"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1743 E., 2025/419 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eğirdir Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/98 E., 2023/120 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı duruşma istemli olarak davacı vekili, duruşma istemsiz olarak davalı ... vasisi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, davacı vekilinin duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile kızı davalı ... arasında yapılan 15.09.2021 adi yazılı ölünceye kadar bakım sözleşmesi ile dava konusu 35... parsel sayılı taşınmazdaki 1/4 oranındaki payın intifa hakkı tutularak çıplak mülkiyetinin davacı tarafından muvazaalı olarak davalı ...'a devredildiğini, resmî akitte işlem satış olarak gösterilmiş ise de gerçekte davacının satış iradesi bulunmadığını, adı geçen davalının satış bedeli ödemediğini, ölünceye kadar bakım sözleşmesinde davalının davacının ikamet ettiği şehre taşınarak davacı bakım alacaklısına bakma şartının gerçekleşmediğini, bu nedenle devir işleminin geçersiz olduğunu, taşınmazın gerçek malikinin müvekkili olduğunu, resmî yazılı şekilde yapılması geçerlilik şartı olduğundan ölünceye kadar bakım sözleşmesinin geçerli olmadığını, davalı ...'in dava konusu taşınmazda davalı ... adına kayıtlı payda haciz lehtarı olduğunu iddia ederek dava konusu taşınmazda 1/4 nispetindeki payın davalı ... adına olan kaydının iptali ile takyidattan ari olarak müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vasisi vekili cevap dilekçesinde özetle; ölünceye kadar bakım sözleşmesinin resmî yazılı şekilde yapılması gerektiğini, müvekkilinin diğer davalı aleyhine Ankara 35.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/88 Esas sayılı dosyası ile trafik kazasına dayalı tazminat davası açtığını, dava konusu taşınmazda diğer davalı adına kayıtlı payın tapu kaydına ihtiyati haciz şerhi tesis edildiğini, müvekkilinin diğer davalı aleyhine tazminat davası açmasından sonra işbu davanın muvazaalı olarak açıldığını, dava konusu taşınmazda payın ölünceye kadar bakım sözleşmesi ile devredildiğini beyan edip sözleşmenin geçersiz olduğunun belirtilmesinin dava dilekçesinin çelişkili olduğunu gösterdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı annesiyle ölünceye kadar bakım sözleşmesi yaptığını, tapu devri sırasında bedel ödemediğini, ailevi nedenlerle ..'dan ..'ya taşınamadığını, sözleşmedeki bakım taahhüdünü yerine getiremediğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davacı ile davalı ... arasında akdedilen sözleşmenin şekil şartları bakımından geçerli olmadığı, davacı tarafından davalı ...'a dava konusu taşınmazı intifa hakkını üzerinde tutarak çıplak mülkiyeti satış işlemi ile 17.09.2021 tarihinde devrettiği, davalı ... lehine Ankara 35. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/88 Esas sayılı dosyasından 09.03.2022 tarihinde haciz şerhi işlendiği, işbu haciz işleminden sonra davacı tarafından Mahkememizde 19.04.2022 tarihinde işbu davanın açıldığı, bu doğrultuda şekil şartından yoksun davacı ile davalı ... arasında akdedilen 15.09.2021 tarihli sözleşmenin bakıp gözetme hususunda yapılmadığı, davalı ... lehine Ankara 35. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/88 Esas sayılı dosyasından 09.03.2022 tarihinde konulan haciz şerhi neticesinde bakım alacaklısının temliki işlemde bakıp gözetilme koşulunun değil de bir başka amacı gerçekleştirme iradesini taşıdığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...davaya konu 35... parsel sayılı taşınmaz davacı adına kayıtlı iken 17.09.2021 tarihli resmî akit ile taşınmaz üzerindeki intifa hakkını saklı tutarak taşınmazın çıplak mülkiyetini davalı ...'a temlik ettiği, davacı ile davalı ...'ın 15.09.2021 tarihli sözleşmeyi yaptıkları, bu sözleşmede taşınmazın aslında ölünceye kadar bakma akdi ile temlik edilmesine rağmen tapuda satış olarak davalıya devredileceğinin yazılı olduğu, davalı ...'in 2014 yılında meydana gelen kaza nedeniyle davalı ...'a karşı Ankara 35. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/88 Esas sayılı dosyasında tazminat istemli dava ikame ettiği, bu davada verilen haciz kararı sonrası 09.03.2022 tarihli işlemle davaya konu taşınmaz üzerine haciz şerhi işlendiği, eldeki davada davacı tarafın haciz lehtarı ...'i de davalı gösterip taşınmazın haciz şerhinden ari şekilde adına tescilini talep ettiği, davalı ...'in lehine olan haciz itibariyle bu davalı ile davalı kayıt maliki ... arasında davacıyı zararlandırma kastıyla söz konusu haczin konulduğu ispatlanamadığına göre; davacı ile davalı ... arasındaki taşınmazın devrine ilişkin işlemin gerçekte ÖKBA ile temlik olmasına rağmen görünüşte çıplak mülkiyeti şeklinde gerçekleştiği 15.09.2021 tarihli sözleşme ile ispatlanmasına ve davalının davanın kabulüne yönelik beyanları içerir cevap dilekçesi itibariyle davanın haciz yüklü olarak kabulüne karar verilmesinin uygun olduğu kanaatine varıldığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davacının taşınmazın takyidatlardan ari olarak tapu iptali ve tescil talebinin reddine; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi, 35... parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan 1/4 payına ilişkin tapu kaydının iptali ile davacı adına takyidatlar ile yüklü olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Kusuru bulunmayan davacı lehine takyidatlardan ari olarak tapu iptali ve tescil kararı verilmesi gerektiğini,
b. Davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin tarihinin 15.09.2021 olduğunu, trafik kazası tarihinin ise 28.09.2014 olduğunu,
c. Davalı ...'i zarara uğratma kastı olsaydı taşınmazın devrinin yapılmayacağını,
d. Mahkemece verilen tedbir kararından sonraki takyidatların kaldırılması gerektiğini,
e.Takyidatlardan ari olacak şekilde hükmün düzeltilerek onanmasına, aksi hâlde bozulmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Davalı ... vasisi vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 532. maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 612. maddesinin dikkate alınarak şekil şartına uymayan ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteminin reddi gerektiğini,
b. Eldeki davanın müvekkilinin açtığı trafik kazasına dayalı tazminat davasından sonra açıldığını,
c. Davacı ile diğer davalı arasında muvazaa bulunduğunu, müvekkilinden mal kaçırmak kastıyla hareket ettiklerini,
d. Davacı ile diğer davalının iyiniyetli olmadığını, hakkın kötüye kullanıldığını,
e. Kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakma sözleşmesine aykırılık hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil ile tapu kaydındaki haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.