. Büyükşehir Belediyesi adına tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı taraf, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hukuki nedenlerine dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, imar tarihine kadar kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilerek davalı ... Belediyesi adına kayıtlı bulunan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmaz dava açıldığı tarihte tapulu olduğundan 4721 sayılı Kanun'un 713. maddenin birinci fıkrasına dayanılarak açılan bu davada Belediye Meclisinin kabul kararına itibar edilemez.
Bunun yanı sıra; 4721 sayılı Kanun'un 713/3 hükmü gereğince tescil davası, Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılır.
Taraf teşkili dava şartı olup bu şart sağlanmadan işin esasına girilemez. Hazine taraf olmadan sadece belediyeye husumet yöneltilerek açılan davada, Belediye Meclisinin kabul kararına itibar edilemez. Taraf teşkilinin yaygınlaştırılarak ..nin de davaya dâhili ve yasal koşullar araştırılarak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Hâl böyle olunca, Yerel Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına iştirak edemiyorum.