"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/181 E., 2025/1019 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/58 E., 2024/573 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 3 42... parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacı ... ile davalıların paydaş olduğunu, mezkûr taşınmazda paydaşlardan ...'nun borçlusu bulunduğu İstanbul 18. İcra Dairesinin 2022/26292 Esas numaralı dosyası kapsamında adı geçen hissedarın hissesine haciz konulduğunu, akabinde taşınmazın satışının talep edildiğini ve Sinop İcra Müdürlüğünün 2022/338 Talimat numaralı dosyasıyla taşınmazın değer tespitinin yapıldığını, taşınmazın iştirak değil paylı mülkiyet şeklinde bulunduğu için söz konusu taşınmazın tamamının değil yalnızca borçluya ait olan hissesinin satışı talebinde bulunulduğunu, ancak taşınmaz üzerinde bulunan beş katlı bina, garaj, ardiye, binanın sağ tarafındaki beton kaplama, bahçedeki sera ve kümesin davacı tarafından inşa edildiği gibi meyve ağaçlarının da (1 adet asma ağacı, 1 adet elma ağacı, 1 adet incir ağacı, 1 adet nar ağacı, 1 adet ceviz ağacı, 1 adet zeytin ağacı, 1 adet defne ağacı) davacı tarafından dikildiğini, diğer paydaşlarca da bu durumun kabul edildiğini belirterek, İstanbul 18. İcra Dairesinin 2022/26292 Esas numaralı ve Sinop İcra Müdürlüğünün 2022/438 Talimat sayılı dosyaları kapsamında .. ili, .. ilçesi, .. Köyü, .. Mevkii, 3 42... parsel sayılı taşınmazda bulunan muhdesatların davacıya aidiyetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davaya cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Taşınmazda bulunan beş katlı bina, garaj, ardiye, binanın sağ tarafındaki beton kaplama, bahçedeki sera ve kümesin davacı tarafından inşa edildiği gibi meyve ağaçlarının da (1 adet asma ağacı, 1 adet elma ağacı, 1 adet incir ağacı, 1 adet nar ağacı, 1 adet ceviz ağacı, 1 adet zeytin ağacı, 1 adet defne ağacı) davacı tarafından dikildiğini,
2. Diğer paydaşlarca da bu durum kabul edildiğini, muhdesat aidiyeti taleplerinin reddi ve satışın durdurulmamasının telafisi mümkün olmayacak sonuçları beraberinde getireceğini,
3. Adana Bölge Adliye Mahkemesi’nin benzer bir konuyla ilgili "muhdesat aidiyetinin tespiti" istemini reddetmenin hukuka aykırı olduğuna karar verdiğini,
4. Ayrıca taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde hisse üzerinde bir ihtiyati haciz olduğu ve diğer hacizlerin de halen kaldırılmadığının görüldüğünü, bu kapsamda söz konusu hacizlerin devam etmesi ve satışın her aşamada istenebilmesi hususları göz önüne alındığında davanın görülmesinde hukuki yarar bulunduğunu ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
1. Somut olayda, dava konusu taşınmazda davacı ve davalıların paylı hâlde malik olduğu, İstanbul 18. İcra Dairesinin 2022/26292 Esas sayılı dosyanın incelenmesinde, alacaklının ... ..., borçlunun davalı ... olduğu, dava konusu taşınmaz üzerindeki davalı borçlunun payına haciz konularak satış talep edildiği ve kıymet takdiri yapıldığı anlaşılmaktadır.
2. Kural olarak maddi vakalar tek başına tespit davasına konu edilemez ancak bir hakkın veya bir hukuki ilişkinin varlığı ya da yokluğunun belirlenmesi amacıyla tespit davası açılabilir. Tespit davası açanın bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır.
3. Yukarıdaki bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalı paydaşın borcu nedeniyle alacaklı tarafından takip başlatıldığı ve dava konusu taşınmazın satışına karar verildiği, yapılan kıymet takdirinde taşınmazın üzerindeki muhdesat ile birlikte değer tespit edildiği, payın satılması hâlinde taşınmazı satın alacak üçüncü kişinin de dava konusu muhdesat üzerinde hisse sahibi olacağı göz önünde bulundurulduğunda, davacının dava açmakta hukuki yararı vardır. Alacaklının şekli anlamda zorunlu dava arkadaşı olduğu bu davada takip alacaklısına da husumet yöneltilmelidir.
4. İlk Derece Mahkemesince, taraf teşkili sağlanmak suretiyle, taraf delillerini toplamak ve sonuca göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y
Dava, paylı mülkiyete konu olan taşınmaz üzerindeki bir kısım muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine ilişkindir.
Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.10.2024 tarihli kararıyla; dava konusu taşınmaz hakkında açılan ortaklığın giderilmesi davası bulunmadığı, hakkında kamulaştırma işlemi veya kentsel dönüşüm işlemi yapılmadığından yerleşik Yargıtay Kararlarına atıf yapılarak davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş ve davacı tarafın istinaf talebi Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından esastan reddedilmiştir.
Temyizen incelenen karar uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına, hukuki nitelendirmeye, dava şartlarına ve kararda gösterilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup onanması görüşünde olduğumdan, Sayın Çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum.