Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

7. Hukuk Dairesi

Dosya2025/2776 E. 2026/493 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/4 E., 2025/21 K.

BİRLEŞTİRİLEN 2021/148 ESAS, 2021/153 KARAR SAYILI DOSYADA

2. ... vd.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bafra 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/201 E., 2024/217 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı/birleştirilen davada davalı ... vekili ve asıl davada davalı/birleştirilen davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; zilyetliği çekişmeli olan ... ili, 19 ... ilçesi, (eski) 255, 2 56... parsel sayılı taşınmazların yıllardan beri murisleri ...'nın zilyetliğinde olduğunu, davalı kardeş ..’ın zilyetliğin kendisine ait olduğunu iddia ederek işlemler yapmaya çalıştığını, bu nedenle 256 parselde ... adına ve 257 parselde ... adına olan zilyetlik şerhlerinin iptaline, davacıların dava konusu her üç parselde veraseten zilyet olarak hak sahibi olduklarının tespitine, davalı ...'ın 255 parsele yönelik muarazasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... ile 24.07.2009, ... ... ile 04.10.2010 ve ... ile 07.08.2018 tarihlerinde zilyetlik devir senetleri düzenlendiğini, bu senetler ile dava konusu 255, 2 56... parsel sayılı taşınmazların zilyetliğinin davacıya devredildiğini, davacının taşınmazları uzun süredir kullandığını ileri sürerek; 255, 2 56... parsel sayılı taşınmazlarda bulunan zilyetlik şerhlerinin iptali ile davacının zilyet olduğuna dair şerh verilmesini talep etmiştir.

I. CEVAP

1. Davalı ... asıl davaya karşı cevap dilekçesinde özetle; dava konusu 256 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinde her ne kadar zilyet olarak kendisi yazılmış ise de, dava konusu parselin zilyedinin yıllardan beri ölen abisi olan ... olduğunu, taşınmazın ...’ın yasal mirasçılarına kaldığını bu nedenle davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.

2. Davalı ... vekili asıl davaya karşı cevap dilekçesinde özetle; davanın husumetten reddi gerektiğini, 255 parselde tarafların murisi olan ...’ın zilyet olduğuna dair şerh olduğunu bu nedenle bu parsel yönünden davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, taşınmazlarda zilyet olarak görünen kişiler ve davalı ... ile yaptığı zilyetlik devir sözleşmeleri ile dava konusu her üç taşınmazdaki zilyetliğin kendisine devredildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

3. Davalı ... vd. vekili birleştirilen davaya karşı cevap dilekçesinde özetle; sözleşmelerde ...'nın imzasının bulunmadığını, zilyetliğin miras yoluyla mirasçılara kanunen geçtiğini, dava konusu taşınmazların tamamının davacılara murisi ...’dan miras yoluyla geldiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle;

1. Asıl davanın kısmen kabulü ile; .... Mahallesi 11 30... (eski 257 ) parsel ve 11 30... (eski 256 ) parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının beyanlar hanesi kısmında geçen zilyetlik şerhlerinin iptal edilerek taşınmazın beyanlar hanesi kısmına "zilyedi muris ... Oğlu ... mirasçılarıdır” ibaresinin şerh düşülmesine, ... Mahallesi 11 30... (eski 255) parsel sayılı taşınmazın zilyetlik tespitine ilişkin talebin reddine, davacılarından ...'nın dava konusu 11 30... (eski 255) parsel sayılı taşınmazın zilyetlik tespitine ilişkin talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacılardan ...'nın ... Mahallesi 11 30... (eski 255) parsel sayılı taşınmaza davalı ...'nın muarazasının önlenmesi talebinin aktif husumet yokluğundan reddine, davacılardan ...'nın dava konusu 11 30... (eski 255) parsel sayılı taşınmaza davalı ...'nın muarazasının önlenmesi talebinin reddine,

2. Birleştirilen Bafra 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/148 Esas, 2021/153 Karar sayılı davada; dava konusu ... Mahallesi 11 30... (eski 255) parsel sayılı taşınmazın zilyetlik tespitine ilişkin talebinin, birleştirilen dosya davalılarından ... yönünden kabulü ile; 11 30... (eski 255) parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesi kısmında geçen “zilyedi ... oğlu ...'dır” ibaresinin iptal edilerek taşınmazın beyanlar hanesi kısmına "zilyedi muris ... Oğlu ... mirasçılarından 2...6 TC kimlik numaralı .... oğlu ... ve 2...2 TC kimlik numaralı ... Kızı ...'dır ” ibaresinin şerh düşülmesine, davacının diğer parsellere yönelik tüm taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar/davalılar ... vd. vekili, asıl ve birleştirilen davada davalı/davacı ... vekili ve Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeni hüküm kurularak, çekişmeli taşınmazların tespit tarihi 11.05.1994 olup davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu md.12/3'te düzenlenen on yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar vermiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Asıl ve birleştirilen davada davacı/davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;

a. Davalı ...'nın dava dosyasına sunduğu 07.08.2018 tarihli zilyetlik devri senedinin hukuki bir geçerliliği bulunmadığını, davacı ...'nın herhangi bir muvafakati bulunmadığını,

b. Davalı ...'nın 07.08.2018 tarihi itibariyle temyiz kudretine sahip olup olmadığının belirlenmesi talep edilmişse de Mahkemece bu yöndeki talepleri değerlendirilmeden eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.

2. Asıl ve birleştirilen davada davalı/davacı ... vekili temyiz dilekçesinde;

a. Davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,

b. Davacı ...’ın zilyetlik devir senetleri ile dava konusu her üç taşınmazdaki zilyetliği devir ve satın aldığını,

c. Dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan davacının evi kendi emek ve sermayesi ile inşa ettiğini, taşınmazların uzun süreden beri davacı tarafından kullanılmasına kimsenin itiraz etmediğini,

d. Davacı ...’ın dava konusu taşınmazların mülkiyetinin kendisine geçirilmesi amacıyla çeşitli kurumlara başvurduğunu, ancak taşınmazların zilyetliğinin müvekkiline ait olduğu resmî kurumlar tarafından tespit edilmesine rağmen davacıların haksız ve kötüniyetli davranışları nedeniyle mülkiyet devri yapılamadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık; asıl ve birleştirilen dava zilyetlik şerhlerinin iptali, zilyetliğin tespiti ve muarazanın giderilmesi istemlerine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davada taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§