"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2010/574 E., 2025/40 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin maliki olduğu 315 35... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında mevcut olan 2981 sayılı İmar Affı Kanunu'nun 10/c maddesi uyarınca konulan 05.03.1986 tarihli, 3.600,00 TL’lik ipotek şerhinin bedeli karşılığında kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
İzmir 13. Sulh Hukuk Mahkemesinin 15.01.2009 tarihli ve 2008/1288 Esas, 2009/29 Karar sayılı kararı ile taşınmaz maliki ipoteğin kaldırılmasını istediği tarihe kadar bu bedeli ödemekte gecikmiş sayılacağından dava tarihine kadar geçen dönem için faiz hesabı yaptırıldığı, alınan bilirkişi raporunda hesaplanan ana para ve işlemiş faiz toplamı 33,78 YTL ipotek bedelinin davacı tarafından depo edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmaz üzerine 05.03.1986 tarih ve .. yevmiye sayısı ile konulan ipoteğin kaldırılmasına, Mahkeme veznesine depo edilen bedelin karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde ipotek alacaklısı davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 15.01.2009 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 02.07.2009 tarihli ve 2009/7421 Esas, 2009/8337 Karar sayılı kararıyla imar uygulaması nedeniyle tesis edilmiş olan kanuni ipoteğin bedeli karşılığında kaldırılması talep edildiğine göre ipoteğin dava tarihindeki rayiç bedeli belirlenerek hüküm kurulması gerekeceğinden belediyeden şuyulandırmaya ilişkin evrakların getirtilerek dava konusu taşınmaza kaç metrekare taşınmaz bedeli için ipotek konulduğunun tespit edilmesi, emsal araştırması da yapılarak bilirkişi aracılığıyla dava tarihindeki değerin belirlenmesi, belirlenen bedel depo ettirildikten sonra davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, ipotek bedelinde faiz öngörülmemesine rağmen faizi ile birlikte depo ettirilmesi doğru olmadığı belirtilerek hüküm bozulmuştur.
3. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 27.10.2009 tarihli ve 2009/10692 Esas, 2009/11781 Karar sayılı kararıyla davacılar vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.
4. İzmir 13. Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.05.2010 tarihli ve 2009/1336 Esas, 2010/520 Karar sayılı kararı ile bilirkişi raporunda dava tarihi itibarıyla ipotek bedelinin 15,300 TL olduğu, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 8. maddesinde dava tarihi itibarıyla değeri 5,910,00 TL’yi geçen davalar Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi dışında bırakıldığından, davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, Mahkemenin görevsizliğine, kararın kesinleşmesinden itibaren 10 gün içerisinde başvurulması hâlinde dosyanın görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. Mahkemenin 06.05.2010 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
6. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 08.10.2010 tarihli ve 2010/9701 Esas, 2010/10079 Karar sayılı kararı ile davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmı doğrultusunda alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu 315 35... parselin 36,00 m²’lik ipotekli kısım bedelinin: 36,00 m²x10.708,00 TL/m²=385.488,00 TL olduğu, 31.10.2024 tarihli duruşmasının 1 No.lu ara kararıyla davacı tarafa bilirkişi raporu ile tespit edilen ipotek bedelinin depo edilmesi için iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde davanın usulden reddedileceğinin ihtarına (ihtaratın zaptın tebliği ile yapılmış sayılmasına) karar verildiği, duruşma zaptının davacı vekiline e-tebligat yoluyla 05.11.2024 tarihinde tebliğ edildiği hâlde davacı tarafça ipotek bedelinin yatırılmadığı, davacı vekilinin 29.01.2025 tarihli dilekçesiyle müvekkillerinin bilirkişi raporu ile tespit edilen ipotek bedelini ödeme gücünün bulunmadığını beyan ettiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi tarafından tespit edilen bedelin kabulünün mümkün olmadığını, eksik araştırmayla hesaplama hatası yapılarak tespit edildiğini, arsa birim değeri ve ipotekli kısım değerinin çok yüksek hesaplanarak gerçek değeri yansıtmadığını, raporun denetime elverişsiz olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.
Kural olarak, mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğar. Diğer taraftan yerel mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu müessese mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esas çerçevesinde işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir (09.05.1960 gün, 21/9 sayılı YİBK).
Usuli kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir ve davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Anlam itibarıyla, bir davada mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Somut olayda, Yargıtay Dairesince ipoteğin dava tarihindeki rayiç bedeli belirlenerek hüküm kurulması gerekeceğinden belediyeden şuyulandırmaya ilişkin evrakların getirtilerek dava konusu taşınmaza kaç metrekare taşınmaz bedeli için ipotek konulduğunun tespit edilmesi, emsal araştırması da yapılarak bilirkişi aracılığıyla dava tarihindeki değerin belirlenmesi, sonrasında depo kararı verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur. Mahkemece bozma ilâmına uyulmasına karar verildikten sonra, davacı lehine usuli kazanılmış hakka aykırı olacak şekilde 30.06.2024 tarihli ek raporun düzenlendiği tarih itibarıyla arsa birim değeri üzerinden yapılan hesaplamaya itibar edilerek davacı vekiline bedelin depo edilmesi için süre verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.