Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

7. Hukuk Dairesi

Dosya2025/2726 E. 2026/297 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1398 E., 2025/270 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2017/1080 E., 2019/155 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili, müvekkillerinin babası ...’ın 30.04.2013 tarihinde öldüğünü, müvekkilleri hakkında muris ...'ın SGK borçları için icra takibi yapıldığını, murisin ölüm tarihinde terekenin borca batık olduğunu, murisin borca batık olması nedeni ile intihar ettiğini, müvekkillerinin kuruma olan borçları bilmediklerinden bu güne kadar mirası reddetmediklerini, kurumun kötüniyetli olarak borcun tahsili için uzun yıllar beklediğini ileri sürerek, terekenin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili, davacıların murisin müvekkili kuruma açtığı davayı sürdürdüklerini ve murisin ölümünden sonraki tarihte kurumdan muris adına 194.098,00 TL ödeme talep ettiklerini, kurumun mirası reddetmemiş olan davacılara ödeme yaptığını, bu şekilde davacıların terekeyi kabul etmiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mirasçılar adına davacı vekilinin ödeme talebinde bulunduğu, ödenmesi talep edilen bu miktarın terekeye tabi bir alacak olduğu, bu işlemin mirasçının mirası kabul anlamına gelen davranışı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TMK’nın 610/2. maddesine göre terekeyi sahiplenen mirasçının, mirası reddetme hakkı bulunmadığından ve davacı mirasçıların tereke alacağının kendilerine ödenmesine yönelik taleplerinin mirası kabul anlamına gelen davranışlardan olduğu anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; müvekkillerinin davalı kurumdan gerekçede belirtilen ödemeyi talep etmesinin terekeyi benimseme anlamına gelmediğini, terekenin korunması amacıyla yapılan zorunlu işlerden olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık; mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§