Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

7. Hukuk Dairesi

Dosya2025/5327 E. 2026/368 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/3837 E., 2025/1613 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2017/134 E., 2018/331 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu 1 ve 3 numaralı bağımsız bölümleri 14.12.2015 tarihinde satın aldığını, apartmanın 2012 yılında inşa edildiğini ve kat mülkiyeti bulunan 11 bağımsız bölümden oluştuğunu, taşınmaz kaydında önceki malikler zamanında davalı ... lehine 28.10.1954 tarihli ve .. yevmiye numaralı 107.250,14 ETL (0,10 TL) bedelli birinci derecede bila faiz ipotek tesis edildiğini, davalı lehine tesis edilen ipoteğin taşınmazın satış işleminden kaynaklandığını ve satış bedelinin teminat altına alınması için verildiğini, akabinde anılan ipoteğin tapu müdürlüğünün 01.12.2011 tarihli ve ... yevmiye numarasıyla her bir bağımsız bölüm hissesine 9,00 ETL olarak dağıtıldığını, bu nedenle müvekkilinin maliki olduğu her iki bağımsız bölümün kaydında davalı lehine 9,00 ETL olmak üzere ipotek kaydı bulunduğunu, davalı tarafın haksız ve fahiş taleplerle taşınmazdaki takyidatı kaldırmadığını ileri sürerek; dava konusu bağımsız bölümler üzerindeki ipoteğin fek’kine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazda yapılan devir nedeni ile herhangi bir bedelin Belediyeye ödenmediğini ve bu nedenle taşınmazlar üzerine ipotekler konulduğunu, daha sonra malikin dava konusu bağımsız bölümleri davacıya sattığını, ipotek bedelinin güncelleştirilerek (309.204,00 TL olarak) Belediyeye ödenmesini, aksi hâlde davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince; “kaldırılması istenilen ipoteğin akit tablosuna göre 28.10.1954 tarihinde 107.250,14 ETL (1,23 TL) bedelle ve faizsiz olarak tesis edildiği, bu hâliyle ipoteğin kesin borç-karz ipoteği niteliğinde olduğu, kesin borç ipoteğinde alacaklının ancak ipotek akit tablosunda belirtilen ana para ve fer'îleri olan miktarla sınırlı olarak talepte bulunabileceği, bunun dışında bir uyarlama imkânı bulunmadığı” gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 ve 3 numaralı bağımsız bölümlerin tapu kaydında davalı lehine konulmuş 28.10.1954 tarihli ve ... no.lu ipotek kaydının (9 ETL bedelli, 01.12.2011 tarihli ve ... yevmiye no.lu) kaldırılmasına, kararın kesinleşmesinden sonra depo edilen ipotek bedeli 5,00 TL'nin davalıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; “dava dilekçesinde dava değerinin 9,00 TL olarak gösterildiği, bu miktar üzerinden maktu peşin harç yatırıldığı, davaya konu terkinine karar verilen ipotek bedelinin 5,00 TL olduğu, 6100 sayılı Kanun'un 341. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.560,00 TL'ye kadar verilen hükümler, verildiği tarih itibariyle kesin olduğundan istinaf yoluna başvurulmasının mümkün olmadığı, somut olayda terkinine karar verilen ipotek bedelinin istinaf kesinlik sınırı olan 3.560,00 TL'nin altında kaldığı” gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir.

Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 17.05.2019 tarihli ek karar ile; “6100 sayılı kanunun 366. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 346. maddesi uyarınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddine” karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce: "her ne kadar ilk derece mahkemesince davaya konu bağımsız bölümlerde bulunan ipoteklerin 5 TL depo bedeli yatırılması üzerine kaldırılmasına karar verilmiş ve dava 5 TL üzerinden kabul edilmişse de davalı ipotek lehdarının ipotek bedeli yönünden itirazları ve ipotek bedelinin 309.204,00 TL olması gerektiği yönünde iddiası bulunduğundan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 17.05.2019 tarihli ek kararı kaldırılarak davalının temyiz incelenmesine geçildiği; uyuşmazlığın ipoteğin hangi bedel üzerinden kaldırılması gerektiğine ilişkin olduğu, dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığından bahsedilemeyeceğinden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince davalı vekilinin istinaf itirazlarının esastan değerlendirilmesi gerekirken başvurusunun usulden reddine kesin olarak karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince; “önceki karardaki gerekçeye ek olarak davalı tarafından ipoteğin taşınmazın güncel bedeli ödenerek kaldırılması istenilmiş ise de harcı yatırılmış bir karşı davanın bulunmadığı, kanun yolu kesinlik sınırının harçlandırılan ve hükme esas alınan değere göre belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle direnme kararı verilmiş, direnme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

