"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/42 E., 2025/262 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma talebinin miktardan reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Köy Tüzel Kişiliğine ait taşınmazdan çıkan suyun yaklaşık 20 yıldır boru döşenmek suretiyle davacılar tarafından içme suyu olarak kullanıldığını, davalı köy sakinlerinin bu boruları tahrip ederek su yolunu değiştirdiklerini, bu nedenle dava konusu suya el atmanın önlenmesi ile 1.000,00 Tl ecrimisil bedelinin davalıdan tahsilini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; suyun çıktığı taşınmazın Köy Tüzel Kişiliğine ait olduğunu, suyun kadimden beri müvekkili köy tarafından kullanıldığını, yaz aylarında içme suyu ihtiyaçları için yeterli olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.02.2022 tarih ve 2021/332 Esas, 2022/98 Karar sayılı kararında özetle; davacıların su ihtiyacının bulunduğu, suyun davalı tarafından mevcut hâlde hayvanlar için kullanıldığı, içme suyunun hayvanların su ihtiyacına göre öncelik taşıdığı, davalı Köy Tüzel Kişiliğinin nüfusu ve hayvan sayısı dikkate alındığında keşif sırasında tespit edilen dava dışı su kaynaklarının davalı Köy Tüzel Kişiliğinin ihtiyaçlarını karşılar nitelikte olduğu gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda; dava konusu su kaynağının her ayın biri ile onu arasında (birinci ve onuncu günü dâhil olmak üzere) davalı Köy Tüzel Kişiliği; her ayın on biri ile ayın son günü arasında (on birinci ve sonuncu günü dâhil olmak üzere) davacılar tarafından kullanılacak şekilde el atmanın önlenmesine, ecrimisil talebinin ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 18.02.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce verilen 27.12.2023 tarihli kararda özetle; uyuşmazlığın niteliği gereği tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek bilirkişi raporları da dikkate alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, taşınmaz başında farklı tarihlerde yapılan keşifler sonrası dosyaya ibraz edilen jeoloji bilirkişi raporları arasında suyun niteliği ve miktarı hususunda çelişki bulunduğu ve bu çelişki giderilmeden karar verilmemesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesinin başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davaya konu suyun davalı adına kayıtlı çayır vasıflı taşınmazdan çıktığı, suyun davalının taşınmaz sınırlarını aşacak debide olmadığı, su kaynağının yeri, davacılar tarafından suyun kendi hâlinde aktığını beyan ettikleri su hattı, geçtiği güzergahın uzunluğu ve dava konusu su kaynağının debisi karşılaştırıldığında, suyun çıktığı alanı geçerek açık kanalla en az 1700-1800 metre mesafedeki davacı taşınmazlarına isale olmasının teknik olarak mümkün olmadığı, dava konusu su kaynağının çıktığı alanın sınırlarını aşarak arazinin dışına çıkabilecek ve bir akarsu oluşturabilecek kadar debiye sahip sulardan olmadığı, dolayısıyla dava konusu suyun davacı tarafça belirtilen arazilerin sulanması ya da içme suyu ihtiyacı için kullanılabilecek sulardan olmadığı özel sulardan olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, rapor veren bilirkişilerin keşif işlemine katılmadan dosyada mevcut eski raporları değerlendirerek rapor düzenlediklerini,
2. Bozma ilâmı doğrultusunda yapılan keşif sonucu alınan 06.11.2024 tarihli rapordaki değerlendirmelerin hükme esas alınan raporda değerlendirilmediğini,
3. Keşifte suyun arazi dışına taştığı 06.11.2024 tarihli raporla tespit edilmesine rağmen Mahkemece suyun arazi dışına taşmadığı gerekçesiyle hüküm kurulmasının yanlış olduğunu,
4. Davalı köye ait hayvanların sadece bu kaynaktan su ihtiyacını karşılamadıklarını, bu kaynağın köye 5 km. uzaklıkta olduğunu, hayvanlar buraya gelene kadar su ihtiyaçlarını farklı kaynaklardan karşıladıklarını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; suya el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
06.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.