Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

7. Hukuk Dairesi

Dosya2025/2635 E. 2026/325 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2689 E., 2025/1071 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/248 E., 2023/199 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .. ilçesi, .. Mahallesinde bulunan 1 18... parsel sayılı taşınmazın hissedarlarından ..'in gaip kişi olduğu, mirasçılarının tanınmadığı, bilinmediği, davacıların soyunun dayandığı .. - kızı .. ..'nın aynı kişi olduğuna dair somut herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını ve davacıların mirasçı olduğuna dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığını, Bursa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 13/01/2015 tarihli, 2014/1887 Esas, 2015/37 Karar Sayılı kararı ile 1 18... parsel sayılı taşınmazın 1838/6840 hissesinin maliki .. kızı .. .. Defterdarının kayyım olarak atandığını, davalılar tarafından .. kızı .. ..'nın çocuk yaşta 1341 yılında öldüğünü ileri sürülerek mirasçılık belgesi talep edildiğini, Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18/06/2020 tarihli, 2019/448 Esas, 2020/664 Karar Sayılı kararla mirasçılık belgesi verildiğini, davalıların kayyımlığın kaldırılmasını talep ettiğini, Bursa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/1887 Esas sayılı dosyası ile açılan davada Mahkemenin 12/10/2021 tarihli, 2015/37 Karar sayılı ek kararla 1 18... parsel sayılı taşınmazın maliki .. isimli şahsın mirasçılarının tespitinin mümkün olduğu, bilinmeyen kişilerden olmadıkları gerekçesiyle .. Defterdarının kayyım olarak atanmasına ilişkin kararın kaldırılmasına ve .. Defterdarlığının kayyımlığının sonlandırılmasına karar verildiğini, Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/448 Esas sayılı dosyası ile açılan veraset ilamına ilişkin davanın .. Defterdarının kayyım atama tarihinden sonra açıldığını, taraf olarak kayyıma herhangi bir tebligatın yapılmadığını, davalıların mirasçı olduğuna dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını ileri sürerek Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18/06/2020 tarihli, 2019/448 Esas, 2020/664 Karar Sayılı mirasçılık belgesinin iptali ile ..'nin mirasçılığına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen mirasçılık belgesinin geçerliliği için belgelerin yeterli olduğunu, aksi hâlde davalıların murisleri ile .. kızı ..’in hissedar olduğu başkaca taşınmazların olup olmadığının da araştırılması gerektiğini, davacının amacının her beş yılda bir taşınmazı kullanan kişilerden tahsil ettiği ecrimisil bedelinden olmamak olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muris malikin mirasçılarının tespit edildiği ve kayyımlık kararının da bu nedenle kaldırıldığı, kararın da kesinleştiği ve kesin hüküm delili olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacı ...'nin bu iddiası kayyımlığın kaldırılmasına ilişkin Bursa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/1887 Esas, 2015/37 Karar sayılı dosyasında verilen 12.10.2021 tarihli ek karar ile değerlendirilmiş olup, dairemizin 2021/2280 Esas, 2022/1690 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusu esastan reddedilerek kesinleştiğine göre, davacı ...'nin veraset ilamındaki kişi ile kendisine kayyım atanan kişinin aynı kişi olmadığı iddiası ile veraset ilamının iptalini talep etmekte hukuki yararı bulunmamaktadır." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; 1 18... parsel taşınmazın hissedarların .. kızı ..'in gaip olduğunu, davacıların miras bırakanı .. kızı .. .. ile aynı kişi olduğuna dair somut bilgi ve belge bulunmadığını, veraset ilamına ilişkin davanın kayyım atama tarihinden sonra açıldığını, kayyıma tebligat yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Taraflar arasındaki uyuşmazlık veraset ilamının iptali istemine ilişkindir.

1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 598. maddesinde, başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, Sulh Mahkemesi'nce veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceği açıklanmıştır. Mirasçılık belgesi, aksi ispat edilinceye kadar, adına düzenlenmiş bulunan kişi ve kişilerin mirasçılığı lehine bir karine oluşturur. Bu belge; mirasbırakanla mirasçıları arasındaki irs (soy) ilişkisini göstermesi yanında mirasın (terekenin) mirasçılara intikalini de sağlayıcı bir işleve sahiptir.

2. 4721 sayılı Kanun'un 575. maddesi hükmüne göre, miras ölümle açıldığı gibi aynı Kanun'un 30.maddesi hükmüne göre de; nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde, gerçek durumun her türlü delille kanıtlanmasının mümkün olduğu düzenlenmiştir.

3. Mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davaların kural olarak hasımsız açılması ve çekişmesiz yargı yolu ile görülüp sonuçlandırılması gerekir. Bu olgunun sonucu olarak bu tür davalar sonucunda verilen hükümler kesin hüküm oluşturmadığı gibi, hatalı oldukları öne sürülerek her zaman için iptalleri de istenebilir. Resen araştırma prensibi egemen olan bu tür davalarda davacı taraf sadece miras bırakanın öldüğünü, kendisinin soybağı, evlilik veya evlat edinme nedeniyle miras bırakanın mirasçısı olduğunu ve dava dilekçesindeki diğer iddialarını kanıtlamak zorundadır. Nüfus aile kayıtlarını getirterek miras bırakanın diğer mirasçılarını tespit etmek ve tüm mirasçıların miras paylarını belirlemek ise hakimin görevidir.

4.Somut olaya gelince; davacı ... 1 18... parsel maliklerinden ..'in Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 18.06.2020 tarihli, 2019/4 48... /664 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali isteğiyle eldeki davayı açmış olup böylesi bir davada miras bırakanın mirasçılarının usulüne uygun olarak araştırma ve inceleme yapılmak suretiyle tespit edilmesi gerektiği kuşkusuzdur.

5. O halde; 1 18... parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağı getirtilerek varsa uygulanan tapu kaydının dayanaklarıyla beraber temin edilmesi, eğer tapu kaydına dayalı tespit söz konusu ise, tapu idaresinden nüfus kayıtlarının temini, ayrıca nüfus idaresinden ve gerekirse de Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden ..'in vukuatlı aile nüfus kayıt tablolarının getirtilmesi, gerekli olması halinde mahallinde keşif yapılması, tanık deliline dayanan tarafın tanıklarının dinlenmesi, ondan sonra toplanacak deliller çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, sadece Bursa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/1887 Esas sayılı dosyasında mahkemenin 12/10/2021 tarihli, 2015/37 Karar sayılı ek kararı ile ... hakkındaki kayyımlık kararının kaldırılmasına ilişkin karar verildiği ve kararın istinaf denetiminden geçerek kesinleştiği gerekçesiyle başkaca araştırma ve inceleme yapılmaksızın davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

K A R Ş I O Y

Araştırılması istenen 1 18... parsel numaralı taşınmazın evveliyatı 914 parsel sayılı taşınmaz olup, bu taşınmazın Tapulama Tutanağı dosya içerisinde mevcuttur. Bu tutanak 12.12.19 33... sıra numaralı tapu kaydına istinaden düzenlenmiştir. Tutanakta aynen: "Bu gayrimenkul yukarıda tarih ve numarası yazılı Tapu Kaydı ile ... ... oğlu ... ve Karısı ... ve hemşiresi ...'in mütesaviyen Tapulu malları olup, halen müşterek mülkiyet esası üzerinden hisseleri nisbetinde Tasarruf ve intifa ettikleri muhtar ve bilirkişi beyanlarından anlaşılmakta ise de, maliklerine iskanen verildiğinden..." denilmiştir. Tutanağa göre, veraset ilamının iptali istenen ..., ...'nın kız kardeşidir ve taşınmazın ...'ya ait hissesi de davalılara, ... mirasçısı olmaları nedeniyle intikal etmiştir. Bu husus, fotokopisi dosya içerisinde yer alan 914 parsel sayılı taşınmazın Tapu Kütüğünden açıkça anlaşılmaktadır. Dolayısı ile ...'in, Tapulama Tutanağına göre, iptali istenen veraset ilamında belirtildiği gibi, davalıların murisi ...'nın kız kardeşi olması hasebiyle büyük halası olduğu sabittir. Eğer ..., 28 no'lu parselin ve evveliyatında 914 no'lu parselin tek maliki olmuş olsa idi, o takdirde tereddüt hasıl olması kabul edilebilinirdi; ancak, aynı Tapulama Tutanağının bir kısmını (... ve eşi ...'nin mülkiyeti) revizyon gören 28 no'lu parselde ve 914 no'lu parselde kabul edilip, ... yönünden kabul edilmemesi çelişki olacaktır. Dosya kapsamından, ...'in başkaca mirasçısı olduğuna dair bir delil yer almamaktadır. ...'in davalılar dışında bir mirasçısı varsa, o takdirde veraset ilamının iptalini bu kişilerin talep etmesi gerekmekte olup, Hazinenin davada hukuki menfaati bulunmayacaktır.

Sonuç olarak; çoğunluk görüşü ile bozulmasına karar verilen ilk derece mahkemesince yapılan araştırma hüküm kurmak için yeterli olup, bozma gerekçesinde araştırılması istenen hususlar davanın sonucunu etkilemeyecektir. Bu nedenle; ilk derece mahkemesince davanın reddine ve temyize konu Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf talebenin esastan reddine karar verilmesi isabetlidir. Kararın onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan, bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.

§