Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

7. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3078 E. 2026/591 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/301 E., 2025/931 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/196 E., 2022/357 K.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; ..... ili, ..... ilçesi, .... Mahallesi, 442 parsel sayılı taşınmazın müvekkilinin dedesi ... .... adına kayıtlı iken ölümü ile çocukları adına kaydedildiğini, çocuklarından biri tarafından açılan Aydın Sulh Hukuk Mahkemesinin 1960/607 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davasında bu taşınmazın aynen taksimine karar verildiğini, 1 70... , 46, 47, 48... parsel olarak ifraz edildiğini, 48 parselin 47... parsel lehine hususi yol olarak kaydedildiğini, davalıların 47... parselin malikleri olduğunu, hiçbir zaman 48 parseldeki yolu kullanmadıklarını, 48 parselin zeminde yol olmadığını, davalıların lehine yol verilen taşınmazların bitişiğinde yola bağlantısı olan başka taşınmazlara sahip olmaları nedeniyle bu taşınmazları yol olarak kullandıklarını ileri sürerek bedel ödenmeden yolun kaldırılmasını, müvekkili adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı tarafın yolu kullandığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

2. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, davacının müvekkillerinin kullanım hakkı olan ve kendilerine tahsis edilmiş yolu kullandırmadığını, yola ayrılan taşınmazı işgal ettiğini, Aydın 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/71 Esas sayılı dosyası ile davacıya karşı yola el atmanın önlenmesi davası açtıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, geçit hakkının şahıs lehine değil taşınmazların leh ve aleyhine kurulduğu, şu an malik olarak görünen kişilerin yolu kullanıp kullanmadıklarının bir öneminin olmadığı, önemli olan hususun taşınmazların yola ihtiyacının bulunup bulunmadığı, zira taşınmaz malın her zaman el değiştirme olasılığının olduğu ve yeni malikin başkasının taşınmazından geçmeye mecbur bırakılamayacağı, bilirkişi raporunda da davalılara ait taşınmazların yola ihtiyacının olduğunun belirlendiği, bu nedenle davacının talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 170 ada, 48 parsel sayılı taşınmazın davalı ...'ün maliki olduğu 1 70... parsel ve davalı ...'nin maliki olduğu 1 70... parsel lehine hususi yol olarak tescil edildiği, geçit hakkı kurulu bulunmadığı, hususi yoldan mutlak geçit ihtiyacı bulunan 47... parsel sayılı taşınmazların faydalandığı, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda zeminde yol olmadığını, buranın 1960 yılından bu yana hiç kullanılmadığını, davalı ...'nin 170 ada, 8 parsele bitişik yola 3 cephesi olan 170 ada, 9 ve 14 parsel numaralı taşınmazları bulunduğunu, bu taşınmazlardan geçerek dava konusu taşınmazına ulaşabileceğini, müvekkili adına kayıtlı 170 ada, 46 parsel ve davalı ...'ün 1/3 hissesi olan 170 ada, 45 parseli de kapsayan kapı olduğunu ve bu kapıdan ... 1 70... parsele istediği zaman hiç bir engelleme olmadan girip çıktığını, yol için hiçbir bedel ödenmediğini, keşif sırasında ziraatçı bilirkişinin olmamasına itiraz ettikleri hâlde dikkate alınmadığını, 1 70... -9-11-12-14 parsellerin yola bağlantılarını gösterir ayrıntılı paftasının dosyaya getirtilmediğini, bilirkişi raporundaki kroki ile rapor arasındaki çelişkinin giderilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, geçit hakkının kaldırılması istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§