"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1315 E., 2025/1274 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mesudiye Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/197 E., 2024/350 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimince hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ve annesinin müvekkiline ait 1 67... parsel sayılı arsa üzerinde bir ev yapmak istediklerini, inşaatın yapım aşamasında davacının annesinin inşaatın başında bulunduğunu, fakat inşaatın temelinden itibaren komşu 4 parsel sayılı taşınmaza 14.05 m²'lik bir tecavüz meydana geldiğini, bu taşma sebebiyle 4 parsel sayılı taşınmaza inşaatın uzatılabilmesi karşılığında inşaatın arka kısmındaki aynı miktar alanın davacı tarafından davalıların babası olan ....... bırakılması için .......... ile anlaşmaya varıldığını, bu anlaşma üzerine davacıların evi yapmaya devam ettiklerini ve ..... de kendisine bırakılan alana ağaçlar diktiğini, ancak babalarının ölümünün sonrasında davalıların davacıya karşı taşkın inşaat nedeniyle müdahalenin men'i ve kâl istemiyle açtıkları davanın (2022/103 Esas) kabul edilerek tecavüzün men'ine ve taşkın yapının kâl'ine karar verildiğini, bu hüküm sonrasında eldeki davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu belirterek; davanın kabulü ile davalılara ait .... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 67... parsel sayılı gayrımenkulün 14.05 m²'lik kısmının tapu kaydının iptali ile keşfen tespit edilecek uygun bedel karşılığında davacı adına devir ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların tamamının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, açtıkları men'i müdahale ve kâ'l istemli davanın istinaf aşamasında olup eldeki davanın bu nedenle bekletici mesele yapılması gerektiğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 725. maddesi uyarınca gerekli şartların oluşmadığı gibi en önemli şart olan iyiniyetin bu davada bulunmadığını belirtilerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Somut olayda: 1 67... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin 03/09/2009 tarihinde kesinleştiği, 05/06/2013 tarihinde de davacı tarafından satın alındığı, çaplı taşınmazlara yönelik elatmada kural olarak iyiniyet iddiasının dinlenemeyeceği, öte yandan taşkın yapı inşaa ederken kendilerinden beklenen özeni gösterdiklerine, resmi mercilere başvurarak ölçüm yaptırdıklarına dair davacı tarafça bir kanıt gösterilmediğinden davacı tarafın sübjektif iyiniyet iddiasının da iyiniyet kanıtlanamadığından dinlenemeyeceği, zira temliken tescil davalarının esaslı unsuru olan iyi niyetin kanıtlanamaması hâlinde diğer koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmasına gerek bulunmadığı, temliken tescil talebinin reddi gerektiği..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Somut olayda; temliken tescile konu olan yer, alınan bilirkişi raporuna göre krokide işaretlenen A-C-D noktaları ile gösterilmiş 14.12m²lik alan olup bu alanın değeri bilirkişi raporunda 5.055,67 TL olarak tespit edilmekle dava değeri 5.055,67 TL olup bu değerin karar tarihi olan 10/12/2024 tarihi itibariyle istinaf kesinlik sınırı olan 28.250,00 TL.nin altında kaldığı..." gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2 ve 352/1. maddeleri gereğince kesinlikten reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinde ileri sürdüğü aynı iddiaları temyiz dilekçesinde de tekrar etmiş ilave olarak; davalılarca daha önce 2022/103 Esas sayılı dava dosya üzerinden açılan el atmanın önlenmesi ve kâ'l istemli davanın halen derdest olup davaların birleştirilmesi taleplerinin Mahkemece dikkate alınmadığını, o dosyadaki anlatımlardan inşaatın davalıların murisi/babalarının bilgi ve rızasıyla yapılmış olduğunun açıkça anlaşıldığını, tapu iptali ve tescil davası açılmadığı için Mahkemece zorunlu olarak kâ'l kararı verildiğini, sunulan delillerin her iki dosya yönünden ortak değerlendirilmesi gerektiğini, taşan kısmın yıkılması halinde davacının evinin taşıyıcı sisteminin etkileneceğini, davalı tarafın ise değer kaybına uğramayacağının ve arsayı kullanımlarının etkilenmeyeceğinin açıkça anlaşıldığını, bu davada bedeli karşılığında tescil isteminde bulunduklarını, iyiniyetin bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince dava reddedilmiş ise de zaten bilmeden yapıldığı şeklinde bir iddialarının da bulunmadığını, inşaatın yapımı sırasında kısmi arsa takası konusunda murisle anlaşmaya varıldıktan sonra mirasçılar tarafından eldeki davanın kötüniyetle açıldığını belirterek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; taşkın bina yapımı nedeniyle temliken tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.