Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

7. Hukuk Dairesi

Dosya2025/5330 E. 2026/369 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/346 E., 2021/103 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili; 10.10.2011 tarihinde vefat eden muris ...'in terekesinin borca batık olduğunu ileri sürerek; mirasın hükmen reddini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; “davanın kabulüne” karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce; eksik araştırmayla yetinilerek karar verilmiş olmasından bahisle karar bozulmuş, karara karşı taraf vekillerince karar düzeltme başvurusunda bulunulmuştur.

Dairemizce; “Davacılar vekilinin süresinde olmayan karar düzeltme isteminin reddine, davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarına gelince; murisin ölüm tarihi itibariyle ..., .. Bankası, .., .., .. Bankası haricindeki bankalarda mevduat hesabının bulunup bulunmadığının, muris adına kayıtlı araç bulunup bulunmadığının, mirasçıların mirası kabul anlamına gelebilecek davranışlarının araştırılmamasının doğru görülmediği;

Davacının verdiği vekaletnamede mirasın reddini içeren özel yetki bulunmadığından davacı vekiline özel yetkiyi içeren vekaletname sunması için süre verilip özel yetki içeren vekaletname verildiğinde yargılamaya devam olunarak bir hüküm kurulması gerekirken bu hususun göz ardı edilmesinin yerinde olmadığı;

Davanın niteliği gereği davalı-alacaklıların, murisin terekesinin borca batık olduğunu bilmedikleri, bilmelerinin de mümkün olmadığı, terekenin borca batık olup olmadığına yapılan yargılama sonrasında karar verildiği göz önünde bulundurularak yargılama gideri ve harçtan davalıların değil davacıların sorumlu tutulması, davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiş;

Öte yandan davalı vekili, davacıların murise ait ..’deki taşınmazları kullandıklarını, kiraya vererek gelir sağladıklarını beyan etmiş olması karşısında Mahkemece davacıların murisin taşınmazlarını kullanıp kullanmadıklarına ilişkin emniyet araştırması yapmadan, eksik araştırma ile hüküm kurulması da doğru olmamış;

Mahkemece verilen hükmün anılan gerekçelerle bozulması gerekirken sehven değişik gerekçeyle bozulduğu karar düzeltme isteği üzerine bu kez yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından karar düzeltme isteğinin kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına” karar vermek gerekmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; “Murisin yapılan mal varlığı araştırmasında ada 196, parsel 2-7-10, ada 172, parsel 5, ada 187, parsel 1, ada 166, parsel 25'de 3/28 paya sahip olduğu, ada 170, parsel 1'de ise 3/56 payının bulunduğu, murisin ölüm tarihi itibariyle toplam değerinin 24.935,80 TL olduğu, ada 964, parsel 55'de kayıtlı taşınmazın 4/168 payına sahip olduğu, ölüm tarihi itibariyle murisin payının 67.982,00 TL değerinde olduğu, bankalarda herhangi bir parasının bulunmadığı, başka mal varlığının tespit edilemediği, üzerine kayıtlı taşınmazların toplam değerinin ölüm tarihi itibariyle 92.917,80 TL olduğu;

Murisin terekesinin ölüm tarihi itibariyle aktifinin 92.917,80 TL olmasına rağmen, pasifini oluşturan İstanbul 13. İcra Dairesinin 2003/9270 takip dosyasındaki borç miktarı 204.306,26 TL olduğundan muris ...'in terekesinin aktifinin pasifini karşılamaya yeterli olmadığı, bu suretle borca batık olduğu” gerekçesiyle terekeyi sahiplenme anlamında herhangi bir işlemi tespit edilmeyen, ..., ... (TC Kimlik ..), ..., ... .. yönünden açılan davanın kabulüne;

Davacılar ..., .. .., ... (TC Kimlik ..) yönünden yapılan incelemede; murisin hissedar olduğu ada 196, parsel 2-7-10, ada 172 parsel 5, ada 187 parsel 1, ada 166 parsel 25, ada 170 parsel 1 bulunan taşınmazların davacılar tarafından murisin ölüm tarihinden sonra kullanıldığı, mirasçıların mirası kabul anlamına gelebilecek davranışta bulundukları ve mirası hükmen reddetmiş sayılmalarının koşullarının oluşmadığı” gerekçesiyle bu davacılar yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırmayla karar verildiğini, terekedeki taşınmazların davacılarca kullanıldığını, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, mirasın hükmen reddi talebine ilişkindir.

1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§