"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1100 E., 2025/2148 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/421 E., 2023/891 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, .. Mahallesi .. Caddesi No:.. K:.. Daire:.. ../.. adresinde fiilen daire şeklinde kullanılan taşınmazın tapuda kayıtlı arsa payını 03.09.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı tapu işlemiyle davalıdan satın aldığını ancak zilyetliği devir borcunu yerine getirmediğini ileri sürerek davaya konu .. ilçesi, .. .. .. .. .. mevki 22... parselde kayıtlı 1 numaralı bağımsız bölüm sayılı taşınmazın zilyetliğini davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davaya konu daireyi 7-8 ay önce davacıya sattığını, davacının taşınmazı kiraya vereceğinden kendisine kiracı olmak istediğini belirttiğini ve aylık 2.000,00 TL kira parasını davacıya verdiğini, davacının hemen ertesi gün kaymakamlığa giderek kendisinden şikayetçi olduğunu, emlakçı aracılığıyla 2.000,00 TL üzerinde anlaştıklarını, sonradan arkadaşına 2.500,00 TL'ye vereceğini söylemesi üzerine kendisinin de inat ederek çıkmadığını, 5-6 aydır da davacının kira almadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut olayda, davaya konu taşınmazın davalı tarafından davacıya satıldığı, davacının davalıya verdiği 1 aylık sürede taşınmazı tahliye etmediği, .. Kaymakamlığı'nın 20.10.2021/18 karar tarih ve sayılı kararı ve ekleri incelendiğinde de taraflar arasında kira sözleşmesi kurulmadığı, davacının davalıya evi boşaltması için bir aylık süre verdiği, davalının 1 aydan sonra oturumunun haksız olduğu..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ve dâhili davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının hazır bulunduğu ön inceleme duruşmasında ihtarat içerir şekilde delillerini sunması için yasaya uygun şekilde süre tanındığı, davalının delil dilekçesi ile tanık isim ve adreslerinin bildirmediği, bu nedenle istinaf dilekçesinde belirtilen emlakçının tanık ile dinlenme olanağı olmadığı, keza kaymakamlığa yapılan başvuruya ilişkin dosya içeriği ve davalının cevap dilekçesi içeriğinde yer alan beyanlarına göre davacı ile davalı arasında satış sözleşmesi sonrasında kira sözleşmesinin kurulduğundan bahsedilemeyeceği, davalının davacı tarafından tanınan bir aylık süre bakımından kullanım bedeli ödediği, taraflar arasında geçerli bir kira sözleşmesi olduğunun davalı yanca yöntemince ispat edilemediği, yasal ve yeterli gerekçeye göre kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; davalıya dava dilekçesinin tebliğ edilmediğini, savunma hakkının kısıtlandığını, taraflar arasındaki sözleşmenin uygulanmadığını, tanık dinletme talebinin gerekçesiz reddedildiğini, davalının yaşlılığı dolayısıyla kandırıldığını, emlakçı ile karşı taraf vasıtasıyla görüştüğünü, kim olduğunu bilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.