Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

7. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3342 E. 2026/374 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/691 E., 2025/944 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 5. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/209 E., 2024/38 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının dava konusu 1 21... parsel sayılı mera arazisinin üzerine ev, ahır ve tandır yapmak suretiyle taşınmazı kullandığını, .. Valiliği tarafından men kararı verildiğini ancak davalının merayı terk etmediğini ileri sürerek, davalı tarafça meraya el atmanın önlenmesine, üzerine yapılan binaların yıkılmasına, 1.523,82 TL meranın eski hâle getirme bedelinin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesi sunmamış olup yargılama aşamasında davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davalının dava konusu 1 21... parsel sayılı taşınmaza parselin ev, ahır ve tandır yapmak suretiyle müdahale ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, el atmanın önlenmesine, taşınmazda bulunan yapıların kâl'ine, eski hâle getirme bedeli olarak tespit edilen 3.395,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle;

a. Dava konusu kamu orta malı niteliğindeki taşınmazın bir bölümüne davalı tarafından haksız şekilde el atıldığı,

b. El atmanın önlenmesi ve yapıların kâl’ine hükmedilmesinin doğru olduğu,

c. Ancak el atılan yerin harman yeri vasfında olup mera niteliğinde bulunmadığından eski hâle getirmesinden söz edilemeyeceği,

d. Dolayısıyla eski hâle getirme bedeli isteminin yerinde bulunmadığı,

e. Ayrıca belirlenen taşınmaz değeri üzerinden nispi harca ve davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun re’sen gözetilen sebeplerle kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, el atmanın önlenmesine, taşınmazda bulunan yapıların kâl'ine, eski hâle getirme bedeli talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya uygun olmadığını, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini, dava konusu parselin bulunduğu köydeki pek çok mera alanı üzerinde yapı bulunduğunu, İl Milli Emlak Müdürlüğünün köydeki bazı mera parsellerinin vasfını değiştirip satışa çıkardığını, bu parsellerin dava konusu parsele emsal teşkil ettiğini, müvekkilinin dava konusu parselin mera vasfından çıkarılarak kendisine devri için başvuruda bulunduğunu, başvurunun reddi hâlinde idari dava yoluna gidileceğini, gerekli belgelerin dosya kapsamına ibraz edilmesine rağmen bu hususların göz ardı edildiğini, mülkiyet başvurusu olumlu sonuçlanırsa davanın konusuz kalacağını, parselin mahallenin merkezinde kaldığını ve hayvancılığa uygun olmadığını, emsal parseller satıldığı hâlde bu parselin müvekkiline devredilmemesinin kötü niyet oluşturduğunu, yasal mevzuat ile taşınmazın vasfının değiştiğini, köydeki mera parsellerinin çoğunda yapı bulunduğunu ve Hazinenin sadece müvekkiline karşı dava açtığını, idarenin ve idare mahkemesinin kararının beklenmesi gerektiğini, beyan etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kamu orta malına el atmanın önlenmesi, kâl ve eski hâle getirme bedeli istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılan temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§