Hukuk Genel Kurulunca; “her ne kadar hüküm altına alınan ipotek bedeli karar tarihindeki istinaf sınırının altında kalsa da davalı taraf yargılama aşamasında ve özellikle istinaf dilekçesinde belirlenen ipotek bedelini kabul etmediğini bildirmiş ve ödenmeyen bedel için .. Büyükşehir Belediye Meclisinin 17.03.2017 tarihli ve 412 sayılı kararıyla .. ilçesi 2017 yılı rayiç bedeli olan 309.204,00 TL’nin ödenmesine yönelik savunmada bulunmuştur. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince davalının bu talepleri nazara alınmadan, 6100 sayılı Kanun'un istinaf kanun yoluna ilişkin hükmü eksik ve hatalı değerlendirilmek suretiyle hüküm altına alınan ipotek bedeli gerekçe gösterilerek istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi isabetli değildir. Hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire kararına uyulması gerekirken direnme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” gerekçesiyle direnme kararı bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile: “1 ve 3 No.lu bağımsız bölümlerin 14.12.2015 tarihinde ipotekli olarak satış edinme sebebine istinaden davacı adına tapuya tescil edildiği, davacının taşınmazları ipotekle yükümlü olarak satın aldığı, ipoteğin dayanağı 28/10/1954 tarih ve .. yevmiye No.lu resmî senedin incelenmesinde taşınmaz davalı ... adına kayıtlı iken arsanın satış bedeli kanuni ipotek karşılığı olmak üzere .. Liman ve Dokları Gemi Sanayi İşletmeleri Yapı Kooperatifine satıldığı ve 107.250,14 TL'lik ipotek tesis edildiği, sonrasında taşınmazda kat mülkiyeti tesis edildiği, 01.12.2011 tarih ve ... yevmiye numaralı işlemle ipoteğin 9 ETL bedelli olarak bağımsız bölümlere dağıtıldığı ve dava konusu davacının maliki olduğu bağımsız bölümler üzerinde dava konusu ipoteklerin tescili olduğu, davacı adına tapuda kayıtlı bağımsız bölümlerde tesis edilen ipoteğin karşılığı borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı, davalı vekilinin cevap dilekçesinde satış bedelinden 1.410,00 TL'nin ödendiğini beyan ve kabul ettiği, öncelikle taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri keşfen saptanması gerektiğinden, dairece re’sen tapu müdürlüğünden emsal satışlara ilişkin kayıtlar celp edildiği, taraf vekillerine emsal satışlara ilişkin delillerini sunmaları için süre verildiği, uzman bilirkişi aracılığıyla mahallinde keşif yapıldığı, uzman bilirkişi kurulunun gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye yeterli ve elverişli rapor ve ek rapor sunduğu, bağımsız bölümlerin arsa payına isabet eden ipotek bedeli üzerinden 1/4 peşin harç noksanlığının tamamlatıldığı, ipotek bedelinin depo ettirildiği ve depo edilen ipotek bedelinin bankada açılan vadeli hesapta nemalandırılması için bankaya yatırıldığı, bilirkişi rapor ve ek raporu ile davacı adına kayıtlı bağımsız bölümlerde arsa payına isabet eden ipotek bedelinin 33.727,57 TL olarak belirlendiği,” gerekçesiyle tapu kayıtları, resmî senet, keşif, bilirkişi kurulu rapor ve ek raporları doğrultusunda davanın kabulü ile davacı adına kayıtlı bağımsız bölümlerin tapu kaydındaki dava konusu ipoteğin fekkine, davacı tarafça depo edilen ve bankada açılan vadeli hesaba yatırılan 33.727,57 TL bedelin nemalarıyla birlikte davalıya ödenmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, değer tespitinin eksik olduğunu, davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmiş olmasının da hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, ipoteğin fek’ki istemine ilişkindir.

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§