Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

7. Hukuk Dairesi

Dosya2025/2484 E. 2026/323 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/844 E., 2025/223 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının anne ve babasının vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak davacının ve dava dışı abisi ...'ın kaldığını, davalının ise ...'ın eşi olduğunu, murisler ...'ın ve ...'nin ölümlerinden önce muhtelif taşınmazlarının ve araçlarının bulunduğunu, murislerin sağlıklarında adlarına kayıtlı taşınmazları kiraladıkları sonrasında ise taşınmazları ve araçları muhtelif tarihlerde sattıklarını, elde edilen kira bedellerini ve satış bedellerini kısa bir süre sonra davalının .. A.Ş. ve .. .. .. Bankası A.Ş'de bulunan hesaplarına yatırdıklarını ayrıca bu bedellerin bir kısmını da davalıya elden verdiklerini ve davalıya bağışladıklarını, ayrıca davalının hayatı boyunca hiç çalışmadığını, isteğe bağlı sigorta primlerinin murisler tarafından ödenmesi suretiyle isteğe bağlı sigortalılıktan emekli olduğunu, bu surette murislerin, davalıya belirtilen prim tutarları kadar da bağışlamada bulunduklarını, tüm bu bağışlamalardan davacının, dava tarihinden 3 gün önce haberdar olduğunu ileri sürerek, bilirkişi marifetiyle, enflasyon oranları da dikkate alınarak, yapılacak hesaplamanın ardından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca arttırılmak kaydıyla, davacının tenkis alacağının şimdilik 1.000,00 TL'lik kısmının, dava sürecinde hesaplanacak tüm alacağa dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizle birlikte, davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacının talebi konusunda açıklama yapması gerektiğini, murislerin bir kısım mirasçıyı mirasından mahrum bırakma kastının bulunmadığını, bağış olduğunun kabul edilmesi halinde tenkise tabi bir tutar olmayacağının kanun ile sabit olduğunu, bu yönüyle davanın reddinin gerektiğini, muris ...'ın, 2017 yılında kendisine ait .. Mahallesinde bulunan taşınmazını sattığını ve satış bedelinin yarısı olan 128.000,00 TL'yi davacının banka hesabına 12.10.2017 tarihinde gönderdiğini, murisler tarafından davalının hesabına para aktarıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın hak düşürücü süre yönünden ve esastan reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...murisler ... ve ... tarafından davalı ...'ın .. .. .. ve .. Şubeleri nezdinde bulunan hesapları ile .. Bankası .. şubesi nezdinde bulunan hesabına yapılan bir para yatırma işleminin bulunmadığı, davalıya karşılıksız kazandırma yapıldığı, davalının SGK primlerinin murisler tarafından yatırıldığı hususunda mahkemece dinlenen davacı tanıklarının görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı, davacıdan duydukları bilgileri aktardıkları, görgüye dayalı olmayan soyut beyanlara itibar edilmesinin mümkün olmadığı, dosya içindeki bilgi ve belgelerden ve dinlenen tanık beyanlarından murisler tarafından davalıya yapılmış tenkise tabi herhangi bir karşılıksız kazandırma bulunduğunun ispatlanamadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; murislere ait araçların ve taşınmazların murislerin ellerinden çıkış tarihlerinin belirtildiğini, bu tarihlerin, dava sürecinde dosyaya celp edilen davalıya ait banka hesap kayıtlarıyla karşılaştırıldığında, araçların ve taşınmazların murisler tarafından satıldıkları tarihlerde ve yakın tarihlerde davalının banka hesaplarına para girişlerinin olduğunu, murislerin araçları ve taşınmazları sattıktan sonra bedellerini davalıya elden verdiğini, davalının da murislerden elden aldığı bu paraları banka hesaplarına yatırdığını, murislerin aynı şekilde kiraya verdikleri mallardan elde ettikleri kira gelirlerini de davalıya verdiklerini, davalının hayatı boyunca hiç çalışmadığı göz önüne alındığında, kendi banka hesaplarına yatırdığı bu paraların kaynağının çalışma karşılığı kazanılan gelirler olmadığının aşikar olduğunu, davalının dava sürecinde hesaplarına yatırdığı bu paralar için başka bir kaynağı da göstermediğini, davalının hesaplarına yatan tutarların kaynağının murisler tarafından kendisine elden verilen paraların olduğunun da aşikar olduğunu, hayatın olağan akışına göre aksi yönde bir iddianın ileri sürülemeyeceğini, tanıkların beyanlarıyla iddiaların sabit olduğunu, davalının isteğe bağlı sigorta primlerinin murisler tarafından ödenmesi suretiyle isteğe bağlı sigortalılıktan emekli olduğunu, hüküm verilirken bu hususlaıın dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, tenkis istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§