Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

7. Hukuk Dairesi

Dosya2025/2937 E. 2026/421 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2227 E., 2025/543 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/152 E., 2021/517 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... terekesi Tasfiye Memuru ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ... .. ile .. .. arasında 01.01.1985 tarihinde yapılan kira sözleşmesine göre .. ili, .. ilçesi, .. Caddesi, No:../..'da bulunan taşınmazın ..'a kiraya verildiğini, davalı ...'ın ise ..'ın alt kiracısı konumunda olduğunu, ..'ın 25.05.2016 tarihinde öldüğünü, söz konusu taşınmazda davalı ... tarafından işletilen .. .. isimli işyerinin şu an aktif olmasa dahi taşınmazda davalının malzemelerinin bulunduğunu ileri sürerek davalının taşınmaza müdahalesinin men'ine, Nisan 2018 tarihinden itibaren her yıl için saptanan ecrimisil bedelinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesinde: davacılar tarafından talep edilen bedelin zamanaşımına uğradığını, 01.01.1985 tarihli sözleşmenin arsa kirasına ilişkin olduğunu, söz konusu tarihte belirtilen adreste herhangi bir yapı bulunmadığını, bu tarihte kira sözleşmesi ile birlikte davalıların murisi ... .. tarafından taşınmaz lehine üst hakkı tanındığını; bu üst hakkına dayanılarak mevcut adreste söz konusu yapı, masrafları tamamen kendileri tarafından karşılanarak yapıldığını, yapının taraflarınca 35 yıldır kullanıldığını, bu sebeplerle yapının maliki olduğunun kabulü gerektiğini; davacıların haksız ve dayanaksız davasının reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan keşif ve davacı tanık beyanlarından halihazırda dava konusu taşınmaza davalının müdahalesinin devam ettiği ve davacıların mülkiyet hakkına üstünlük tanımak gerektiği, işyerlerinin ..'ın babası tarafından meydana getirilmesinin bu dosya ile doğrudan irtibatının bulunmadığı ve anılan hususu kapsar herhangi bir yargılama da bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... terekesi tasfiye memuru tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında geçerli bir kira ilişkisi bulunmadığı, bu durumda davacı tarafın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 683. maddesi kapsamında el atmanın önlenmesini ve 4721 sayılı Kanun'un 995. maddesi kapsamında ecrimisil talep hakkı bulunduğu, ne var ki davaya konu taşınmaz bölümünün dava açıldığı tarih itibarıyla depo olarak kullanılmak suretiyle davalının tasarrufunda olduğu ancak tanık anlatımından taşınmazın boşaltıldığının belirtildiği, davacı asillerin de sundukları öne alım talepli dilekçe içeriğinde davalının ölümü ile mirasçılarınca taşınmazın fiilen tahliye edildiği bildirilmekle davalı ... Terekesi Tasfiye Memurunun istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, elatmanın önlenmesi talebi yönünden konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, 10.000,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı ... terekesi tasfiye memuru temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece kira sözleşmesine dayanılarak açılan İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/32 Esas, 2020/27 Karar sayılı dosyasında verilen kararın kesinleşip kesinleşmediğinin ve taşınmazda üst hakkı kurulduğuna dair davalının savunmasının araştırılmadığını, davalının, ağabeyi ...’ın ölümü sonrasında davacılara kira ödemeye devam ettiğini, bu durumun davacıların kira ilişkisine muvafakatlerinin bulunduğunu gösterdiğini, ecrimisil şartlarının oluşmadığını, el atmanın önlenmesi talebinin de reddi gerekirken konusuz kaldığının kabulü ile davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi, ecrimisil istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§