"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2129 E., 2025/339 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Pozantı Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/181 E., 2022/153 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 1 32... parsel sayılı taşınmazın davacı tarafından 21.01.1992 tarihinde .. ..nden satın alındığını, 1985 yılında yapılan kadastro çalışmalarında 1984 yılında .. tarafından yerin ...’e satıldığının belirtildiğini, dava konusu yerin .. .. adına kaydedilip “Üzerindeki ev ... oğlu ...’e aittir.” şeklinde muhdesat beyanı verilmesinin kararlaştırıldığını, tutanakta belirtilen hususun tapu kütüğüne “Üzerindeki ev ... oğlu ..’e Aittir” şeklinde geçirildiğini ancak burada kastedilen kişinin davalı ... olduğunu taşınmaz üzerindeki muhdesat şerhinin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 1 32... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında taşınmazın üzerindeki evin ... oğlu ..'e ait olduğuna dair şerhin kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının 09.12.1986 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise hak düşürücü sürenin dolduğu tarihten sonraki bir tarih olan 19.10.2021 tarihinde ikame edildiği, bu kapsamda İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü yönünde hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle başvurunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hak düşürücü süreden redde ilişkin verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı muhdesat ile ilgili beyanlar hanesinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.