"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1419 E., 2025/501 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/280 E., 2023/126 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların muris ...'ın mirasçısı olduklarını, dava konusu 7 No.lu bağımsız bölümü 13.02.2020 tarihinde dava dışı ... İnşaat Şirketinden davacının satın aldığını, ancak satış günü davacının ..’da işleri olduğundan tapu kaydının muris babası ... adına yapıldığını, tapu senedinde satış bedeli olarak gösterilen 160.000,00 TL’nin davacı hesabından satıcı şirket hesabına gönderildiğini, diğer bedel olan 150.000,00 TL’nin ise satıcının yönlendirmesi ile ... ... hesabına gönderildiğini, babasına güvendiği için bu şekilde davrandığını, ancak babasının vefat etmesi nedeni ile davalı anne ve kardeşlerinin tapuda devre yanaşmadığını beyanla taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; taşınmazın gerçekte muris ...'a ait olduğunu, bu durumu davacının bildiğini, taraflar arasında yapılmış herhangi bir inanç sözleşmesi olmadığını, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuşlar.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; uyuşmazlığın inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkin olduğu, dava dilekçesinde bahsi geçen 160.000,00 TL ve 150.000,00 TL'lik dekontlar incelendiğinde devir tarihi itibariyle davacı tarafından söz konusu paraların ... İnşaat ve ... ...'e aktarıldığı görülmüş ise de açıklama kısmında herhangi bir ibarenin bulunmadığı ve dekontların kesin delil mahiyeti taşımadığı, yazılı delil başlangıcı sayılacak bir delilin bulunmadığı, Mahkemece verilen sürede davacı tarafça yemin delilinin de kullanılmadığı gerekçesiyle ispatlamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Dosyada mevcut dekontların delil başlangıcı olduğunu, bu dekontlar ve tanık beyanları ile davayı ispatladıklarını,
2. Dava konusu taşınmazın satış ve devir işleminin yapıldığı 13.02.2020 tarihinde taşınmazın satış bedeli olarak 160.000,00 TL’nin dava dışı eski malik olan şirkete, kalan 150.000,00 TL’nin ise aynı gün ... ...’e davacı tarafından havale edildiğini, yapılan bu ödemenin satışa ilişkin olmadığı hususunun davalı tarafça ispatlanması gerektiğini,
3. Ödeme dekontlarında açıklama olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,
4. Taşınmaz satın alındıktan sonra davacı tarafından kiraya verildiğini, taşınmazla ilgili tasarrufları davacının yaptığını ancak Mahkemece bu hususun incelenmediğini,
5. Davacının, taşınmaz kendisine devredileceği inancı ile hareket ettiğini, ancak babasının ani ölümü nedeniyle devrin gerçekleşmediğini, davalıların bu hususu bildiğini ancak kötüniyetli hareket ettiklerini,
6. Taraflarınca sunulan banka dekontları ve kira kontratının delil başlangıcı sayılmayarak hüküm kurulmasının adil yargılanma hakkının ihlali olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; inançlı işlem hukuksal sebebine dayalı tapu iptali ve tescil terditli olarak alacak istemine ilişkindir.
İnançlı işlemde inanılan, hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca hak veya nesneyi tekrar inanana (veya onun gösterdiği üçüncü kişiye) devretmeyi yüklenmektedir. İnançlı işlem, kazandırmayı yapan kişiye yani inanana belirli şartlar gerçekleşince, kazandırmanın iadesini isteme hakkı sağlayan bir sözleşmedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir. İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.
Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 202. maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dâhil her türlü delille ispat edilebilir.
Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (HMK m.188) yemin (HMK m.225 vd) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması hâlinde hakimin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.12.2015 tarihli, 2014/14-516 E,. 2015/2838 K. sayılı kararı da bu doğrultudadır.)
Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir.
Yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, inançlı işlemlerde ispat vasıtasının içtihadı birleştirme kararı uyarınca yazılı delil, yazılı delil bulunmadığı takdirde delil başlangıcı varsa her türlü delil ve yemin delili olduğu tatışmasızdır.
Somut olayda; dava konusu 121 10... parselde yer alan 7 numaralı bağımsız bölüme ilişkin satış işlemi 13.02.2020 tarihinde gerçekleştirilmiş, resmî senette yer alan 160.000,00 TL satış bedeli kadar ödeme dava dışı eski malik olan şirkete davacı tarafça aynı tarihte havale edilmiştir. Bu itibarla davacı tarafça yapılan bu ödemeye ilişkin havale dekontları delil başlangıcı niteliğindedir.
O hâlde; Mahkemece dosya kapsamındaki bütün deliller incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, dosyada delil ve delil başlangıcı bulunmadığı, davanın ıspatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, belirtilen sebeplerle hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.