Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

7. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4857 E. 2026/272 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1864 E., 2023/471 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Çerkeş Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2003/210 E., 2018/92 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı .. Org. Deri San. Toplu İşyeri Yapı Koop. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacı vekili dava dilekçesinde; .. İli, .. İlçesi, .. Köyünde yapılan kadastro çalışmaları esnasında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16. maddesine uygun yapılmayan tespitle müvekkili .. Köyünün mera niteliğindeki arazileri olan 1 01... parsel, 1 03... parselin ... adına ham toprak olarak tespit ve tescil edildiğini, daha sonra yine aynı taşınmazların Hazinece yapılan satışla davalı .. Organize Deri Sanayi Toplu İşyeri Yapı Kooperatifine devredildiğini, oysa dava konusu taşınmazların kadim köy merası olup mera, yaylak ve kışlaklar kamu mallarından olduklarından devletin hüküm ve tasarrufu altında olduklarını, özel mülkiyete konu olamayıp ne kayden ne de kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap edilemeyeceklerini, bu yeri satan ve alan kişilerin ise tapuya güven ile iyiniyet ilkesinden faydalanamayacaklarını belirterek; dava konusu .. Köyü 1 06... ve 1 03... parsel sayılı olarak ... adına tescil edilen ve sonrasında davalı ... tarafından yapılan satışla diğer davalı Kooperatifin mülkü olan taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazların ... Köyü adına mera olarak sınırlandırılmasını talep etmiştir.

2. Birleştirilen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; Çerkeş Asliye Hukuk Mahkemesinin asıl dava ile birleştirilen 2004/17 Esas sayılı dava dosyasına verdiği 24.12.2003 tarihli dilekçe ile; aynı iddialarda bulunarak dava konusu taşınmazların mera vasfıyla sınırlandırılmasını ve .. Tüzel Kişiliği adına aidiyetine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların ... adına tapulu iken diğer davalı Kooperatife ihale ile satıldığını, tapu kayıtları diğer davalı adına olduğundan Hazineye husumet düşmediğini, davanın öncelikle husumetten reddi gerektiğini, taşınmazların gerçek değerinin gösterilmediğini, gerçek değerlerinin tespit edilmesi ve buna göre harcın tamamlanması gerektiğini, taşınmazların mera niteliğinde olmadıklarını, yasal olarak niteliklerinin değiştirildiğini, satışın yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı Kooperatif vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazlardan 103 ada parsel sayılı taşınmazın ham toprak olarak ... adına kayıtlı iken, 1 01... sayılı parselin de Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün yazıları ile mera vasfı değiştirilerek ham toprak olarak tescil edilmesi sonrasında ihale üzerine yapılan satışla mülkiyetlerinin davalı kooperatife geçtiğini, satışların geçerli olduğunu, taşınmazların öncesinin mera olmadığını belirterek; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davaya konu 1 03... parsel ve 1 01... parsel sayılı taşınmazlar yönünden yapılan yargılamada, dosyamız kapsamındaki 22.09.2004 tarihli .. Valiliği vergi kayıt suretinde .. vergi kayıt suretleri çıkarılan meraların 1937 yılı arazi genel tahririnde .. Merası olarak yazıldığının görüldüğü, keşif esnasında mahalli bilirkişilerce verilen beyanla bu taşınmazların kadimden beri .. ve ... köyü tarafından ortak mera arazi olarak kullanıldığı, bahsi geçen vergi kaydındaki mera arazisinin dava konusu ada ve parseller olduğu, vergi kaydı ve mahalli bilirkişi beyanları da dikkate alındığında kadimden beri mera arazisi olarak kullanıldıkları, ziraat bilirkişisi tarafından hazırlanan raporda da dava konusu taşınmazların 'mera' vasıflı olduklarının belirtildiği, arazide kâl'i gerektirecek bir yapı vs. tespit edilmediği, dava konusu taşınmazların .. ve ... köyünün müşterek mera arazisi oldukları ve intifasının her iki köye müştereken ait olacağı kanaatine varıldığı..." gerekçesiyle; asıl davanın ve birleştirilen davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine;

.. İli, ... İlçesi, ... Köyü, .. Mevkiinde 104811.34 m² miktarındaki ham toprak vasfıyla .. Organize Deri San. Toplu Yapı Kooperatifi adına tapuya kayıtlı 1 03... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile; Mera vasfı ile ... adına özel sicile tesciline, mera olarak .. ve ... Köyünün müştereken intifasına,

.. İli, .. İlçesi, ... Köyü, .. Mevkiinde 101159.86 m² miktarındaki ham toprak vasfıyla .. Organize Deri San. Toplu Yapı Kooperatifi adına tapuya kayıtlı 1 01... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile; Mera vasfı ile ... adına özel sicile tesciline, mera olarak .. ve ... Köyünün müştereken intifasına,

.. ne yönelik açılan davanın taraf sıfatı bulunmaması nedeniyle usulden reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı .. Org. Deri San. Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı .. Org. Deri San. Toplu İşyeri Yapı Koop. vekili temyiz dilekçesinde: Mahkemenin eksik incelemeler neticesinde bilirkişi raporlarına, usul ve kanunlara aykırı karar verdiğini, davacı tarafından bildirilen, köy nüfusuna kayıtlı taraf niteliği taşıyan tanıkların yerel bilirkişi olarak kabul edilip beyanları hükme esas alınarak hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğunu, dava konusu gayrimenkullerin, ihaleden çok önceki tarihlerde ham toprak vasfıyla tapuya kaydedildiklerini, davacılar tarafından süresi içerisinde kadastro mahkemesine dava açılmadığı gibi sonrasında da Hazineye karşı açılmış tapu iptali ve tescil davası bulunmadığını, bu sebeple dava konusu gayrimenkullerin ham toprak vasfında olduklarının kabulüyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesinin doğru olmadığını, 1937 yılından bu yana tutulan resmî kayıtlarda da dava konusu gayrimenkullerin mera vasfında olmadığını, dolayısıyla evveliyatının mera olmadığını yönünde değerlendirme yapılması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık; dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile mera olarak sınırlandırılması istemine ilişkindir.

1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre, özellikle de evveliyatı mera olan taşınmazlarla ilgili iyiniyetli kazanım iddiasında bulunulamayacağı ve davalının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesinin koruyucu özelliğinden yararlanamayacağı gözetilerek usul ve kanuna uygun olup istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§