Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

7. Hukuk Dairesi

Dosya2025/2504 E. 2026/301 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/146 E., 2025/471 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/144 E., 2024/361 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır ..'da yaşadığını, müvekkilinin babası ve davalıların da murisi olan ...’a para göndererek bina yaptırmak üzere bir arsa almasını istediğini ve ...’ın kabul ettiğini, daha sonra ...’ın da üzerine para eklemek suretiyle arsa alarak inşaatı yaptığını, 23 38... parselde bulunan 6 numaralı bağımsız bölümün müvekkiline düştüğünü söylediğini, müvekkili Türkiye’ye gelemediğinden ...’ın bu daireyi müvekkiline devretmek üzere kendi adına tescil ettirdiğini, ancak müvekkiline devir yapmadan önce ...’ın öldüğünü, davalıların devre yanaşmadığını ileri sürerek, 23 38... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 6 numaralı bağımsız bölümün tapusunun iptali ile müvekkili adına tescilini, terditli olarak dava konusu taşınmazda davalıların paylarının değeri üzerinden müvekkiline tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 23.06.2023 tarihli dilekçesi ile iptal tescil talep ettiği taşınmazın maddi hata sonucu 6 numara yazıldığını, 3 numaralı bağımsız bölümün tescilini istediğini bildirmiştir.

II. CEVAP

1. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının asılsız olduğunu, davacının muris ...’a para göndermeyip aksine muhtelif defalar ...’dan maddi destek aldığını, dava konusu taşınmazda davacının iddia ettiği şekilde bir hakkı bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

2. Davalılar ..., ..., ..., ..., ... vekili cevap dilekçesinde; ...’ın 14.08.2022 tarihinde öldüğünü, ölümünden sonra müvekkillerinden mal kaçırmak amacıyla diğer davalılar ... ve ...’a taşınmazlar devrettiğini, müvekkillerinin muris muvazaası nedeniyle açtığı tapu iptali ve tescil davasının derdest olduğunu, ayrıca dava konusu 23 38... parsel 6 numaralı bağımsız bölümün müvekkilleri adına kayıtlı olmayıp davalı ... adına kayıtlı olduğunu, müvekkillerine yönelik davanın pasif husumet yokluğu yokluğu nedeniyle reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan ..'in yemin edasını reddetmesi karşısında davacı tarafın iddiasını ispat ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 23 38... parsel, 3 No.lu bağımsız bölüm sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesisine, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili yemin teklif ettiği hâlde davalılardan bir kısmının yeminden kaçındığını, bu durumun davayı ispatlamaya yeterli olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§